Koronavirüs, çevre ve Van Gölü örneği

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Koronavirüs, çevre ve Van Gölü örneği
Önce Van’da çevre ile ilgili yapılan birkaç etkinliği hatırlatarak konuya giriş yapmak istiyorum;

İlçe belediyeleri önce Van Gölü kıyısında çöp toplama faaliyeti yaptı geçenlerde, tonlarca çöp topladılar, üstelik pandemi dönemi olması nedeniyle çok fazla piknik yapılmamasına rağmen…

Ardından Vangölü Aktivistleri Derneği üyesi aktivistler, yine Van Gölü’nün içler acısı haline dikkat çekmek için ve ayrıca Van Gölü’nün korunmasına yönelik hükümet tarafından bir yasa çıkarılması için bisikletle Van’dan Ankara’ya doğru bir etkinlik düzenlediler.

Ankara’da Meclis’i ziyaret edip yetkililere ricada bulunacaklar; ‘Van Gölü’nü kurtaralım’ diye.

19 Eylül günü de Dünya Kıyı Günü olması dolayısıyla Van Çev-Der’e bağlı aktivistler ile çevreciler yine konunun hassasiyetine dikkat çekmek için Van Gölü kıyısında çöp topladılar, sonra da yaptıkları açıklamayla “Van Gölü ölüyor, elbirliği ederek kurtaralım” mesajını verdiler.

Buraya kadar anlattıklarım Van Gölü ile ilgili özel bir çabaya değindiğim gibi anlaşılabilir, belki kısmen öyle ama aslında işin bir başka boyutuna dikkat çekmektir amacım. 

Evet hem Van Gölü’nü kurtaralım hem de kendimizi çevre kirlenmesi dolayısıyla otaya çıkan salgınlardan, hastalıklardan, virüslerden koruyalım.

Bu son pandemi dolayısıyla uzmanlar sık sık açıklamalarda bulunuyor; ‘yeni tip koronavirüsün (Covid-19) ortaya çıkması, insan-doğa ilişkisiyle çok bağlantılıdır’ diye. 

Uzmanlar, insanların doğanın dengesini bozduğunu ve bunu yeniden tamir etmesi gerektiğini söylüyor. 

Yani hastalıkları üreten insanın kendisi, önüne geçecek olan da yine insanın kendisi.

Bu bağlamda Van örneği son derece önemli…

Van Gölü büyük bir havzaya işaret ediyor, Van Gölü herhangi sıradan bir göl değil, belki de ‘Deniz’ denmesinin nedeni hem kütle olarak hem önem olarak bundandır.
Van, Bitlis, Muş ve Ağrı illeri Van Gölü’nden etkilenen en yakın iller; fiziki olarak belki Bitlis ve Van direkt olarak etkileniyor ama Muş ve Ağrı da bir o kadar Van Gölü ile ilgilidir denilebilir. 

En az 3 milyon dolayındaki yerleşik bir nüfusu ilgilendiren bir havza, dışarıdan gelen nüfusu da eklediğimizde ayda birkaç milyon insana mekân olan, havası solunan, suyu içilen, gıdasından faydalanılan bir havza…

Peki, koronavirüs için durmadan hijyenden söz ediyorsak, Van Gölü havzası için de hijyenden söz etmemiz çok mu abartılı?

Ben şahsen koronavirüse karşı alınacak önlemler ile Van Gölü havzasında kirliliğe karşı, doğanın tahribatına karşı alınacak önlemleri aynı değerde görüyorum, hatta kendimce bağlantı kuruyorum; Van Gölü havzası ne kadar kirlilikten, doğa tahribatından kurtulursa hastalıklardan, pandemilerden, virüslerden, mikroplardan o denli uzak oluruz.

Şimdi her akşam sağlık uzmanları ya da Bakanlık yetkilileri televizyonlarda açıklamalarda bulunuyorlar, “maske-meafe-hijyen” diye. 

Umarım aktivistleri Ankara’da karşılayacak yetkililer, Van Gölü havzası için kıyıda olan çırpınışları görerek, bu konuda da bir önlem alma yoluna gidecekler.

Çok bir şey değil, sadece bir yasa çıkarılacak, Van Gölü kirlenmesine kesin çözüm bulunması, kıyı işgalinin sona erdirilmesi ve habitatının bozulmaması için gereken önlemler bu sayede alınabilecek.

Madem insan sağlığı-çevre bağlantısı önemli, o zaman milyonlarca insanın sağlığının söz konusu olduğu ve üstüne üstlük büyük bir nüfusun geçimini sağladığı Van Gölü konusu artık çözüme kavuşturulmalıdır, yoksa söylenen birçok şey lafta kalır. 

 

Karabıyık: Konuşmacılar maskesini çıkartmasınÖnceki Haber

Karabıyık: Konuşmacılar maskesini çıkart...

Türkiye'de Koronavirüsten 65 kişi daha hayatını kaybettiSonraki Haber

Türkiye'de Koronavirüsten 65 kişi daha h...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar