--°Van
DOLAR47,24
EURO54,13
GRAM6.265
ÇEYREK10.308

SES, Van’da sağlıkta yaşanan sorunları rapor haline getirdi

SES, Van’da sağlıkta yaşanan sorunları rapor haline getirdi
Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Van Şubesi tarafından, il genelinde sağlık kurumlarında yaşanan sorunlar tespit edilerek rapor haline getirildi. Bugün kamuoyuna açıklandı.

VANMED (VAN) - Elde edilen bilgi ve belgeler bugün sendika binasında kamuoyuna açıklandı.

Raporda, şu tespitler yer aldı:

"1. SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Liyakatsiz atamalar çalışanlar üzerinde ciddi baskı ve mobbing yaratmaktadır.

Sağlık çalışanlarının muayene önceliğinden çıkarılması kabul edilemez olup, sağlık hizmetine erişimde sorun yaratmaktadır.

Bina düzenlemelerinde boş alanların hasta odası ve servise dönüştürülmesi fiziki şartları bozmuş, hizmet sunumunu zorlaştırmıştır.

Yeni doğan yoğun bakım kapasitesinin artırılması amacıyla alanlar daraltılmış, 80 küvöz olması gereken kapasite 105’e çıkarılmıştır. Bu durum enfeksiyon riskini ve bebek ölümlerini artırmaktadır.

Yeni doğan yoğun bakımlardan dış birimlere hasta sevkinin idari kararlarla engellenmesi yatak doluluk oranlarını aşırı artırmakta, yer bulunamaması nedeniyle kritik hastalar uzun süre beklemek zorunda kalmaktadır. Bu durum hem sağlık hizmetine erişimde aksamalara hem de hasta güvenliğinde ciddi risklere yol açmaktadır.

Konuya ilişkin olarak, 112 Komuta Merkezi ile hasta sevk etmek isteyen hekim arasında yaşanan olay tutanak altına alınmıştır (ekte belgesi mevcuttur).

Hastanede 28 yataklı, 3. basamak Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi bulunmakta olup yalnızca Van’a değil; çevre illere de hizmet vermektedir.

Yetki ve sorumluluk alanı dışında bulunan bir idari personelin, hastaları klinik değerlendirme yapmaksızın yoğun bakımdan çıkarma yönünde talimat verdiği ifade edilmiştir. Tıbbi kararlara yönelik bu tür idari müdahaleler etik, bilimsel ve mesleki ilkelere aykırılık teşkil etmektedir.

Bu uygulamalar hasta güvenliği açısından ciddi riskler barındırmakta olup, aynı zamanda ileride hukuki ve idari sorumluluk doğurabilecek niteliktedir.

Koridorların servise dönüştürülmesi sağlık hizmeti kalitesini düşürmekte, mortalite oranlarını yükseltmektedir.

İdareciler, sendikal örgütlenme önünde engel oluşturmakta, çalışanları baskı yoluyla başka sendikalara yönlendirmekte, mobbing ve psikolojik şiddet uygulamaktadır.

Çalışanların görev yerleri keyfî şekilde değiştirilmektedir. Tepki gösteren çalışanlar sürgün politikalarıyla karşılaşmaktadır.

VEAH yönetiminin sağlık çalışanları üzerindeki baskısı, sadece günlük uygulamalarda değil, disiplin süreçlerinde de kendisini göstermektedir.

VEAH hukuk birimi liyakatsız idarecilerin sopası görevi görmekte haksız tutanaklar ile personel bezdirilmekte.

Sendikamızın verilerine göre, son bir yıl içinde yaklaşık 300 disiplin soruşturmasına katılım sağlanmış, bu soruşturmaların büyük çoğunluğunda —yaklaşık %90 oranında— muhakkikler tarafından verilen cezalar onaylanmıştır.

Van İl Disiplin Kurulu’nun yaklaşımı, yaptığımız tüm savunmalara rağmen adalet ve hakkaniyet ilkelerinden uzak, yalnızca “cezalandırma” anlayışı üzerine kuruludur.

Disiplin süreci bir “baskı ve sindirme aracı”na dönüşmüş, kurum içi huzuru ve sağlık hizmetinin niteliğini olumsuz etkilemiştir.

Araç park alanlarının yetersizliği hizmete erişimi olumsuz etkilemektedir.

Kuruma ait araçların eski ve kaskosuz olması, olası kaza durumunda çalışanların mağduriyetine yol açmaktadır.

Sendikamızın görüşme talepleri cevapsız bırakılmakta, yaklaşık iki yıldır başhekim ile hiçbir görüşme yapılamamaktadır.

Van ilinde genel olarak branş uzmanı eksikliği yaşanmaktadır. Çocuk nörolojisi, gastroenteroloji, kardiyoloji gibi alanlarda yeterli hekim bulunmaması halkın sağlık hizmetine erişimini güçleştirmektedir.

Ek Bina Radyoloji Birimi’nde son dönemde uygulamaya konulan idari düzenlemeler nedeniyle hizmet sunumunda aksamalar yaşandığı bildirilmiştir.

Yönetim değişiklikleri sonrasında birim işleyişine yönelik uygulamalar, çalışan görüşü alınmadan ve iş yükü analizi yapılmadan hayata geçirilmektedir.

“Tasarruf tedbirleri” kapsamında personel azaltımına gidilmiş; buna karşın iş yükü aynı kalmış veya artmıştır.

Radyoloji personeli; MR, Tomografi, Röntgen, Skopi, Portable ve Kemik Dansitometri alanlarında dönüşümlü görev yapabilmekteyken, personel eksiltme uygulamaları bu sistemin işleyişini sekteye uğratmaktadır.

Cihaz kapasitesinin yetersiz olduğu, hem acil hem de poliklinik hastalarının tek röntgen cihazı üzerinden hizmet aldığı belirtilmiştir. Acil hastalara öncelik verilmesi nedeniyle poliklinik hizmetlerinde gecikmeler yaşanmakta, bu durum çalışanlar üzerinde hasta kaynaklı baskıya yol açmaktadır.

Personel eksiltme ve cihaz temin edilmemesi nedeniyle mesai saatleri içerisinde tüm hastalara hizmet sunulmasında güçlük yaşandığı ifade edilmektedir.

Çalışanların karar süreçlerine dahil edilmediği, yönetim yaklaşımının tek yönlü olduğu belirtilmiş; bunun ekip motivasyonu ve hizmet verimliliğini olumsuz etkilediği vurgulanmıştır.

Mevcut durum hem çalışan sağlığı hem de sunulan sağlık hizmetinin niteliği açısından yeniden değerlendirilmelidir.

Bölge hastanesi konumunda olmasına rağmen, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi çevre illerden gelen hasta yoğunluğunu karşılayamamaktadır. Bu da hem çalışanların iş yükünü hem de hastaların bekleme sürelerini artırmaktadır.

Bilimsel ve etik ilkeler yerine idari baskı ve keyfî uygulamaların öne geçmesi, sağlık hizmetine duyulan güveni zedelemektedir.

2. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesi

Yönetimde liyakatsizlik ve torpil hâkimdir; alımlar ve yer değiştirmeler kişiye göre yapılmaktadır.

Çalışanlar üzerinde mobbing ve baskı yaygındır.

Mesai saatlerinde dahi özel muayene ve ameliyat yapılmakta, kamu kaynakları kişisel çıkarlar için kullanılmaktadır.

Çalışan yetersizliği nedeniyle sağlık emekçileri izinlerini kullanamamakta ve aşırı iş yükü altına girmektedir.

Üniversite hastanesi ticarethane anlayışıyla işletilmekte, hastalar müşteri gibi görülmekte, ameliyatlar ücretli yapılmaktadır.

Anadilde hizmet verilmemesi nedeniyle hastaların kendilerini ifade etmesi güçleşmektedir.

Yeni doğan yoğun bakım hastalarının dış merkezlere sevkinin engellenmesi, yatak doluluk oranlarını artırmakta ve sağlık hizmetinde aksamalara neden olmaktadır.

Yer bulunamaması nedeniyle hastalar uzun süre beklemekte, bu da hem sağlık çalışanlarını hem de hasta yakınlarını zor durumda bırakmaktadır.

Konuyla ilgili yaşanan bir olayın 112 Komuta Merkezi tarafından tutanak altına alındığı bilgisi tarafımıza ulaşmıştır (ekte belgesi mevcuttur).

Sağlık çalışanlarına verilen teşvik oranları, bakanlığa bağlı hastanelere göre daha düşüktür.

Hastane 400 yataklı planlanmışken kapasite 670 yatağa çıkarılmış, fiziki şartlar daha da kötüleşmiştir.

Hasta odalarında klima bulunmaması, özellikle yaz aylarında tedavi koşullarını olumsuz etkilemektedir.

3. İlçelerde Tespit Edilen Sorunlar

a) Muradiye İlçesi

İdarecilerin baskıcı tavırları nedeniyle sağlık çalışanları uzun süre ilçede kalmamakta, tayin talep ederek ayrılmaktadır.

Görev tanımı dışında görevlendirmeler çalışanları hukuki risk ve hasta/hasta yakını şiddetine maruz bırakmaktadır.

Görüşmeler sonrası çalışanlar daha büyük baskı ve tehditlerle karşılaşmaktadır.

Çalışanların sunduğu dilekçe ve tutanaklar idareciler tarafından engellenmektedir.

Tasarruf tedbirleri nedeniyle çalışan sayısının düşmesi iş yükünü artırmıştır.

Servislerin yarısı idare, yarısı poliklinik olarak kullanılmakta; yatan hastalara yer kalmamaktadır.

Yoğun bakım biriminde havalandırma yoktur, tuvaletler hemşire odasına dönüştürülmüştür.

Van’ın birçok ilçesinde benzer sorunlar yaşanmaktadır. Uzman hekim eksikliği sağlık hizmetine erişimde ciddi bölgesel eşitsizlikler yaratmaktadır.

Ulaşım ve coğrafi koşulların zorluğu nedeniyle kırsal bölgelerde acil vakalara ulaşım gecikmekte, hastalar çoğu zaman şehir merkezine gitmek zorunda kalmaktadır.

b) Bahçesaray İlçesi

Sağlık çalışanı yetersizliği nedeniyle bir personel aynı gün farklı görevlerde çalıştırılmaktadır. Bu durum ciddi riskler yaratmaktadır.

Yeni hastane binasında diyaliz ünitesi bulunmamaktadır. Diyaliz hizmeti eski binanın bodrum katında, uygun olmayan fiziki koşullarda yürütülmektedir.

Cihazların kalibrasyonu yapılmamış, acil müdahale için gerekli donanım ve ilaçlar mevcut değildir.

Rutubetli ve sağlıksız fiziki ortam sağlık hizmeti sunumunu engellemektedir.

İl Sağlık Müdürlüğü Düzeyinde Gözlemler

İl Sağlık Müdürlüğü düzeyinde ciddi denetim ve sorumluluk eksiklikleri yaşanmaktadır.

Van Tuşba 3 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’ne yıkım kararı verilmiş olmasına rağmen bina hâlâ hizmet vermeye devam etmektedir. Bu durum hem sağlık emekçilerinin hem de yurttaşların yaşamını açık tehlike altına sokmakta, halk sağlığına yönelik idari ihmali görünür kılmaktadır.

İl Sağlık Müdürlüğü’nün asli görevi, sağlık hizmetlerinin güvenli, nitelikli ve insan yaşamını esas alan koşullarda yürütülmesini sağlamaktır. Can güvenliğini riske atan uygulamalar, “tasarruf” veya “idari erteleme” gerekçeleriyle mazur görülemez.

Halkın ve sağlık emekçilerinin yaşamı hiçbir idari kararın, bütçe kısıtlamasının ya da ihmalkârlığın konusu olamaz.

İl Sağlık Müdürlüğü’nün eş durumu, mazeret tayinleri, görevlendirmeler ve il içi tayin süreçlerinde objektif kriterlerden uzak, keyfî uygulamalara başvurduğu gözlemlenmektedir.

Tayinle gelen sağlık emekçilerinin dağılımında kurumların gerçek ihtiyacı yerine kişisel ilişkiler ve torpil mekanizması belirleyici olmaktadır.

Bu durum çalışma barışını zedelemekte, emekçiler arasında adaletsizlik ve güvensizlik duygusunu derinleştirmektedir.

Enjeksiyon Hemşirelerinin Hukuki Statü ve Çalışma Güvencesi Sorunu

Türkiye genelinde yaklaşık 13.000 enjeksiyon hemşiresi, Aile Sağlığı Merkezlerinde fiilen kamu sağlık hizmeti sunmalarına rağmen, çalışma statüleri ve hukuki güvenceleri bakımından ciddi belirsizlikler içinde görev yapmaktadır.

Uygulamada işverenlerinin birlikte çalıştıkları aile hekimleri olarak gösterilmesi nedeniyle, bu sağlık çalışanları:

*Beyaz Kod uygulamasından fiilen yararlanamamakta,

*Şiddet vakaları karşısında kurumsal koruma mekanizmalarına erişimde sorun yaşamaktadır,

*Tek taraflı iş akdi feshi riski altında çalışmakta,

*İş kazaları ve mesleki riskler karşısında yeterli hukuki güvenceye sahip olamamaktadır.

*Kamu hizmeti sunan bu çalışanların, idari ve hukuki açıdan özel iş ilişkisi statüsünde değerlendirilmesi; çalışma barışını zedelemekte, mesleki güvencesizlik yaratmakta ve sağlık hizmetinin sürdürülebilirliğini olumsuz etkilemektedir.

*Şiddet riskinin yüksek olduğu birimlerde görev yapan enjeksiyon hemşirelerinin Beyaz Kod sistemine tam ve etkin erişiminin sağlanamaması ayrıca hasta ve çalışan güvenliği açısından ciddi bir boşluk oluşturmaktadır.

Sonuç ve Öneriler

Van ilindeki sağlık kurumlarında yapılan incelemeler ve çalışanlardan alınan geri bildirimler, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından ciddi yapısal sorunların bulunduğunu göstermektedir.

Liyakatsiz yönetim anlayışı, baskı ve mobbing uygulamaları, fiziki koşulların yetersizliği, personel eksikliği, etik ihlaller ve güvenlik sorunları hem sağlık emekçilerinin çalışma koşullarını hem de halkın sağlık hizmetine erişimini olumsuz etkilemektedir.

Van, çevre illere de hizmet veren bir bölge hastanesi kenti olduğundan, mevcut personel ve altyapı yetersizlikleri daha da belirginleşmektedir.

İlçelerdeki hizmet yetersizliği şehir merkezine yığılmayı artırmakta, sağlıkta erişim adaletsizliği derinleşmektedir.

Sağlıkta dönüşüm politikalarının yarattığı ticarileşme anlayışı, hizmetin özünü zedelemekte; sağlık çalışanlarını tükenmişliğe, halkı ise niteliksiz hizmete mahkûm etmektedir.

Özellikle SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşanan etik dışı müdahaleler ve uzman hekim istifaları sistemin geldiği çöküş noktasını göstermektedir.

Bu nedenle:

Liyakate dayalı yönetim anlayışı derhal tesis edilmeli, idari görevlendirmelerde sendika ve çalışan temsilcilerinin görüşü alınmalıdır.

Sağlıkta şiddet olaylarına karşı yasal ve idari önlemler güçlendirilmeli, güvenlik birimleri etkili şekilde organize edilmelidir.

Etik ihlallere karşı sıfır tolerans politikası uygulanmalı; tıbbi kararlara idari müdahale son bulmalıdır.

Personel eksiklikleri giderilmeli, özellikle kritik birimlerde (yoğun bakımlar, aciller, diyaliz vb.) kadrolar acilen güçlendirilmelidir.

Fiziki koşulların iyileştirilmesi, hijyen, havalandırma ve ekipman eksikliklerinin giderilmesi için ek bütçe oluşturulmalıdır.

Sendikal örgütlenme özgürlüğü güvence altına alınmalı; çalışanlara yönelik baskı, tehdit ve sürgün uygulamaları son bulmalıdır.

Sağlık emekçilerinin özlük hakları (ücret, teşvik, izin, nöbet düzeni) adil biçimde düzenlenmeli, iş barışı yeniden sağlanmalıdır.

Van halkının nitelikli sağlık hizmetine erişimi, ancak bilimsel aklın, etik değerlere bağlılığın ve emekçilerin söz hakkının güçlendirilmesiyle mümkün olacaktır.

Sendikamız, sağlık emekçilerinin sesi olmaya, emeğin ve bilimin rehberliğinde mücadeleyi sürdürmeye kararlıdır.”

 

 

 

 

 

 


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
İHD'den, hasta tutuklu 74 yaşındaki Mehmet Emin Çam açıklamasıÖnceki Haber

İHD'den, hasta tutuklu 74 yaşındaki Mehm...

Uşak Belediye Başkanı gözaltına alındıSonraki Haber

Uşak Belediye Başkanı gözaltına alındı

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar