--°Van
DOLAR47,38
EURO53,95
GRAM6.168
ÇEYREK10.108

KESK’in Van raporu: 24 pozitif, 54 şüpheli hasta, 2 can kaybı

KESK’in Van raporu: 24 pozitif, 54 şüpheli hasta, 2 can kaybı

KESK Van Şubeler Platformu tarafından oluşturulan raporda, Van’da, 24 kişinin test sonucunun pozitif sonuçlandığı, bunlardan 4’ünün sağlık emekçisi olduğu, şüpheli statüsünde bulunan kişi sayısının 54 olduğu ve 2 kişinin de COVID-19 şüphesiyle vefat ettiği belirtildi.

KESK VanŞubeler Platformu tarafından, farklı araştırmaların yanı sıra Van İl SağlıkMüdürü Mahmut Sünnetçioğlu ile de görüşülerek hazırlanan raporda, Van’dakikoronavirüs vakalarıyla ilgili bilgiler paylaşıldı.

Konu ileilgili olarak SES Van Şube Başkanı Zeki Seven, platform adına açıklama yaptı.

Sağlık İlMüdürü ile yapılan görüşmeye değinen Seven, şunları söyledi:

“25.03.2020tarihinde İl Sağlık Müdürü Mahmut Sünnetçioğlu ile yapılan görüşmede, ilimizdeCOVİD-19 salgınına ilişkin mevcut genel tablo, mücadele stratejileri vesınırlarda kurulan Sahra Hastaneleri hakkında sorular yöneltilmiştir. Sorularacevaben İl Sağlık Müdürü Sünnetçioğlu; COVİD-19 salgınına ilişkin ilimizdekigenel tablonun baş edilmeyecek boyutlarda olmadığını, mücadelenin etkin birşekilde yürütüldüğünü, bakanlığın bu noktada gerekli hassasiyeti gösterdiğinibelirtmiştir. Sahra Hastanelerine ilişkin olarak Sünnetçioğlu; sınırda kurulanSahra Hastanelerinin etkin bir şekilde üzerine düşen görevleri yerinegetirdiklerini, ülkemize giriş yapan Mültecilerin 14 gün boyunca karantinakapsamında tutulduklarını ve durumu şüphe arz eden kişileri belirlenen ilgilihastanelere sevk edildiğini aktarmıştır. Sünnetçioğlu; Valilik ile eş güdümlüçalıştıklarını denetimlerin aksatılmadığını belirtmiştir.”

Yaptıklarıaraştırmalar neticesinde Van’daki vakalarla ilgili elde ettikleri bilgilerhakkında da açıklamada bulunan Seven, şöyle devam etti:     

“İlimizeCOVİD-19 virüsünün teşhisine yönelik kullanılan kitlerden geçen haftaitibarıyla 200 adet bu hafta ise 300 adet geldiği öğrenilmiştir. Bunlar Vaniçin yetersizdir.  Van’ın ihtiyaç duyduğuyeteri sayıda kitlerin bir an önce tedarik edilmesi ve kamu sağlığı açısındankullanılması önündeki engellerin kaldırılmasını ve ayrıca büyük risk altındaçalışan sağlık emekçilerine testlerin belli aralıklara yapılmasını talepediyoruz. 30.03.2020 tarihi itibarıyla ilimizde tespit edilen COVİD-19 vakasayısı şu şekildedir; 24 kişinin test sonucunun pozitif sonuçlandığı, bunlardan4’ünün sağlık emekçisi olduğu, şüpheli statüsünde bulunan kişi sayısının 54olduğu ve 2 kişinin de COVID-19 şüphesiyle vefat ettiği bilgilerineulaşılmıştır.”

KESK raporununayrıntısı şöyle:

“Üyelerimizinçalışmakta olduğu sağlık alanlarında Konfederasyonumuz tarafından yapılan genelgözlemleri doğrultusunda;  Karantinaalanlarına dönüştürülen bölümlerden koruyucu donanım noktasında bir eksikliğinbulunmadığı ancak sağlık hizmetinin sunulduğu diğer alanlarda koruyucu donanımnoktasında birtakım eksikliklerin bulunduğu (özellikle önlük, gözlük, maske veeldiven erişiminde) sorun yaşandığı, Koruyucu donanım kullanımı açısından,COVİD-19 salgını ile mücadelede görev alan tüm emekçilerin genel yaklaşımı gözönünde alınarak salgına ilişkin hizmet içi eğitime ihtiyaç duyulduğugörülmüştür. 

Gelen hervakanın şüpheli olarak değerlendirilmesinin idareci ve yöneticiler tarafındankoruyucu donanım eksikliği yaratacağı endişesine kapılmalarına neden olduğuyönünde duyumlar alınmıştır. Bu tutum COVİD-19 salgını ile mücadelede en önsaflarda dolayısıyla risk alanlarında çalışan sağlık emekçilerinin cangüvenliğini hiçe saymak anlamına gelmektedir ve derhal bu tutumdanvazgeçilmelidir.

Türkiyegenelinde Sağlık Bakanlığının ilde ise İl Sağlık Müdürlüklerinin şeffaf birşekilde bilgilendirme yapmalarını ve gerekli tedbirleri almaları gerekmektedir.

EBAüzerinden yapılan uzaktan eğitim uygulamasının henüz ilk haftada birçok yönüylene kadar yetersiz olduğunu gördük. Özellikle Van gibi yoksul nüfusun çok olduğubir ilde televizyon veya internet üzerinden uzaktan eğitimin ne kadar zorolduğu hatta Van’daki birçok bölge için imkânsız olduğunu gördük. Yapılan sahaçalışmalarında özellikle kırsal kesimlerdeki öğrencilerin birçoğunun çeşitlisebeplerden EBA üzerinden uzaktan eğitime ulaşamadıklarını tespit etmişbulunuyoruz. Özellikle Türkiye geneli yapılan merkezi sınavlara girecek olan8.sınıflar ve 12.sınıflar açısından “EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ”nin hayati önemesahip olduğunu biliyoruz. Sahip oldukları koşullar açısından dezavantajlıdurumda olan kırsal kesimdeki öğrenciler ile merkezi bölgelerde bulunan okul veözel okul öğrencileri aynı sınava tabi tutulacaklardır. Bu da söz konusuöğrenciler için büyük bir haksızlık olacaktır.

Mesleki veteknik liselerde çalışan öğretmenlerin girdikleri mesleki eğitim dersikoordinatörlüğü ek ders ücretlerinin kesilmesi kabul edilemez bir uygulamadır.

Resmî Gazete’de 1 Eylül 2019’da yayımlanan toplu sözleşme kararları gereği, eğitime verilenzorunlu arada idari izinli sayılan öğretmenlere ilgili ek ders ücretlerininverilmesi gerekiyordu. Ancak MEB, çalışmaları tamamen kaldırarak sözleşmeyiuygulanamaz hale getirdi. Bakanlığın bu kararı ve Cumhurbaşkanına verilenkararname çıkarma yetkisi ile Toplu İş Sözleşmelerini geçersiz kılmakta vekeyfi uygulamaların yaşanacağının habercisi olmaktadır.

Ücretliöğretmenlik uygulaması eğitim alanında yaşanan büyük bir eksikliktir. Busüreçte ücretli öğretmen veya usta öğretici olarak çalışan eğitim emekçilerininücretleri kesilmiştir. Devletin kendi eliyle mevsimlik işçi gibi çalıştırdığıve emeğini sömürdüğü ücretli öğretmenler ve usta öğreticileri mağdur etmiş ve kendikaderlerine terk etmiştir. Söz konusu eğitim emekçisi arkadaşlarımızın görevbaşındaymış gibi ücretlerinin ödenmesi ve sigorta primlerinin eksiksizyapılması onların en doğal haklarıdır.

Rehabilitasyonmerkezlerinde ve özel eğitim kurumlarında çalışan eğitim emekçilerinin ücretliizinli sayılması ekonomik ve sosyal hakların korunması konusunda derhal gerekliadımlar atılmalı gerekirse söz konusu kurumlara eğitim emekçilerinin mağduriyetyaşaması için gerekli destekler verilmelidir.

VEFAgrupları adı altında bazı görev ve sorumlulukların verildiği eğitimemekçilerinin sağlığı ve hayatı tehlikeye atılmaktadır. Eğitim emekçilerininçalışacağı alanlar kanun ve yönetmeliklerle açıkça belirtilmişken söz konusuuygulama ile eğitim emekçilerini görevleri olmayan bir işte çalıştırılmalarıangaryadır. Eğitim emekçileri görevleri dışında bir işte çalışmaya zorlanamaz.Bu onların en temel hakkıdır.

Salgınsebebiyle eğitime verilen aranın uzatılmasında bakanlık tek başına kararlaralarak bu alanda mücadele eden eğitim emekçileri sendikalarının görüşlerininalınmaması büyük bir eksikliktir. Millî Eğitim Bakanlığı bu konuda sendikalarıngörüşlerini almalı ve bu dönemde yaşanması muhtemel hak kayıplarının önünegeçmesi için yapılan önerileri dikkate almalıdır.

Ataması yapılanve göreve henüz başlatılmayan 20 bin öğretmenin derhal göreve başlatılması,ekonomik ve sosyal haklarının kullanılması sağlanmalıdır.

Van’ da tümPTT şubelerimizin tamamen kapatılması, yalnızca merkezlerden işlem yapılması,ancak merkezlerde yapılacak işlemlerde sosyal mesafenin korunması ve sağlıkbakanlığının açıkladığı diğer kuralların uygulanmasında azami özeningösterilmesi gerekmektedir.

Riskgrubunda yer alan PTT emekçileri sağlık taramasından geçirilmeli ve virüs tespittestlerinin yapılması gerekmektedir.

Çocuk,işsizlik ve sosyal yardımların üç aylığının peşin verilmesi PTT merkezlerindeoluşan kalabalığı azaltmada etkili olabileceği gibi virüsün bulaşma veyayılımını engellemede etkili olacaktır. Bu yoğunluğun azalması bir günde yüzlerceinsanla temas halinde olan dağıtıcı ve gişe memurlarını rahatlatacaktır.

Kamuda esnekçalışma uygulamasına geçildiği halde PTT’lerde çalışan dağıtıcı personel buuygulama dışında tutulmuştur. COVİD-19 salgını dolayısıyla olağanüstü halleryaşadığımız bu günlerde internet üzerinden yapılan alışverişlere kısıtlamagetirilmesi, acil ve zaruri olmayan posta, kargo gönderilerinin, virüs salgınıkontrol altına alınana kadar kabul edilmemesi gerekmektedir.

Bütün kamuhizmet alanlarında olduğu gibi İŞKUR SGK, Adliye ve Maliye en büyüksıkıntıların yaşandığı kurumların başında gelmektedir.

Her ne kadaresnek ve vardiyalı çalışma sistemine geçilmiş olsa dahi insanların emekçilerleolan temasın önüne geçilmesinde büyük sorunlar yaşanmaktadır.

Bu süreçteİŞKUR üzerinde bilhassa artan kısa çalışma ödeneği ve işsizlik maaşımüracaatları hat safhaya ulaşmıştır. Bu da emekçileri risk altına sokmaktadır.

SGK özelindehala devam eden ve kuruma ibraz edilme zorunluluğu bulunan bilgi ve evrakakışının ertelenmemiş olması büyük felaketlere yol açabilir.

Maliyeyebağlı işyerlerinde vardiyalı çalışma ile nispeten önlem alınmaya çalışılmışolmasına rağmen insan, belge ve para akışının yani sıcak temasın yaşandığıkurum olarak risk faktörü içermektedir.

Tüm iş yerlerindezorunlu olmayan hizmetlerin durdurulmasını veya internet erişimi üzerindenişlem yapılmasını talep ediyoruz.

KHK’ler ileihraç edilen özellikle sağlık emekçileri ve diğer bütün kamu emekçileri derhalgörevlerine iade edilmelidir.

İl Pandemi KoordinasyonKurulunu, ili yöneten vali/kayyum ildeki bürokratlarla kurmuştur. İlimizdebulunan STK ve siyasi parti temsilcilerini kurula dahil etmemiştir. Bu da İlPandemi Koordinasyon Kurulunun yapacağı çalışmalar ile ilgili endişelenmemizeneden oluyor. İl Pandemi Koordinasyon Kurulu Van’da herkesi kucaklayan, hiçbirayrım yapılmaksızın herkese gerekli yardımı yapmalı ve desteği sağlamalıdır.

Dünyayısarsan büyük salgına rağmen ülkemizde antidemokratik ve keyfi uygulamalar devametmektedir.

Elâzığ veBaşkale depremlerinde gönderilen yardımları engelleyen yardım toplamayıyasaklayan tutumları salgın nedeniyle dayanışma içinde olmaya çalışan bazı belediyeve sivil toplum örgütlerinin çalışmalarına da genelgelerle ve verdikleritalimatlarla engel olmaya başladılar. Yayınladıkları genelgelerin yasalarauygun olmadığını kendileri de bildikleri halde verdikleri talimatlarla muhalefetpartilerinin yönettiği belediyelere ya kayyum atanmış ya da yardım hesaplarınael konulmuştur. Biz hükümetin bu tavrını şiddetle kınıyoruz.

Devletlerinböylesi zor günlerde kullanmak üzere sakladıkları ihtiyat akçesini bile kendiyandaşlara peşkeş çeken hükümet bugün bütün dünya devletlerinin vatandaşlarıiçin seferber olduğu bir dönemde halktan para istemeye başladı. Hatta dündenberi sosyal medya üzerinden ve haber sitelerinde yayılmaya başlayan bazıhaberlerde gördük ki kamu çalışanları ve bazı özel sektör çalışanlarındanzorunlu kesinti yapılması yönünde talimatlar verilmiştir.

Sosyal devletolmanın gereğini yerine getirmekle yükümlü hükümet halka ekonomik destek vermekyerine halkın cebindeki üç kuruşa da göz dikmeye başladı. Oysa halka böylesiyeni yükler yüklemek yerine; araç geçiş garantili yollara ve köprülere, yolcugarantili havaalanlarına ve hasta garantili şehir hastanelerine ödediklerimilyarlarca doları bu halkın sağlığı ve refahı için kullanmalıdır.

Meclisten geçen İnfaz Yasası ve belediyelere kayyum atamakla, belediyelerin yardım kampanyalarını engellemekle ülkede asla “BİZ” duygusu yaratılamaz. Salgında bile tutuklu ve mahkumlar arasında ayrım yapmak ne insani ne ahlaki ne de yasaldır.” Vanmed Haber Merkezi


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Dolarda hızlı yükselişÖnceki Haber

Dolarda hızlı yükseliş

Muş'ta 3 yerleşim bölgesi karantinaya alındıSonraki Haber

Muş'ta 3 yerleşim bölgesi karantinaya al...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar