
Hayatın Renkleri Solmasın Derneği tarafından yapılan açıklamada, modern çağın bağımlılık türlerine, artan tehlikelere ve alınması gereken önlemlere dikkat çekildi.
VANMED (VAN) - Van'da bağımlılıkla mücadele konusunda faaliyet yürüten Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, '26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü'ne dair yazılı açıklama yaptı.
BM raporu
Madde kullanımıyla ilgili BM tarafından yayınlanan rapora dikkat çekilen açıklamada, "Bugün 26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü. Birleşmiş Milletler raporlarına göre dünya genelinde 316 milyon insan madde kullanımıyla karşı karşıya. Ama bu tabloya sadece rakamlar üzerinden bakmak eksik kalır. Çünkü mesele yalnızca istatistik değildir. Mesele, insanın en temel gücü olan özgür iradenin yavaş yavaş zayıflamasıdır." denildi.
Eski ve yeni bağımlılık
Eski ve yeni bağımlılk arasındaki farka değinilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"Eskiden bağımlılık denildiğinde daha çok belirli çevreler, sokaklar ve görünür riskler akla gelirdi. Bugün ise durum çok daha farklı. Bağımlılık artık sadece dışarıda değil, evlerin içinde, hatta elimizde taşıdığımız ekranların içinde. Dijital çağ, bağımlılığı görünmez hale getirdi. Gençler uzun saatler ekran başında kalıyor, sosyal hayattan uzaklaşıyor ve giderek yalnızlaşıyor. Gerçek hayatta dinlenmeyen, anlaşılmayan bir genç, boşluğunu çoğu zaman yanlış yerlerde doldurmaya çalışıyor. Bu bazen bir madde, bazen bir dijital alışkanlık, bazen de kontrolsüz davranışlar olabiliyor."
Bağımlılık nedenleri
Kişiyi bağımlılığa iten etkenlere değinilen açıklamada, "Aslında bağımlılık, çoğu zaman bağ kuramamanın yerini doldurma çabasıdır. Bu noktada sorumluluğu sadece gençlere yüklemek doğru değildir. Bu mesele sadece güvenlik güçlerinin, sağlık kurumlarının ya da sosyal hizmetlerin meselesi de değildir. Asıl soru daha basittir ama daha derindir: Aynı evin içinde birbirimizi gerçekten ne kadar duyuyoruz? Aynı sofrada otururken göz temasımız ne kadar sürüyor? Telefonlar kapandığında geriye ne kadar iletişim kalıyor?" ifadeleri kullanıldı.
Çözüm
Açıklamada, bağımlılığa karşı alınması gereken önlemler şöyle sıralandı:
"Gençleri koruyacak en güçlü yapı yasaklar değil, sağlıklı bağ kurabilen aile ortamıdır. Hayatın Renkleri Solmasın Derneği olarak bizler, bağımlılıkla mücadeleyi yalnızca bir “bırakma süreci” olarak görmüyoruz. Bu aynı zamanda bir yeniden hayata bağlanma sürecidir. Maddeye ya da zararlı alışkanlıklara yönelen bireyleri dışlanacak kişiler olarak değil, desteklenmesi gereken insanlar olarak ele alıyoruz. Çünkü bağımlılık bir karakter meselesi değil, çoğu zaman bir kırılganlık meselesidir. Gerçek çözüm; sadece tedavi değil, aynı zamanda yeniden topluma kazandırmadır. Sadece iyileştirmek değil, yeniden bağ kurmaktır. Ev içinde iletişimi güçlendirmek, gençlerin dünyasını anlamak ve onları yargılamadan dinlemek bu sürecin en kritik parçasıdır. Takvim değiştiğinde sorunlar ortadan kalkmıyor. O yüzden mücadele de bir güne sığdırılamaz. Bu mücadele, hayatın her gününe yayılan bir sorumluluktur. Bugün bir adım atmak, yarının kaybını engellemek demektir."














































Yorum Yazın