Siverek Kaymakamlığı Covid-19'dan ölen imamın cezalandırılmaya yönelik görevlendirildiği yönündeki iddiaların doğru olmadığını açıkladı

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Siverek Kaymakamlığı Covid-19'dan ölen imamın cezalandırılmaya yönelik görevlendirildiği yönündeki iddiaların doğru olmadığını açıkladı
Siverek Kaymakamlığı, yeni tip koronavirüs (Covid-19) nedeniyle vefat eden imam hatip Osman Çilenti'nin “cezalandırmaya yönelik görevlendirildiği” iddiasının asılsız olduğunu, soruşturmanın devam ettiğini bildirdi.

Medyada, Siverek’te Covid-19 nedeniyle hayatını kaybeden görevli imam Osman Çilenti’nin İlçe Müftülüğünün kendisine verilen koronavirüsten ölen insanları yıkama cezasını yerine getirirken virüs kaptığı iddia edilmişti.

Çilenti'nin başvurduğu hastanede yapılan koronavirüs testi pozitif çıkan Çilenti, 21 Ağustos’ta evinde yaşamını yitirdi. Ölen imamın ailesi, sosyal medya üzerinden Çilenti’nin ölümünde ihmal olduğu iddialarını gündeme getirdi. Rahime Çilenti, eşi Osman Çilentiye koruyucu ekipman ya da eğitim verilmediğini söyledi.

Siverek Kaymakamlığının internet sitesinde yapılan açıklamaya göre, Siverek Müftülüğü emrinde imam hatip olarak görev yaparken hayatını kaybeden Osman Çilenti'nin vefatıyla ilgili çeşitli basın yayın organlarında bazı iddialar yer aldığı için kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla açıklama yapılmasına ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

Açıklamada, kentte Covid-19 salgınıyla mücadelenin, “Pandemi Planı” çerçevesinde görev verilen bütün kamu kurum ve kuruluşları imkan ve personeli aracılığıyla yürütüldüğü hatırlatıldı.

Görevliyken vefat eden imam hatip Çilenti’nin ölümüyle ilgili başlatılan soruşturmanın devam ettiği vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Sağlık personelinin tamamının yanında jandarma, polis, öğretmen, mühendis, zabıta, muhtar ve birçok kamu ve meslek kuruluş personeli, pandemi kurullarınca alınan kararlar doğrultusunda yapılan planlamaya uygun bir şekilde, kişisel koruma tedbirlerine de riayet ederek filyasyon, izolasyon ve alan denetimleri ile benzer çalışmalarda görev ifa etmektedir.

Bazı basın ve yayın organlarında yer alan merhum imam hatibimiz Osman Çilenti'nin cezalandırmaya yönelik görevlendirildiği iddiası asılsız olup Kovid-19 nedeniyle vefat eden vatandaşlarımızın dini vecibelerinin yerine getirilmesi ve cenazelerinin yıkanması amacıyla nisan ayından bu yana bu amaçla görevlendirilen 10 kişilik imam hatip gurubun içinde yer almaktaydı. Vefat eden vatandaşlarımızın dini vecibeleri gereği yıkanması hizmeti, ilçemiz devlet hastanesinde yapılmakta olup yıkama hizmetinde görevli bütün personele gerekli koruyucu ekipman sağlanmıştır.”

Konuyla ilgili iddiaların da araştırıldığı aktarılan açıklamada, “Merhumun, Kovid-19'a ne zaman ve ne şekilde yakalandığını tespit etme imkanı bulunmamakla birlikte, vefat olayında ihmal bulunduğu, savunmasının alınması, merkeze çeklime talebinin kabul edilmemesi gibi iddialara ilişkin başlatılan idari soruşturma devam etmektedir. Değerli mesai arkadaşımız merhum Osman Çilenti'ye Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz” denildi.

Urfa milletvekilileri Öcalan ve Aydınlık Meclis’e soru önergesi verdi

İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Üyesi CHP Urfa Milletvekili Aziz Aydınlık ve HDP Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, konuyu Meclis gündemine taşıdı.

Öcalan ve Aydınlık TBMM’ye ayrı ayrı sundukları soru önergesinde ailesi tarafından ihmal sonucu öldüğü iddia edilen Cami İmamı Osman Çilenti’nin ölümünün araştırılması istedi.

Öcalan, Çilenti'nin “haksız atamalara” karşı çıktığından kaynaklı hedef haline getirildiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın cevaplandırması için verilen soru önergesinde Osman Çilenti’nin eşi Rahime Çilenti’nin iddialarına yer verildi.

Ne olmuştu?

Urfa’nın Siverek ilçesine 35 kilometre uzaklıkta bulunan Daralix (Burçalık) köyünde cami imamlığı yapan Osman Çilenti (44), Siverek Müftülüğü tarafından kendisi ile birlikte 10 personelle birlikte Covid-19’lu cenazeleri yıkamak üzere görevlendirildi.

Covid-19’lu bir cenazeyi yıkadıktan sonra Covid-19’a yakalandığı iddia edilen Çilenti,  evde karantinadayken hayatını kaybetti.

Eşinin ölümünde ihmal ve psikolojik baskı olduğunu ileri süren Rahime Çilenti, konu ile ilgili suç duyurusunda bulunacağını söyledi.

Eşinin, ilçe merkezine 35 kilometre uzaklıkta bir köyde görev yapmasına rağmen cenaze yıkamakla görevlendirildiğini, Covid-19’a yakalandığı halde kendisinden hasta hasta savunmasının alındığını, Covid-19’lu cenaze yıkarken kendisine gerekli teçhizatın verilmediğini ve eşinin Covid-19’lu cenaze yıkama eğitimi almadığını ileri süren Çilenti, eşinin görevi başındayken öldüğünden dolayı şehit sayılması gerektiğini ifade etti.

“Eşim 'telefonla konuşamıyorum' dediği halde savunmasını aldılar”

Eşinin Covid-19’lu olmasına rağmen müftülüğün kendisinden savunma aldığını ileri süren Çilenti, “Müftülük, Çarşamba günü eşimi telefonla arayarak müftülüğe gelemiyorsa telefonla savunma yapmasını istedi.  Ben kapının önünde eşimi dinliyordum. Eşim diyordu ki ‘Çok halsizim, konuşacak halim yok.’ Karşıdaki kişi ise ‘Sen konuş, anlat, ben yazarım.’ diyordu. Eşim durumunu anlattı. Eşim o haldeyken ondan savunma aldılar. Eşim zaten psikolojik olarak orada çöktü. Eşim Covid-19’a yakalandığı zaman, zaten seferberlik ilan ettik. Eşim o haldeyken eşimden savunma aldılar. Aynı gün savunmayı eve gönderdiler ve savunmasını imzalattılar. Bu hangi dinde ve insan ahlakında var. Eşim 'telefonla konuşamıyorum' dediği halde savunmasını aldılar. Bir insan hastaysa onu hasta olduğu için idam bile etmezler. Ne ceza verecekseler iyileştikten sonra verselerdi” diye konuştu.

“35 kilometre uzaklıkta bulunan bir insanı cenaze yıkamaya nasıl gönderiyorlar”

Ölüm döşeğinde eşinden savunmasının alındığını iddia eden Çilenti, sözlerine şunları ekledi:

“Eşim 35 kilometre uzaklıkta bir köyde görev yapıyordu. Siverek merkezde görev yapmıyordu. 35 kilometre uzaklıkta bulunan bir insanı cenaze yıkamaya nasıl gönderirler. Her cenaze olduğu zaman şehre gidip gelecek mi? Ardından köye gideceksin, orada olmadığı zaman da tutanak tutacaksın! Bu adam burada mı, değil mi? O tutanağın savunmasını da ölüm döşeğinde alacaksın. ‘Sen ölmeden önce tutanağı imzala,  soruşturmanı bir geçir, sonra ölüyorsan öl’ yaptıkları buydu. Başka bir şey değildi. Keşke eşime ceza verselerdi. Onu sürecekler miydi yoksa görevden mi atacaklardı. Kocam iyi olduktan sonra yapsalardı. Ama bir iyileşmesini bekleseydiler sonra ne yapacaklarsa yine yapsalardı.”


Eğitim-Sen Van eski Şube Başkanı Hasan Güven hayatını kaybettiÖnceki Haber

Eğitim-Sen Van eski Şube Başkanı Hasan G...

Van-Hakkari karayolunda kaza meydana geldiSonraki Haber

Van-Hakkari karayolunda kaza meydana gel...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar