--°Van
DOLAR48,47
EURO56,43
GRAM6.903
ÇEYREK11.152

Eğitimde Çöküş: Sayılar Yalan Söylemez, Sistem İflas Etti..

Eğitimde Çöküş: Sayılar Yalan Söylemez, Sistem İflas Etti..
Nureddin Şimşek yazdı...

2025’te Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) 2 milyon 560 bin 649 aday başvurmuştu. ÖSYM ve YÖK verilerine göre 2026’da bu rakam 2 milyon 425 bin 560’a geriledi. Yani sadece bir yılda 135 bin aday eksildi. Daha geniş bir tabloya bakınca manzara daha da vahim: 2023’te 3 milyon 527 bin 443 olan başvuru sayısı, 2024’te 3 milyon 120 bine, 2025’te 2,56 milyona, 2026’da ise 2,43 milyona düştü. Üç yılda yaklaşık 1,1 milyon genç üniversite hayalini ya erteledi ya da tamamen vazgeçti.

Oysa nüfus artıyor, lise mezunu genç sayısı azalıyor mu? Hayır. Peki bu dramatik düşüşün sebebi ne? Eğitim sisteminin çöküşü. Gençler ya umudunu yitirdi ya da “bu sistemde okumanın bir anlamı yok” diyerek alternatif yollara yöneldi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yıllardır uyguladığı politikalar, gençleri sınav salonlarından uzaklaştırıyor.

Barajın 2022’de tamamen kaldırılması, tam da bu çöküşün simgesiydi. Pandemi bahanesiyle önce düşürülen, sonra tamamen ortadan kaldırılan baraj, “herkes üniversite okusun” popülizminin ürünüydü. İdeolojik gerekçelerle her ile, her ilçeye üniversite tabelası asıldı. Bilim üretmeyen, kadro yetersiz, altyapısı olmayan binalar açıldı.

YÖK verilerine göre 2024-2025 itibarıyla 208 yükseköğretim kurumu var: 129 devlet, 75 vakıf üniversitesi ve 4 vakıf meslek yüksekokulu. Çoğu, nitelikten ziyade “sayı artsın” diye kuruldu. Boş kalan kontenjanları doldurmak için barajı kaldırmak, sorunu çözmek yerine maskelemek oldu.


Eğitim piyasalaştı. Vakıf üniversiteleri ve bazı özel/uluslararası kurumlar, çok düşük puanlarla öğrenci alıyor. Ücretli programlarda taban puanları yerlerde sürünüyor. Devlet üniversitelerinde bile nitelikli bölümler dışındakiler boş kalıyor. Gençler, “parası olan okur” mantığına mahkûm edildi. Daha da vahimi, yurt dışı diploması furyası. Makedonya Üsküp’teki Balkan Üniversitesi gibi kurumlar üzerinden “kolay diploma” kapısı açıldı. Mütevelli heyetlerinde iktidar bağlantılı isimlerin yer aldığı bu üniversitelerde, özellikle iktidar çevresine yakın zengin ailelerin çocukları, Türkiye’de en yüksek puanlı bölümleri (tıp, hukuk, mühendislik) okuyormuş gibi diploma alıp dönüyor. Emeksiz, düşük maliyetli, yüksek prestijli diplomalarla Türkiye’ye hizmet (!) üretiyorlar. İktidarın eski meclis başkanları ve mensuplarının bağlantılarıyla kurulan bu yapılar, eğitimde adaletsizliğin en açık örneği.

Peki lisede ne oluyor? MEB, müfredatı adeta “yaz-boz tahtası”na çevirdi. Her iktidar değişikliğinde, her bakan geldiğinde program baştan yazılıyor. Öğretmenler ve okul yöneticileri sürekli yeni müfredat, yeni ölçme-değerlendirme, yeni etkinlik bombardımanına tutuluyor. Sürekli değişen çizelgeler, artan kırtasiyecilik, öğretmenler üzerinde baskı… Sınıfta ders anlatmak yerine evrak doldurmak, denetimlere hazırlanmak zorunda kalan öğretmenler tükeniyor. Öğrenciler ise neyin önemli olduğunu şaşırıyor. Beceri temelli denilen ama pratikte kağıt üstünde kalan değişiklikler, ne öğrenciye ne öğretmene fayda sağlıyor. Her yıl yeni bir “maarif modeli”, yeni bir “devrim” vaadiyle eğitim, istikrarsızlığın kurbanı haline getirildi.

Sonuç ortada: Üniversite sınavına girecek genç sayısı hızla azalıyor. Kalanlar ise ya düşük kaliteli programlara ya da parayla alınan diplomaya yöneliyor. Bilim üreten, nitelikli insan yetiştiren bir sistem yerine, tabela üniversiteleri, piyasalaşmış vakıf kurumları ve siyasi bağlantılı kolay diploma yolları var. MEB ve YÖK’ün istatistikleri bunu gizleyemiyor. Eğitimde çöküş, rakamlarla sabit.

Bu tabloyu “gençler tembel” diye yorumlamak kolaycılık. Asıl mesele, sistemin gençleri umutsuzluğa itmesi. Eğitim, ideolojik araç olmaktan çıkarılıp, bilim ve nitelik odaklı hale getirilmedikçe, ne YKS başvuru sayıları artar ne de Türkiye geleceğe hazırlanır.

 Sayılar yalan söylemiyor; eğitimdeki kriz, göz göre göre derinleşiyor.


  • 0
    SEVDİM
  • 8
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Bahçeli'den "süreç" açıklaması: Oyalanmaya ve oyalamaya gerek yokÖnceki Haber

Bahçeli'den "süreç" açıklaması: Oyalanma...

İstanbul'daki İsrail Başkonsolosluğu önünde silahlı çatışmaSonraki Haber

İstanbul'daki İsrail Başkonsolosluğu önü...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar