
Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) tarafından hazırlanan “Türkiye’nin Ekolojik Değeri Van Gölü” kitabının lansmanı gerçekleştirildi. Bilim ve kültür dünyasına katkı sunması hedeflenen eser, Van Gölü’nü ekolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel yönleriyle ele alıyor.
VANMED (VAN) - Van Ticaret ve Sanayi Odası tarihinde ilk kez hazırlanan “Türkiye’nin Ekolojik Değeri Van Gölü” kitabının tanıtımı, Van TSO M. Rifat Hisarcıklıoğlu Salonu’nda düzenlenen programla yapıldı.
Lansmana Van TSO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerinin yanı sıra Dışişleri Bakanlığı Van Temsilcisi Büyükelçi Emre Karagöl, Van Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Memet Aslan, DAKA Genel Sekreteri Mehmet Emin Çakay, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı ve kitabın editörü Prof. Dr. Suvat Parin, Ankara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Abdulmenaf Turan, kitabın yazarları akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının temsilcileri ile öğrenciler katıldı.
“Van Gölü’nün kimliğini sahipleniyoruz”
Programın moderatörlüğünü yapan kitabın editörü Prof. Dr. Suvat Parin, Van Gölü’nün yaklaşık 600 bin yıllık bir değere sahip olduğunu belirterek, kitabın ortaya çıkmasında Van TSO’nun önemli bir rol üstlendiğini söyledi.
Parin, geçmişte çocukların kimliklerinin belli bir süre sonra çıkarılmasından hareketle Van Gölü’nün de bugüne kadar yeterince tanımlanmamış bir kimliğe sahip olduğunu ifade ederek, Van Gölü’nün kimliğinin ortaya konulmasına yönelik çalışmayı önemsediklerini belirtti.

Takva: “Geleceğe iz bırakmak istiyoruz”
Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva ise yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin Ekolojik Değeri Van Gölü” kitabının geleceğe bırakılacak önemli bir çalışma olduğunu söyledi.
Çalışmanın kendisi için heyecan verici olduğunu belirten Takva, “Bazen is bırakırsınız, bazen de iz bırakırsınız. Bu biraz iz bırakmak gibi olacak ve bu iz bırakanlardan biri olmak, buna vesile olmak ve bunu arkadaşlarımızla birlikte yapmak çok değerlidir” ifadelerini kullandı.
Van Gölü’nün yalnızca bir göl olmadığını vurgulayan Takva, gölün bölgenin hafızası, ekonomisi, kültürü ve yaşam kaynağı olduğunu söyledi.
Takva, “Van Gölü bizim için yalnızca bir göl değildir. O; bu coğrafyanın hafızası, ekonomisi, kültürü, yaşam kaynağı ve en önemli doğal mirasıdır. Binlerce yıllık geçmişiyle Van Gölü, bugün bize emanet edilmiş eşsiz bir değerdir” dedi.
Van Gölü’nün korunmasının yalnızca çevre meselesi olmadığını ifade eden Takva, bunun aynı zamanda Van’ın ve gelecek kuşakların meselesi olduğunu belirtti.
“Hedefimiz masmavi bir Van Gölü bırakmak”
Kitabın bilimsel bilgi ve ortak akla katkı sunmasını hedeflediklerini belirten Takva, Van Gölü’nün gelecek nesillere aktarılması gerektiğini söyledi.
Takva, “Bizim hedefimiz çok açık: Gelecek kuşaklara yalnızca anlatabileceğimiz bir Van Gölü değil, görebilecekleri, yaşayabilecekleri ve gurur duyabilecekleri masmavi bir Van Gölü bırakmak” diye konuştu.
Takva ayrıca kitabın hazırlanmasında emeği bulunan akademisyenlere ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti.
Turan: “Van Gölü olmazsa Van nedir?”
Ankara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Abdulmenaf Turan ise konuşmasında Van Gölü’nün Van için taşıdığı öneme dikkat çekti.
“Van Gölü olmazsa Van nedir?” sorusunun sorulması gerektiğini belirten Turan, gölün ortadan kalkması durumunda yalnızca doğal bir alanın değil, çevresinde oluşan yaşamın ve ekosistemin de kaybedileceğini ifade etti.
Turan, Van Gölü’nün korunması konusunda insanların gölün yokluğunu düşünerek hareket etmesi gerektiğini söyledi.
“Bu dengeyi bozmaya hakkımız yok”
İnsan ile tabiat arasında bir denge bulunduğunu belirten Turan, Van Gölü’nün gelecek nesillere aktarılması gereken bir emanet olduğunu söyledi.
Turan, Van Gölü çevresinde kurulan yaşamın bundan sonraki süreçte nasıl daha ileri taşınabileceğinin düşünülmesi gerektiğini belirterek, doğal dengeyi bozacak uygulamalardan kaçınılması gerektiğini ifade etti.
“Van Gölü diplomasisi başlatılmalı”
Van Gölü’nün yalnızca bölgesel ölçekte değil, uluslararası alanda da anlatılması gerektiğini savunan Turan, “Van Gölü diplomasisi” kavramı üzerinden yeni çalışmalar yapılabileceğini söyledi.
Turan, Van Gölü’nün dünya açısından taşıdığı değer üzerinden tanıtılmasının, gölün korunmasına yönelik farkındalığı da artırabileceğini ifade etti.
Parin: “Van bir su şehridir”
Kitabın içeriğine ilişkin sunum yapan Prof. Dr. Suvat Parin ise Van’ın sahip olduğu su varlıklarıyla bir “su şehri” olarak tanımlanabileceğini söyledi.
Van Gölü’nün yanı sıra Erçek Gölü, Sıhke Gölü, Keşiş Gölü, Çalıyan Gölü, Muradiye ve Kanispi şelaleleri, Bendimahi, Zilan ve Deli Çay gibi çok sayıda su kaynağının bulunduğuna dikkat çeken Parin, bu zenginliğin Van’ın su şehri kimliğini ortaya koyduğunu belirtti.
Parin, Van’ın suyla ilişkisinin yalnızca günümüzle sınırlı olmadığını, tarih boyunca önemli örneklerin bulunduğunu söyledi.
Yaklaşık 3 bin yıl önce inşa edilen Menua Kanalı’nın (Şamran Kanalı) ve Erek Dağı’ndaki yapay göletin bölgedeki eski su mühendisliğinin önemli örnekleri olduğunu belirten Parin, Akdamar Adası, Ahlat, Çavuştepe, Toprakkale ve diğer tarihi yerleşimlerin de Van Gölü ile güçlü bir ilişki içerisinde geliştiğini ifade etti.
“Van Gölü için su yönetim aklı güçlendirilmeli”
Van’ın tarih boyunca suyla güçlü bir ilişki kurduğunu belirten Parin, günümüzde ise Van Gölü’nün yönetimi konusunda daha güçlü bir kurumsal yapıya ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Parin, Van’ın “su şehri” kimliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, bu kimliğin en somut göstergesinin Van Gölü olduğunu ifade etti.
“Van bir su şehridir, bu kimlik güçlendirilmeli. Bunun da en somut göstergesi Van Gölü’dür. Merkezinde Van Gölü’nün olduğu bir su şehri kimliğini bizim bundan böyle çok güçlendirmemiz gerekiyor” dedi.
Akademisyenler kitapta yer alan çalışmalarını anlattı
Açılış konuşmalarının ardından kitabın yazarları Prof. Dr. Orhan Deniz, Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, Prof. Dr. Fazıl Şen, Prof. Dr. Mehmet Işıklı, Prof. Dr. Abdulaziz Kardaş, Prof. Dr. Metin Eren, Doç. Dr. Çetin Yeşilova, Doç. Dr. Numan Ertaş ve Doç. Dr. Gulan Ayaz, kitapta yer alan çalışmaları hakkında katılımcılara bilgi verdi.
Van Gölü’nün ekolojik yapısından tarihine, ekonomisinden sosyal ve kültürel değerine kadar farklı başlıkların ele alındığı kitabın, Van Gölü konusunda bilimsel ve akademik çalışmalara katkı sunması amaçlanıyor.
Program, “Türkiye’nin Ekolojik Değeri Van Gölü” kitabının takdimi ve hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.







































Yorum Yazın