Urartuca öğrenmek...

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Urartuca öğrenmek...

Dil; bir iletişim, düşünme ve pratik aracıdır.

Yani dil tek şey olmadığı gibi aslında elleri sayesinde konuşulanları pratiğe geçirebilen insan için her şeydir.

İnsan marifetiyle dünya gezegeni üzerinde yapılan her değişiklik, her buluş ve her yeni, dil ve el sayesinde olmuştur.

Konuşamasaydı insan, acaba elleri değiştirmeye müsait olmasına rağmen bugün üretilen değerler üretilebilir miydi?

Yazı mesela…

Tıp olabilir miydi mesela, ya da matematik ve diğer bilim dalları...?

Tabi insan o durumda elbette yine de bir şekilde başının çaresine bakardı, ancak dilin sağladığı kolaylıkla, karşılıklı iletişim ve dayanışma ile bugün üretebildiklerini o zaman üretmesi mümkün olmazdı.
Urartu medeniyeti Van’ı başkent edeli tarihi belgelere göre 7 bin yılı geçiyor.

Yani bu medeniyet bu süre içinde Van’da hem matematik bıraktı hem tıp hem mimari hem gelenek, görenek, inanç, yaşam şekli, tabi aynı zamanda dil de bıraktı, yani yazı.

Ancak bu yazıyı şu anda Van’da okuyabilen tek kişi var, yani Urartuca diline kendi çapında hâkim olan tek kişi…

Şimdi biz isterseniz “neden şimdiye kadar Van’da bu tek kişi iki kişi olamadı?”, yani bu dili öğrenen bir kişi daha çıkmadı sorusu üzerinde duralım. 
Sözünü etiğim kişi, Van’da çoğu kişinin tanıdığı, en azından tarih ve turizm konusunda duyarlı çoğu kişinin tanıdığı 70 yaşını aşmış, Van’daki bir Urartu kalesinde bekçilik yapan Mehmet Kuşman isimli bir vatandaş.

Zamanla gelen araştırmacılardan edindiği bilgileri kendi çabasıyla ulaştığı sonuçları bütünleyerek kaledeki Urartu çivi yazısını okuyabilmiş, sonrasında turistlere rehberlik edecek aşamaya gelmiş.

Belki bir yüksek okula gidememiş bugüne kadar ama Van’da, belki de Türkiye’de başka da kimsenin bilmediği bir önemli dili öğrenmiş, çünkü dünyada bu dili sadece 38 kişinin bildiği söyleniyor.

Neden Mehmet Kuşmanlar çoğalmadı peki, çünkü bir dili öğrenmek ve öğretmek için az çok bir yatırıma, ilgiye, özveriye ihtiyaç var, bu yatırım Van’da yapılmadığı için, bugüne kadar ilgi gösterilmediği için Mehmet Kuşman’a bir kişi daha eklenmedi.

Urartu yazısını öğrensek, dilini öğrensek ne işimize yarar? diye bir soru akla gelebilir, zaten sanırım bu soru zamanında, “ne gerek var ki?” şeklinde başka bir soruyla karşılık bulmuş ki dil öğrenilmemiş, ama öğrenelim işimize yarar...

Şöyle izah etmek mümkün:

Van turizmi ağırlıklı olarak tarih üzerine yapılıyor, evet Van Gölü son derece önemli ama yabancı turist Van’daki medeniyetleri ziyaret ediyor bir yerde, o nedenle Urartuca’yı bildiğinizde hem rehberlik anlamında hem de görüntüyü kurtarmak anlamında oldukça önemlidir.
Görüntüyü kurtarmak derken şunu demek istiyorum; kentiniz bir medeniyetin başkenti, o medeniyetin taşlara, levhalara, duvarlara, hatta ağaçlara kazınmış bir dili var, hazır yanı başınızda öğrenmenizi bekliyor, ama siz bu dili görmezden geliyorsunuz, bu zamana kadar öğrenmek gibi bir şey aklınıza gelmiyor, en azından bir gayret gösterebilirdiniz.

Şimdi gelen turist fotoğrafı böyle mi okusun, insanlar bize bu gözle mi baksın, yoksa çokça genç bu dili öğrendiğinde, “Van’da Urartuca bilen ne kadar da çok kişi var?” algısı mı daha iyi?

“Bir lisan bir insan” diyoruz ya, belki dağılmış gitmiş çok eski bir medeniyet ama diliyle, eserleriyle, bıraktıklarıyla aramızda halen yaşayan bir medeniyet ve bir başka şey; her koşulda dil insanı insan eden bir unsur, öğrenmekte fayda var.

Ve tabi Mehmet Kuşman’ı eğitmen olarak tayin edip, bu çalışmayı bir an önce başlatmakta daha çok fayda var.


Temeş: Oğlum için Çocuk Nöroloji doktoru bekliyoruz!Önceki Haber

Temeş: Oğlum için Çocuk Nöroloji doktoru...

Macron: Türkiye'ye net bir mesaj gönderdikSonraki Haber

Macron: Türkiye'ye net bir mesaj gönderd...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar