--°Van
DOLAR47,38
EURO53,95
GRAM6.168
ÇEYREK10.108

Zekeriya EKİNCİ yazdı: İKİ DİLLİLİK

Zekeriya EKİNCİ yazdı: İKİ DİLLİLİK
Zekeriya EKİNCİ yazdı: İKİ DİLLİLİK haberine ait detaylar

İki dillilik ve bireyin kullandığı iki dil kavramı, her zaman dil bilimin vazgeçilmez konuları arasında yer almıştır.

İki dillilik kavramını, tek dillilik ya da çok dillilik kavramından ayırt etmek gerekir.

Tek dilli birey; kullandığı dilin tüm dilsel bildirişim eylemlerini bir tek alışkılar bütünü dahilinde kullanır. Yani aynı ses yapısını, aynı dizgesel düzeni ve aynı söz dizemini sahip olduğu genel bilgi odağından alıp kullanır. Dil yapısının kendisine sağladığı kimi özgürlüklerden yararlanabilir. Bu dile söyleyiş zenginliği katar. Türkçe ve Kürtçe diller üzerinden tek dilliliğe birer örnekleme yapacak olursak eğer karşımıza aynı anlamlı farklı iki dizge çıkar.

Türkçe: Kardeşin yazmış mı?

Yazmış mı kardeşin?

Kürtçe: Bira yê te nivîsandi ye?

Nivîsandi ye bira yê te?

İki dillilikte başka bir ses bilim dizgesiyle başka bir söz dizim dizgesini kullanma söz konusudur:

Yaptıkların için mersi!

Ji bû qencîtîya te teşekkür dikim!

Çok dillilik ise bilinen ikiden fazla dilin sözcük yapısıyla, anlamıyla, dizgesiyle kusursuzluktur.

Yıllar önce girdiğim dil bilim dersinde iki dillilik kavramı üzerinde çalışma şansını iyi kullandım. Buna Avrupa ülkelerini gezmemi de katmakta yarar var. Öyle ki orada yerleşmiş bulunan insanlarımızla diyalog kurmam, belki de iki dillilik kavramını çözümlememde en büyük anahtar rolü oynadı.

İki dillilik üzerinde Almanya’ya göç etmiş, yıllarca orada kalmış hatta orada doğup büyümüş olan Türk ve Kürt aile bireyleri üzerinde yoğun bir gözlemde bulundum. Çalışma ortamında Almancadan alınıp Türkçe ve Kürtçeye monte edilen iki sözcük dikkatimi çekti: grill (ızgara -bir bakıma mangal-), termin (randevu). Bu iki sözcük artzamanlı birer sözcüktü artık kullanılan ana dillerde!

Ya Türk vatandaşı Kürtlerin kullandığı Kürtçe?!...

Kürt dilinin yıllarca yasaklı kalması, ana dilde eğitim söyleminin suç sayılması, Kürt insanı ve dilini yozlaşmaya yöneltilmişti bir bakıma. Türkçeyi tam öğrenmekten uzak Kürt insanının kullanamadığı dilini Türkçe sözcüklerle tamamlaması ve kendi dilini öğrenmekten aciz kalması hatta utanması, bu yozlaşma gereğiydi. İç duyumu ana diliyle hissetmek ama bunu başka bir dille aktarmak bir nevi baş eğmekti zaten.

Dil bilimcilere düşen görevlerden biri de iki dilli bir kimsenin birbiri ardı sıra kullandığı iki dilsel yapıyı tüm ayrıntılarıyla hangi ölçüde ayrı tutması gerektiğini kavratmak olmalıdır, sanırım. Bilindiği üzere dillerden her birinin göstergeleri kendine özgü bir yapı oluşturur. Çünkü bir dilden öbürüne aktarılan sözcüklerle tam bir anlamsal denklik kurulamaz. O halde bir dili diğer bir dille harmanlama hatasına düşmemelidir insan.

Zaten iki dillilik, kendi dilinden utanma ya da dillerin ikisine de hâkim olamama kaynaklı değil midir?

Kendi dilinden utanan birey, önce insanlığından utanmalıdır!

Uluslararası platformda ortak konuma gelen sözcükler dışında o dile ait olan sözcükler kullanılmalıdır!

Yani Kürt toplumu içinde yer alan bir birey Kürtçe konuşurken; “Ji min re ekmegeki almış bike!” dememelidir!

İki dillilik, bir kişilik bozukluğudur.


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Irak Kürdistan Bölgesi'nde yüz yüze eğitim başladıÖnceki Haber

Irak Kürdistan Bölgesi'nde yüz yüze eğit...

Saldırıya uğrayan Özdağ: Hayırdır sn. devletlular! siz ağa mısınız bey misiniz?Sonraki Haber

Saldırıya uğrayan Özdağ: Hayırdır sn. de...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar