
Zekeriya EKİNCİ yazdı: ÇEVRE BİLİNCİ, POŞET VE PET haberine ait detaylar
Üzerinden iki yıl geçmesine rağmen güncel kalmayı başaran konulardan biri de poşetlerin parayla satılması oldu. Gündeme getirilirken yer yerinden oynamıştı. Kimileri değişik yöntemlerle bu karara tepki gösterirken kendini doğuştan halk kahramanı Robin Hood ilan etmişti! Aynı kahramanlar ülkemizin Avrupa Birliğine girmesi için alkıştan elleri ağrıyanlardı. Hem Avrupalı gibi olmak adına alkış tutacaksın hem de paralı poşet uygulamasına tepki göstereceksin!
Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu, dememek gerek. Çünkü birileri başka birilerinin kuyruğuna takılma alışkanlığını sürdürdüğü sürece bu tür olaylar daha nice yaşanacaktır. Nedeni düşünmeden sonuca göre tavır takınmak, neden sonuç ilişkisinden bihaber olmak demektir.
Asıl üzücü olan, o niceleri arasında yer alıp kendilerini çevreci ilan edenler!
Çevreyi sadece orman, su, dağ ve çiçek sanan bu çevrecilerin, çevre adına, sıkı bir eğitiminden geçmeleri gerekir.

İnsan organizmasının dışı olarak değerlendirdiğimiz çevre; önce tenimizdeki temizliktir, giyimdeki uyumdur, evimizin içidir, evimizin dış alanıdır, sokağımız ve bağlı olduğu caddedir, sokaktaki hayvanlardır, mahallemiz, semtimiz, ilçemiz, ilimiz, bölgemiz, ülkemiz ve tüm dünyadır. Diğer bir deyişle çevre her şeydir. Bu her şeyi ekolojik yapı içinde kullanmaya ya da korumaya aldığınız zaman çevre adına bir şey yapmış oluruz. Eğer ekolojik dengenin sürümü adına çabanız varsa siz çevrecisiniz. Ekolojik dengenin korunmasında ne çevre merkezli olmalı ne de insan merkezli. İşte önemli olan bu iki merkez arasındaki noktayı belirleyebilmektir
Tekrar poşetlerin paralı olması uygulamasına dönecek olursak eğer geç kalınmış bir uygulama olduğunu yinelemekten geri durmam.
Niçin mi?
Avrupalı, çevreyi koruma bağlamında, tüm marketlerde paralı poşet uygulamasını başlatalı yıllar oldu. Dahası, naylon poşetin çevreye zararını önlemek için koton ağırlıklı poşet yapımını güncellemiş ve alıcıda bu türü kullanmayı alışkanlık haline getirmeyi başarmıştır. Sokakta, parkta, şurada burada atılmış bir naylon poşete rastlayamazsınız. Parayla alındığı için atılmıyor, yıpranma sonrasında geri dönüşüm için bu tür nesnelere ayrılmış çöp konteynırlarına atılıyor. Aksi bir durum cezalandırmayla sonuçlanıyor. Burada amaç, kullanılan malzemenin çevreyi kirletmeden geri dönüşümünü sağlamaktır.

Avrupalı, pet şişede de benzer bir uygulama gerçekleştirmiş. Pet şişeden bir içecek aldığınız zaman, pet şişenin ücretini satış ücretine dahil ediyor, geri getirildiğinde o ücret kendisine iade ediliyor. Böyle bir durumda bırakın tüketicinin pet şişeyi atmasını, atılanı da toplamaktan geri kalmıyor. Böylece doğaya atıldığında yıllarca varlığını sürdüren pet ve benzeri şişelerin çevreyi kirletmesi önleniyor, geri dönüşümle de ülke bütçesine katkı sağlanmış oluyor.
Ülkemizde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının başlattığı “Sıfır Atık Projesi”, Avrupa’da uygulanan uygulamanın bir benzeri gibi düşünülmelidir. Gerçi şimdilik barkod uygulamasına tabii değildir pet şişeler. Ama yarın ve yarından yakın bir zamanda niçin olmasındı?
Başlangıçta, kimi belediyeler çevre bilincini artırmak, geri dönüşüme destek vermek amaçlı naylon poşet kullanılmasının azaltılmasına katkıda bulunmak için beş pet şişe getirene bezden yapılmış alışveriş torbası verme çalışmasını başlatmıştı. Amaç, alışkanlık kazandırmaktı. Bu tür çalılmaların kimi zaman tekrar edilmesi alışkanlığın devamı için yararlı olacağı kanısındayım.
Üç tarafı denizlerle çevrili ülke kıyılarımızın pet şişe, naylon torba, kutu ve cam şişelerle ne hallere düştüğünün canlı tanıklarıyız. Böyle devam edecek olursa bırakın denize girmeyi kıyı bölgelerdeki evlerde oturmak bile mümkün olmayacaktır. Bu nedenle diyorum ki çevreyi korumak siyasal yapılanmaların dışında tutulmalı, herkes çevre bilincini almalı, doğanın korunması her şeyin üstünde tutulmalıdır.

Çevre konusunda, bir olmaya çalıştığımız Avrupalı gibi olmak o kadar da zor olmasa gerektir. Onlar nasıl ki önce birey olarak kendilerinden başladılarsa biz de öncelikle kendimizden başlayıp organizmamızın dışına yayılmalıyız. Bunu bilinçli bir uygulamayla yapmadığımız sürece gelecek nesillere temiz bir çevre bırakabileceğimiz şüphe götürür.
Çevre bilincinin tabana yayılması için naylon poşet ve pet şişe kullanımından uzaklaşma uygulaması bir fırsat olarak değerlendirilmelidir. Çevrenin korunmasında, aynı düşüncede olmayan birinin doğrusu, yanlışa sürüklenmemelidir. Doğada varlığı yüz yılları alan ve ekolojiyi bozan bu maddelerin zararlarına karşı birlik içinde hareket edilmelidir.
Bırakalım gök berrak, yer yeşil olsun; kıyılar maviye kanat çırpsın!












































Yorum Yazın