
Diyarbakır’da oğlunu gözaltına almaya çalışan polisler tarafından darp edilen Kevser Demir’e ilişkin mağdurlarla yaptığı görüşmenin ardından hazırladığı raporu açıklayan Diyarbakır Barosu, “kolluk görevlilerinin işkence, tehdit ve hakaret suçlarını işlediğine yönelik kuvvetli kanı oluştuğu” değerlendirmesini yaptı.
Haber Merkezi - Diyarbakır Barosu, Bağlar ilçesine bağlı Kaynartepe Mahallesi’nde 55 yaşındaki Kevser Demir’in polisler tarafından darp edilerek kolu ve dişlerinin kırılmasına dair hazırladığı raporu yayınladı. Raporda bir polisin darp edilen kadına ve ailesine “Diyarbakır’a bir yıllığına geldim, burada insan bırakmayacağım’ dediği yönündeki ifadeleri dikkat çekti.
Rûdaw'da yer alan habere göre, “Diyarbakır ili, bağlar ilçesi, Kaynartepe mahallesinde ikamet eden yurttaşlara yönelik hak ihlallerine ilişkin rapor” başlıklı çalışma, olayın mağdurları ve görgü tanıkları ile yapılan görüşmeler sonucunda hazırlandı.
Olayın incelenmesi için oluşturulan baro heyetine darp olayının nasıl yaşandığını anlatan mağdur Kevser Demir, apartmanın boşluğunda 3 sivil polisin oğlunu yüzüstü yere yatırarak ellerini arkadan kelepçelemeye çalıştığını, bir polisin de diziyle sırtına bastığını ve oğlunun çığlıklar atarak kendisinden yardım istediğini belirtti. Polislere hitaben “Dövmeyin oğlumu, suçu neyse alın götürün” dediğini kaydeden Demir, daha sonra kendisine de müdahale edildiğini söyledi.
‘Diyarbakır’a bir yıllığına geldim. Burada insan bırakmayacağım’
Raporda Kevser Demir’in anlatımlarına dayanılarak olay anı hakkında şu ifadelere yer verildi:
“…Orada bulunan 3 kolluk personelinden, mağdurun beyanına göre beyaz tişörtlü olan, Mağdur K.D’yi bulundukları daireden binanın dış kapısına doğru 10-15 metre kadar saçından çekerek sürüklemiştir. Mağdur K.D.’nin beyanlarına göre, aynı kolluk personeli, saçından sürüklediği esnada kendisine ve oğluna hitaben ‘Ananızı, bacınızı sinkaf ederim. A…. koyacağım. Sizi bitireceğim.’ ‘Ben Diyarbakır’a bir yıllığına geldim. Burada insan bırakmayacağım’ şeklinde küfürler ederek, hakaret ve tehditlerde bulunmuştur. Akabinde mağdur K.D.’nin koluna doğru tekme atmak suretiyle fiziksel saldırıda bulunmuştur. Tekme atmasıyla mağdur bayılmıştır.”
‘Tehdit edildi’
Aile bireylerinin beyanlarına de yer verilen rapora göre, şiddet uygulayan polis kendilerine silah doğrultarak “Gelmeyin, dağıtırım, vururum” şeklinde tehditlerde bulundu.
Polisin uyguladığı şiddetin Kevser Demir ayıldıktan sonra da devam ettiği ifade edilen rapor, şöyle devam etti:
“Mağdurun ayılması üzerine kızı F.D. mağduru eve götürmeye çalışmış ancak mağdura tekme atan kolluk personeli kendilerini eve doğru takip etmiş ve ‘Ben eski boksörüm, nereye vursam yıkarım’ diyerek mağdurun karnına tekme atmıştır. Mağdur kendisine atılan tekme ile merdivenlerden aşağı düşmüştür. Kolluk personellerinden biri mağdurun yerden kalkmasına yardım ederek ‘Sen benim annemsin, ben de senin oğlunum. Bu (işkence eden polisi kastederek) üstüm olmasaydı, onu gözaltına alırdım. Aldığınız görüntüleri de silin, şikayetçi olmayın bizden’ demiştir. Mağdur K.D.’nin evine girmesini engellemeye çalışan şiddet uygulayan kolluk personeli mağdurun kızı F.D.‘nin üstüne doğru yürümüştür. Tekrar şiddet uygulanacağı korkusuyla F.D. kapıyı kolluk personelinin suratına kapatarak kuvvetle muhtemel bir şiddet eyleminin önüne geçmeye çalışmıştır.
‘Şikayetçi oldu ama işlem yapılmadı’
Mağdur K.D.’nin kızı F.D. 155’i arayarak olayla ilgili şikayetlerini bildirmiş ancak buna ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığını beyan etmişlerdir.
Mağdur K.D., evine girdikten sonra, tekrar oğlunun ‘anne, anne’ şeklindeki feryatlarını duyması üzerine dayanamayıp aşağıya inmiştir. Oğlunun hala yerde yüz üstü vaziyette bekletildiğini görmüştür. Binanın dışında, daha önce kendisinden görüntüleri silmesini isteyen kolluk personeli ‘Anne ayağının altını öpeyim şikayetçi olma!’ demiş ve kızı F.D. ‘den de tekrar görüntüleri silmesini istemiştir. Daha sonra mağdur K.D., oğlu S.D.’nin kolluk kuvvetleri tarafından omuzlarından tutulmak suretiyle yerden sürüklenerek götürüldüğünü gördüğünü beyan etmiştir.
‘Okuma yazması olmadığı için ifade tutanağını okuyamadı’
Daha sonra mağdur K.D., kendisine yapılan şiddetin tespiti amacıyla Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesine gittiğini, oradan Bağlar Karakoluna yönlendirildiğini, karakolda ifadesinin alındığını ancak okuma yazması olmadığı için ifadeyi okumadan imzaladığını, ifade tutanağı örneğinin kendisine verilmediğini beyan etmiştir.
‘Dişleri kırıldı, kanaması oldu’
Mağdur K.D. ayrıca, karakoldan döndükten sonra evde yemek yerken dişlerinin bir kısmının kırıldığını bir kısmının da ağzında olmadığını fark ettiğini beyan etmiştir. Son olarak, tuvaletini yaptığı esnada kanaması olduğunu fark etmiştir.”
‘İşkence suçunun unsurlarını oluşturduğu tespit edilmiştir’
Mağdurlar ve görgü tanıklarıyla yaptıkları görüşmelerde işkence ve darp olayının gerçekleştiğine dair kuvvetli bir şüpheye ulaştıklarını anlatan Baro heyeti raporunda, “Görgü tanıkları ve mağdur beyanlarının tutarlı olduğu gözetildiğinde, kolluk görevlilerinin işkence, tehdit ve hakaret suçlarını oluşturan eylemlerinin olduğu yönünde kuvvetli bir şüphe oluşmuştur” denildi.
‘Darp eden polisler görevden alınmalı’
Baro ayrıca olayda yer alan polisler hakkında etkin ve şeffaf bir adli ve idari soruşturmanın yapılmasını ve haklarında idari soruşturma da başlatılarak, görevden el çektirilmelerini istedi. (Foto: rûdaw)








































Yorum Yazın