--°Van
DOLAR48,48
EURO56,42
GRAM6.890
ÇEYREK11.152

2025-2026 Eğitim Yılı: Karanlık Bir Tablo..

2025-2026 Eğitim Yılı: Karanlık Bir Tablo..
Nureddin Şimşek yazdı...

2025-2026 eğitim-öğretim yılının son ders zili  26/06/2026 tarihi (dün)itibarıyla çaldı. 

Geride bıraktığımız döneme baktığımızda, Türkiye’nin eğitim sisteminin kronik sorunlarının daha da derinleştiğini görüyoruz.

Eğitim Sen’in yıl sonu raporunda ortaya konan veriler, kamusal eğitimin adım adım tasfiye edildiği, laiklik ilkesinin aşındırıldığı ve çocukların geleceğinin ağır riskler altında olduğunu gösteriyor.

Ülke genelinde yaklaşık 74 bin okulun neredeyse her 4’ünden biri artık özel statüde. 2002’de %1,9 olan özel öğretim payı bugün %8’e yükselmiş durumda. Devlet yatırımlarından çekildikçe veliler özel okullara yöneltiliyor.

Okullaşma oranları yaş ilerledikçe dramatik biçimde düşüyor; liselerde %82,85’e geriliyor ve yüz binlerce genç örgün eğitim dışına itilerek açık öğretimle idare ediliyor.

En endişe verici gelişme, okul öncesi eğitimde yaşanan dinselleşme. “Toplum Temelli Kurumlar” adı altında hızla artan dini eğitim kurumları (çoğu Diyanet bağlantılı) bir yılda %33 büyüyerek 163 binden fazla çocuğa ulaştı. 4-6 yaş arası çocuklar bilimsellikten uzak, tekçi referanslı yapılara teslim ediliyor. ÇEDES projeleriyle imamlar, vaizler okullara “manevi danışman” olarak giriyor; PDR uzmanları geri plana itiliyor. Yeni müfredat (“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”) ve Din Öğretimi bütçesindeki devasa artış (9 kattan fazla), eğitimi ideolojik bir projeye dönüştürme çabasını açıkça ortaya koyuyor.

Ekonomik krizin yansımaları da ağır. Okullarda temizlik personeli kadro yetersizliği nedeniyle ya hiç yok ya da İŞKUR’un geçici güvencesiz programlarına bırakılmış durumda. Bazı sınıflar öğretmen ve öğrenciler tarafından temizleniyor.

Çocuk yoksulluğu OECD ve TÜİK verilerine göre alarm seviyesinde; kantinler parası olmayan çocuklar için yasak bölge haline gelmiş. “Bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek ve temiz su” talebi hâlâ karşılanmıyor.

MESEM uygulamaları ise çocuk işçiliğini devlet eliyle kurumsallaştırmış görünüyor. 2025’te en az 94, 2026’nın ilk yarısında 23 çocuk iş cinayetinde hayatını kaybetti. “Beceri eğitimi” adı altında ucuz işgücü olarak fabrikalara gönderilen çocuklar, eğitimden ziyade sömürüye maruz kalıyor.

Öğretmen tarafında da tablo karanlık: 64 bin 500’den fazla sözleşmeli öğretmen güvencesiz çalışıyor, ücretliler asgari ücretin altında mevsimlik işçi gibi istihdam ediliyor.

Okullarda şiddet olayları artıyor, güvenli ortam kayboluyor.
Eğitim Sen’in vurguladığı gibi, anadilinde eğitim hakkı, kadrolu personel istihdamı, MESEM’in sonlandırılması, protokollerin iptali ve bilimsel-laik müfredat gibi talepler, sistemin acil ihtiyaçlarını özetliyor.

2025-2026 yılı, eğitimde köklü bir değişim yapmazsak kaybedilen nesillerin yılı olarak tarihe geçebilir. Siyasi iktidarların ideolojik tercihleri ile piyasanın kâr mantığı arasında sıkışan eğitim, ancak bilimsel, laik, kamusal ve eşitlikçi bir vizyonla düzelebilir. Aksi takdirde her yaz tatili, yeni bir umutsuzluk döneminin başlangıcı olacak.


  • 0
    SEVDİM
  • 7
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Kadir İnanır hayatını kaybettiÖnceki Haber

Kadir İnanır hayatını kaybetti

Van TSO Başkan Adayı İrem Bayram, Çaldıran'daydıSonraki Haber

Van TSO Başkan Adayı İrem Bayram, Çaldır...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar