--°Van
DOLAR48,47
EURO56,45
GRAM6.902
ÇEYREK11.152

Eğitimde ‘Ortalama’ Sancısı: 2026 YKS Tablosu Bir Uyarıdır..

Eğitimde ‘Ortalama’ Sancısı: 2026 YKS Tablosu Bir Uyarıdır..
Nureddin Şimşek yazdı...

ÖSYM’nin 21 Temmuz 2026’da açıkladığı YKS sonuçları, Türkiye’nin eğitim sistemindeki kronik yarayı bir kez daha kanattı. 2,5 milyona yakın gencin girdiği sınavda TYT Temel Matematik’te 40 soruda ortalama 6,8 net, Fen Bilimleri’nde 20 soruda 4,3 net… Puanı dahi hesaplanamayan 67 binden fazla aday. Bu rakamlar istatistik değil, bir neslin geleceğine vurulmuş ağır bir damgadır.

Köklü okullardan çıkan birkaç şampiyonun başarı öyküleri, asıl tabloyu gizleyemez. Kartal Anadolu İmam Hatip’ten, Kabataş Erkek’ten birinciler çıkarken, kitlesel bir öğrenme kaybı yaşanıyor. Bu, “öğrenciler tembel” diye geçiştirilemeyecek kadar derin ve yapısal bir krizdir.

Yirmi Yıllık Deneylerin Bedeli...

Son yirmi yılda eğitimde sayısız “reform” yapıldı. Sistemden müfredata, sınavdan öğretmen atamalarına kadar neredeyse her şey değişti. Gece yarısı kararnameleriyle yürürlüğe konan kurallar, ne öğrenciye ne öğretmene istikrar bıraktı. Sürekli değişen hedefler, eğitimde tükenmişlik yarattı; öğrenciler “bu sene ne çıkacak?” kaygısıyla, öğretmenler ise belirsizlik içinde kaldı.

Müfredat değişiklikleri ise en büyük sorunlardan biri. Pedagojik ilkeler, bilimsel veriler ve saha deneyimi yerine, tepeden inen, kapalı kapılar ardında şekillenen içerikler dayatıldı. Öğretmenler, akademisyenler ve veliler yeterince dahil edilmedi. Sonuç ortada: Sorgulama yeteneği zayıf, analitik düşünceden yoksun, temel fen ve matematik okuryazarlığı alarm veren nesiller.

Öğretmenler de bu tablonun mağduru..

Her başarısızlığın sorumlusu olarak hedef gösterilmeleri, mesleki itibarlarını aşındırdı. Buyurgan üslup, siyasi atamalar ve pedagojik özerkliğin kısıtlanması, okul iklimini zehirledi. Motivasyonu düşen öğretmenle kaliteli eğitim olmaz.

Eşitsizlik ve Piyasa Mantığı.

YKS verileri, devlet okulları arasındaki uçurumu da gözler önüne seriyor. Parası olan özel okullara veya etütlere yönelirken, dar gelirli ailelerin çocukları sistemin çatlaklarında kayboluyor. Kamusal eğitimin niteliğinin düşmesi, eğitimi sınıfsal bir ayrışma aracına dönüştürdü.
Üstelik diploma artık güvence olmaktan çıktı. Lise ve üniversite mezunları işsizlik veya güvencesiz çalışma kıskacında. Çıraklık ve MESEM gibi uygulamalar, erken yaşta ucuz iş gücüne yönlendirme eleştirilerini haklı çıkarıyor. Eğitim, gençleri nitelikli bireyler olarak yetiştirmek yerine, piyasanın kısa vadeli ihtiyaçlarına göre şekillendiriliyor gibi görünüyor.

Eleştirinin Ötesinde Gerçek..

Elbette sorun tek boyutlu değil. Ailelerin eğitim desteği, sosyoekonomik koşullar, dijital çağın dikkat dağınıklığı ve kültürel faktörler de etkili. Ancak bunlar, kamu politikasının sorumluluğunu azaltmaz.

 Uluslararası testlerde (PISA, TIMSS) yıllardır süren düşük performans, “münferit” değil, sistematik bir başarısızlığın göstergesi.
Eğitim politikaları, ideolojik tercihlerden ve günübirlik hesaplaşmalardan arındırılmadıkça; liyakat, istikrar ve bilimsel yaklaşım ön plana çıkarılmadıkça bu tablo düzelmeyecek.

Kamusal, erişilebilir, kaliteli ve analitik düşünmeyi merkeze alan bir eğitim modeli şart.

67 bin gencin puansız kalması, matematiğin 6,8’de kalması kimsenin “kaderi” değil. Bu, eğitim sistemimizi yöneten anlayışın karne notudur. Artık halı altına süpürme zamanı geçti. Ya köklü bir zihniyet ve yapı değişikliği yapacağız ya da her yıl aynı acı tabloyu izlemeye devam edeceğiz.

Gençlerin geleceği, siyasi rekabetin veya kısa vadeli hesapların malzemesi olamayacak kadar değerli. Eğitimde acil, cesur ve kapsayıcı reformlar gerekiyor. Aksi takdirde “ortalama”nın sancısı, toplumun tamamına sirayet edecek.


  • 0
    SEVDİM
  • 7
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Rojin Kabaiş soruşturmasında DNA örneği tartışması; Adalet Bakanlığı açıklama yaptıÖnceki Haber

Rojin Kabaiş soruşturmasında DNA örneği...

Ahbap soruşturması: Gazeteci Ece Üner ve Fatih Portakal'a ifade çağrısıSonraki Haber

Ahbap soruşturması: Gazeteci Ece Üner ve...

Haber Yorumları

  • Mehmet Beke22-07-2026 12:09

    Bir Çin Atasözü var,derki "Bir yıl sonrasını düşünüyorsan tohum ek ; on yıl sonrasını düşünüyorsan ağaç dik ; bin yıl sonrasını düşünüyorsan İNSAN EĞİT "Ama bu ülkede insana-özelde de gençlere,çocuklara verilen değeri eğitime verdikleri değerde görüykruz ve bu sınavın sonucu eğitimin ve gençlere verilen değerin düzeyini ortaya koyuyor. ...Bence bu sonuç istedikleri sonuçtur.Çünkü emel ettikleriyle örtüşüyor.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar