
PKK Yürütme Komitesi üyesi Duran Kalkan, Abdullah Öcalan'ın silahların bırakılması yönündeki çağrısı ardından gerekli adımları attıklarını ancak buna karşılık iktidar tarafından sürecin ruhuna uygun hiçbir adım atılmadığını söyledi. Ne olup bittiğini anlamaya çalıştıklarını belirten Kalkan, "Biz savaşın yönetimi olabiliriz, bir savaş yürütebiliriz ama barışın yönetimi olamayız. Barışı ancak Önder Apo sağlayabilir. Önder Apo barış sürecini yönetebilir. Dolayısıyla bu konuda bizden fazla bir şey beklenmemeli." dedi.
VANMED HABER MERKEZİ - PKK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan, Medya Haber TV’de yayınlanan programda PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın başlattığı çağrıya dair değerlendirmelerde bulundu.
Öcalan’ın 27 Şubat’ta okunan çağrı metni ile kendilerine öncesinde gönderilen mektubu değerlendirip anlamaya çalıştıklarını ve bazı adıklar attıklarını belirten Kalkan, şunları söyledi:
“19-20 günü buluyor. Bu süreçte evet neler yaşandı, ne tür gelişmeler oldu? Bize ulaşan şeyler bu konuda Şubat’ın ilk haftasında bir mektuptu Önder Apo’dan. Biz -sanıyorum 8 Şubat’tı- cevap verdik mektuba. Onun dışında bir de 27 Şubat günü kamuoyuna açık yayınlanan çağrı oldu. Onu dinledik, okuduk. Bunun dışında bize gelmiş herhangi bir şey yok. İmralı heyeti belli çalışmalar yürüttü. İzliyoruz, takip ediyoruz. Partilerle görüşmeler yaptılar, sonra DEM Parti Eş Genel Başkanları Meclis’te gurubu olan tüm partilerle bir kere daha görüşmeler yaptılar.
"Anlamaya çalıştık..."
Belli bir tartışma var çeşitli biçimlerde. Farklı farklı içerikleri olan tartışmalar. Karşıt olanlar da var, kendine göre değerlendirmeye çalışanlar da var. Fakat sorunu gerçekte anlamaya çalışanlar da var. Böyle bir tartışma düzeyi de var. Bunun ötesinde bir şey var mı, şu an pratikleşmiş bir durum? Yok. Söz var, pratik yok. Onun ötesinde bir şey yok. Bir pratikleşme olmadı. Biz anlamaya ve anladığımız kadar da anlatmaya çalıştık. Geçen 2 buçuk haftalık dönemi boş geçirmedik. Önder Apo’nun asrın çağrısı diye ya da çağın manifestosu diye tanımlanan kısa ama çok özlü ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ başlıklı manifestosunu anlamak için araştırdık, inceledik, tartışmalar yürüttük. Anladığımız kadarıyla parti içinde yoldaşlarla tartıştık, halkımıza anladıklarımızı yansıtmaya çalıştık. Bir çabamız var yani. Çabasız olmuyor. Zaten öyle rahat, kolay bir ortam yok. Hiçbir yerde yok. Kürtler açısından da, toplum içinde de, parti içinde de yok. Anlamak, daha derinden anlamak ve daha çok anlatmak gerekiyor. Bu çabalarımızı sürdürüyoruz da. Biz ifade ettik.
"Ateşkes ilan ettik"
Önder Apo 27 Şubat çağrısını yaptıktan sonra 1 Mart’ta yönetimimiz Önder Apo’nun çağrılarına uyacağını ve uygulayacağını açıkladı kamuoyuna. Bunun önünü açmak için ateşkes ilan ettiğini belirtti. Bu temelde çeşitli değerlendirmeler, açıklamalar oldu. Yine birkaç gün önce yönetimimiz biraz da söz olup, pratiğe geçmeyen durumu eleştirmek, kamuoyunu bu konuda bilgilendirmek üzere Newroz açıklamasında bazı bilgilendirmeler, uyarılar yaptı.
"Bizim cephemizden yapılmayan kalmadı"
Bu çerçevede 3 hafta dolacak. Bizim cephemizden yapılmayan kalmadı. Başlangıç itibariyle yapılması öngürülenler yapıldı. Hiç kimse Önder Apo’nun bu biçimde bir çağrı yapacağını beklemiyordu, inanmıyorlardı da, ‘Böyle olmaz’ diyorlardı ama hiç kimsenin inanmadığını, beklemediğini Önder Apo yaptı. Çağrısını yaptı. Yönetimimizde değerlendirmeler, tartışmalar yaparak bazı koşulların yerine getirilmesi kaydıyla bu çağrıyı uygulayabileceğini belirtti. O koşullarda netti. Aslında Önder Apo’ya verilen mektupta da ifade edilmişti.
"Bizden fazla bir şey beklenmemeli"
Biz bunu 2013-14 sürecinde de Önder Apo’ya ifade etmiştik. Biz savaşın yönetimi olabiliriz, bir savaş yürütebiliriz ama barışın yönetimi olamayız. Barışı ancak Önder Apo sağlayabilir. Önder Apo barış sürecini yönetebilir. Dolayısıyla bu konuda bizden fazla bir şey beklenmemeli. Bu mektupta da aynı şeyi ifade ettik. Mektupta ifade ettiklerimizi 1 Mart açıklamasında olduğu gibi kamuoyuna da ifade ettik. Yani evet kongre yapılacaksa, PKK’nin feshi, silahın bırakılması tartışılacak, kararlaştırılacaksa bunu ancak ve ancak Önder Apo yapabilir dedik, başka kimse yapamaz. Başka kimseden de bunun yapılması beklenmemeli…”








































Yorum Yazın