EY UMUTSUZLAR!

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
EY UMUTSUZLAR!
Şair-Yazar Zekeriya EKİNCİ yazdı: Ey Umutsuzlar!

Ülkemizde, son zamanlardaki baskıya dayalı oluşum, yapısal bunalımın bir ifadesi olarak sermayenin ve kendini temsilen vekâlet verdiği siyasal iktidarın toplumsal yaşamın bütününü totaliter biçimde örgütleme eğiliminden kaynaklanmaktadır.

Sermayenin vekâletinde kalmaya direnen siyasal iktidar, kalıcı olmak adına, baskıcı yönetimini daha da baskıcı kılmak için militarist, antidemokratik ve ulusalcı-dinci bir düşünce paralelinde millî ve dinî milisler oluşturmakta ve yandaş milislerini silahlandırmaktadır.

İç savaş senaryosu üzerinden kendi yandaşları ile kendine muhalif olan taraflar arasına nefret tohumları ekmekte, halkın bütününü bu konuda korkutmakta; ekonomik bunalımdan kaynaklı alt orta sınıf ve köylülüğün fakirleştiğini gizlemeye çalışmaktadır. Gündemi değiştirmek amacıyla kendine muhalif bulduğu siyasal parti liderlerini tutuklamakta, saldırıya uğratmakta, büyük destekçisi bulunan bu partilerin yasaklanması ya da yapılacak olan seçimlere girmemesi adına ileri gelenlerini sorgusuz sualsiz ve uyduruk gerekçelerle tutuklamaktadır.

Böyle bir oluşumun gerçekleşmesi için -hâliyle- demokrasinin rafa kaldırılması gerekmektedir.

Demokrasi, tozlu raflarda tozunu aldı bile!

Ülkemiz sermayedarları ve onların bağımlı olduğu büyük patronlar, kendi kârlarını artıran bu siyasi iktidardan memnundur, denebilir. Çünkü tekelci sistemde totaliter nitelikli bir siyasi iktidar olmaksızın fahiş konuma dayanan kârın artırılması gerçekleşemeyeceği gibi bu yöntemle elde edilen sermayenin de koruma altına tutulması garanti bulunmamaktadır. O halde siyasi iktidar işçi sınıfının tüm eylemliklerini yasaklamalı, demokratik taleplerde bulunan azınlıkların üzerine milliyetçi duygularla yüklenmelidir.

Tarihi süreç bize yaşanan ekonomik bunalımın aşırıya kaçan keskinliği ırkçı faşizan baskıları artırdığını öğretmiştir. Bu baskılar karşısında sessiz kalmak, baskılı yönetimin daha da güçlenmesini sağlamaktır. Nitekim siyasal iktidar, üst yapının onayıyla sistem için tehlikeli gördüğü azınlık halkların demokratik istemlerini baskı yoluyla rafa kaldırır. Bunu başardığı an, sıra inanç farklılığını ortadan kaldırmaya ve emek platformunu denetimi altına almaya gelecektir.

Keskin bir ekonomik bunalım sadece emekçi insanın sırtında bir yük olmayacak, azınlık halklara karşı yürütülen antidemokratik uygulamalarla yetinilmeyecek, sağ kanat siyasal hareketlerin hızlı gelişimini de beraberinde getirecektir.

Görüp de teğet geçtiğimiz tehlikelerden bir tanesi de bu olsa gerektir.

Unutmamak gerekir ki sağ kanat siyasal güç, her zaman sermayenin vurucu ve koruyucu müfrezesi olmuştur.

Günümüz ülke koşullarında faşizm, kendi zaferini özel ulusal koşullar ile tarihsel geleneklere bağlı sürdürmeyi yeğ tutmaktadır.

O halde kendimizi azınlıklara karşı ırkçılık hastalığından korumamız gerekecektir.

“Siz vurdunuz da biz ölmedik mi? En iyi bildiğimiz yer kabristanlar, hapishaneler ama bize diz çöktüremeyeceksiniz!...” sözünü duymayanımız kaldı mı? Duyduysak eğer kaçımız bu söz odağında destekleyici bir tavır sergileyebildik acaba?

Bİşte bütün mesele, alışkanlık hâline getirdiğimiz bu suskunluğun altında yatmaktadır!

Bertolt Brecht’in Sezuan’ın İyi İnsanı oyununda, âdeta bugünkü bizler için söylenen şöyle bir tirat vardır:

“ey umutsuzlar! kardeşlerinizi boğazlıyorlar, göz yumuyorsunuz.

çığlıklar duyuluyor ama siz susuyorsunuz.

aramızda dolaşıp kurbanını seçiyor zorbanın teki,

sessiz kalsak bize dokunmaz diyorsunuz.

b.k yiyorsunuz!...”

Bertolt Brecht’in bir sahne oyuncusunun ağzından aktardığı bu düşüncesinde bir olumsuzluk gören varsa beri gele!...


Gözaltına alındıktan sonra helikopterden atıldığı iddia edilen Servet Turgut hayatını kaybettiÖnceki Haber

Gözaltına alındıktan sonra helikopterden...

Yazarımız Misbah Eratilla’nın ilk kitabı çıktıSonraki Haber

Yazarımız Misbah Eratilla’nın ilk kitabı...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar