
STK’lar uyardı: Betonlaşma, Nemrut’un Jeopark statüsünü imkânsız hale getirecek! haberine ait detaylar
HABER MERKEZİ - Vangölü Aktivistleri Derneği’nin organizesinde Bitlis’in Tatvan ilçesinde bir araya gelen üniversite, baro ve çeşitli STK temsilcileri, Nemrut Krater Gölü bölgesinde devam eden betonlaşmanın bu bölgenin jeopark statüsünü imkansız hale getireceği uyarısında bulundu.
Van Gölü Havzası için önemli bir turistik işlev gören Bitlis Tatvan ilçe sınırları içerisinde, Van Gölü kıyısında yer alan Nemrut dağı bölgesinde 2019 yılında tuvalet, dinlence yeri, market gibi çeşitli yapılar için yüklenici firma tarafından temel atıldı.

TEPKİLER YÜKSELDİ
Bunun üzerine farklı sivil toplum örgütlerinden tepkiler geldi; yapılan açıklamalarla ve düzenlenen etkinliklerle bölgede betonlaşmaya son verilmesi doğal yapının bozulmaması talep edildi.
Bunun üzerine Bitlis Valiliği çalışmaları durdurma kararı aldı ancak bir süre sonra tekrar bölgede temeli atılan yapılarda demir ve çimento taşınması şeklinde bir hareketlilik başladı.
TEPKİLER DE DEVAM EDİYOR
Nemrut bölgesindeki yapılaşma çabaları sürerken STK’ların da tepkileri sürüyor.
Son olarak geçtiğimiz hafta Vangölü Aktivistleri Derneği’nin organizesinde Bitlis’in Tatvan ilçesinde toplantı düzenlendi.
Toplantıya, TÜRSAB Van Bölge Temsilciliği, BİDEF, ASKON Bitlis Şubesi, Özgür Eğitim-Sen Bitlis Şubesi, DOĞUSİFED, URARTUDER, TATBİS, Evrensel Fotoğrafçılar Derneği, VANFED, Erciş Gezginler Derneği, Vangölü Aktivistleri Derneği, BETAV, Bitlis Medeniyet Platformu, Bitlis Eren Üniversitesi, TMMOB Bitlis İl Koordinasyon Kurulu, Bitlis Ticaret ve Sanayi Odası, Birlik Vakfı Bitlis Temsilciliği, Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası, İlim Yayma Cemiyeti Bitlis Şubesi, İHH Bitlis Şubesi, HUDER Bitlis Temsilciliği, Bitlis Barosu, TUTAP Bitlis Temsilciliği, BİGİAD Bitlis Şubesi ve VANTOMDER temsilcileri katıldı.
ORTAK AÇIKLAMA YAPILDI
Yapılan toplantının ardından konuya ilişkin olarak ortak basın açıklaması yapıldı.
Açıklamayı, merkezi Van’da bulunan Vangölü Aktivistleri Derneği Genel Sekreteri Maşallah Özel, yaptı.
Nemrut bölgesindeki betonlaşmaya dikkat çeken Özel, şunları söyledi:
“2016 yılında hazırlanan Nemrut Kalderası Yönetim Planı, alanın koruma statülerine uygun olmayan öngörüleri içermekte ve alanın korunmasında önemli riskler oluşturmaktadır. Yönetim Planı, Tabiat Anıtı ve Ramsar Alanı sınırları içinde, Mutlak Korunma ve Hassas Koruma alanları arasında piknik alanları, kır lokantası, otopark gibi işlevler ve kalderanın doğal peyzajı içinde kalan bir noktada kır lokantası öngörmektedir. Nitekim, bu plana dayandığını sandığımız müdahaleler geçtiğimiz aylarda başlamış ve kaldera içinde, ağaç kesilerek, bitki örtüsü kaldırılarak, alana iş makinaları sokularak beton dökülmüş, tuvalet, seyir alanları adı altında yapılar inşa edilmiştir. Kaldera’nın özelliklerini, değerlerini yok edecek bu müdahalelerin ardında yatan bakış açısı, bu alanın dinlence amaçlı kullanılacak bir mesire yeri olarak görülmesidir. Bu bakış açısı yanlıştır ve bu doğal alanın tümüyle dönüşmesi ve kaybedilmesi gibi vahim sonuçlar doğuracaktır.”

ALANIN JEOPARK STATÜSÜ
Bölgede yapılaşmaya devam edilmesinin Nemrut’un Küresel Jeopark Ağı’na alınması çabalarına da olumsuz etkide bulunacağını ifade eden Özel, şöyle devam etti:
“Bununla birlikte, bu tür yapılaşmanın başlatılması Küresel Jeopark Ağı’na katılma sürecini olumsuz bir şekilde etkileyecek ve bölge turizmine önemli katkılar yapması beklenen Jeopark statüsünü tamamen imkânsız hale getirecektir. Nemrut Kalderası, bir mesire yeri değildir, Tabiat Anıtı, Doğal Sit Alanı ve Ramsar Alanı statülerinde ve UNESCO Dünya Mirası Kriterlerinde belirlendiği gibi, doğallığına, bütünlüğüne ve orijinalliğine olumsuz etki edebilecek her türlü değişime, gelişime karşı korunması gereken bir doğal dünya mirasıdır. Planlama yapan kurumlarımızın aksine jeolojik bir miras olan kalderanın önemi bütün dünyaca kabul edilmekte ve Bitlis Eren Üniversitesi bünyesinde yapılan araştırmalar ve yazılan makaleler, dünya çapında ilgi görüp en saygın bilimsel dergilerde yayımlanmaktadır. Bu alanın, bölgenin gelişimine katkısı olacak şekilde tanıtımı için yapılması gerekenler, koruma statülerine uygun ilkelerle hazırlanacak bir plan dahilinde olmalıdır.”
5 BAŞLIKTA ÇÖZÜM
Özel, üniversite, baro ve STK’lar olarak gerçekleştirdikleri toplantıda Nemrut bölgesi için uygun gördükleri çözüm şeklini de şöyle açıkladı:
“1-Kaldera sınırları içinde hiçbir şekilde kazı, dolgu gerektirecek müdahale yapılmaması,
2-Kaldera sınırları içerisinde hiçbir şekilde doğal malzemeden yapılmamış (beton, demir vb.) yapısal unsur önerilememesi,
3-Ziyaretçilerin, Kula Jeoparkında olduğu gibi Kaldera sınırları dışında mesafeli bir noktaya konulmuş bir Ziyaretçi Merkezinde karşılanması, bilgilendirilmesi, araç park yeri, lokanta, sergi salonu gibi işlevlerin burada yer alması ve kaldera içine erişimlerinin denetimli bir şekilde ve toplu bir araçla bu noktadan başlaması.
4-Kaldera içerisinde yürüyüş güzergahları, bilgilendirme elemanları yerleştirilerek alan hakkında bilgilenme ve etkin ziyaretçi deneyiminin artırılması,
5-Seyir noktaları, kalderanın içi ve Van gölü manzarasının en etkileyici olduğu noktalarda silueti ve doğal çevreyi en asgari biçimde etkileyecek şekilde tasarlanması.
Bu ilkelerle geliştirilmesi halinde Nemrut Kalderası özellikle dağ ve doğa yürüyüşü, fotoğrafçılık, botanik inceleme, jeolojik gözlem, kuş gözlemciliği için dünyaca tercih edilen nitelikli bir ekoturizm destinasyonu olabilecektir. 2016 yılında hazırlanan Nemrut Kalderası Yönetim Planı, alanın koruma statülerine uygun olmayan öngörüleri içermekte ve alanın korunmasında önemli riskler oluşturmaktadır. Yönetim Planı, Tabiat Anıtı ve Ramsar Alanı sınırları içinde, Mutlak Korunma ve Hassas Koruma alanları arasında piknik alanları, kır lokantası, otopark gibi işlevler ve kalderanın doğal peyzajı içinde kalan bir noktada kır lokantası öngörmektedir.”
Mehmet GÜLER - VANMED












































Yorum Yazın