--°Van
DOLAR47,38
EURO53,95
GRAM6.168
ÇEYREK10.108
Osman Turğut

Osman Turğut

Mail: o.turgut@vanmed.net

Uyuşturucu tehlikesi Van ilimizi sarıyor ortak bir seferberlik şart

Sayısız teknolojik icat ve gelişmelerle dolu 21. Yüzyıl bağımlılık türlerinin küresel çapta arttığı bir dönem olmuştur. Bağımlılık; sosyal psikolojik ve fizyolojik olarak bireylerin sağlığını bozarak dünyanın tamamını tehdit eden bir halk sağlığı sorunu olmasının yanı sıra ülkelere mali açıdan da büyük zarar veren bir toplumsal problemdir.

Tek çatı altında bütüncül, sistematik ve etkili bir yaklaşımla ele alınması gereken; tıbbi, adli, hukuki ve sosyal yönleri olan bağımlılığın konunun tarafı konumundaki tüm kurumların ve sivil inisiyatiflerin koordinasyon içerisinde hareket etmesiyle çözümlenebilecek çok boyutlu bir sorun olduğu ortadadır. Etkin bir mücadele için ortak bir dil ve çalışma pratiği benimsenerek farklı aktörlerle iş birliği içerisinde hareket etmek büyük önem taşımaktadır. Tıbbi, psikolojik, sosyolojik, ekonomik, adli yöntemler ve iletişim yöntemlerinin birbirini hareket etmek büyük önem taşımaktadır. Destekleyici, tamamlayıcı biçimde kullanılması gerekmektedir.

Bağımlılık ile mücadele konusunda yakın zamanda ülkemizde önemli adımlar atılmıştır. Çok boyutlu bir biçimde ele alınan ve çok paydaşlı bir sorumluluk alanına taşınan bu konuda büyük mesafeler kat edilmiştir. Bağımlılıkla etkin mücadele konusunda uzun zamandan beri ilgili kurum/kuruluşlar tarafından çok yönlü politikalar, programlar, projeler, strateji belgeleri ve eylem planları geliştirilmektedir. Bağımlılıklar ancak önleyici tedbir ve bilinçlendirme çalışmaları yapılması halinde “önlenebilir” hastalıklardır. Kamuoyunda farkındalık oluşturmak, hedef kitlede arzu edilen tutum ve davranış değişikliğini sağlamak için yapılacak çalışmaların iletişim içerik, yöntem ve stratejilerinin belirlenmesi gerekmektedir.

Bilindiği gibi Türkiye’ye giren uyuşturucu maddelerin büyük bir kısmı İran üzerinden Van’a ve Van’dan da Avrupa ülkelerine sevkiyatı yapılmak üzere İstanbul’a transfer edilmektedir. Uyuşturucu ticaretinin yoğun bir biçimde yapıldığı bu ilimizde neredeyse her gün narkotik suçlarla mücadele ekipleri tarafından operasyonlar düzenlenmekte ve çoğu zaman yasadışı yollarla ülkeye sokulan tonlarca madde ele geçirilmektedir. Özellikle Van’ın Başkale ve Gürpınar ile Hakkâri’nin Yüksekova ilçesi, İran’a sınır olmaları nedeniyle uyuşturucu madde geçişinin en yoğun yapıldığı yerlerdir. Türkiye, nasıl ki yasadışı uyuşturucu ticaretinde bir geçiş bölgesi ise, Van da İran’dan gelen uyuşturucunun İstanbul üzerinden Balkanlara ve oradan da diğer Avrupa ülkelerine sevkinin yapıldığı bir merkez konumundadır.

Kentin İran’a sadece 90 km uzaklıkta bulunması, uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştıran en önemli etkendir. Bunun yanında ilin bir milyonu aşan nüfusunun olması, işsizliğin yüksek, üretimin ve istihdamın düşük olması ve çevre illerden yoğun bir göç alması da yasadışı madde ticaretini ve kullanıcı sayısını artırmıştır. Nitekim TUIK 2019 verilerine göre Türkiye’de ortalama hane halkı oranı %3.4 iken, Van’da %5.1 olduğu, ülke genelinde en çok göç alan ve göç veren iller arasında ilk sırada bulunduğu (2017-2018 yılları arasında 34.7 bin göç almış, 45 bin kişi göç vermiştir), Türkiye’de net okullaşma oranı  %83.6 iken, Van’da 61.5; 2018’de ortalama işsizlik oranı %9.5 iken, Van’ın da içinde olduğu TR2 bölgesinde %21.5 ve 2017 yılında kişi başına gayrı safi milli hasıla oranı %10.6 iken, Van’da da %3.9 dolar olduğu görülmüştür.

Türkiye’de illerin sosyal ve ekonomik gelişmişlik sıralamasında da sondan beşinci sırada bulunan Van’ın (SEGA, 2017:35), sosyal, ekonomik ve demografik yapısını ortaya koyan bu veriler, kentin en önemli sorununun göçle beraber işsizlik olduğunu göstermektedir. Van, genç nüfusta işsizlik oranının en yüksek olduğu illerden biri olarak kayıt dışı ekonominin de en fazla olduğu illerin başında gelmekte ve sadece kent merkezinde 15 binden fazla kayıt dışı esnafın olduğu tahmin edilmektedir. Van’ın dikkat çeken diğer bir özelliği de Ağrı ilinden sonra Türkiye’de en çok yeşil kartlının olduğu il olmasıdır (İnan, 2010). Sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinin gelişmediği ilde üretim ve istihdam olanaklarının kısıtlı olması nedeniyle gençler ya çalışmak için büyükşehirlere gitmekte ya da kayıt dışı ekonomik faaliyetlerde bulunmaktadırlar. Bunun yanında bir zamanlar kaçakçılık (özellikle de sigara ve akaryakıt), iki üç yıldır İran ve Irak bavul ticareti ve uyuşturucu madde ticareti de kentin kayıt dışı ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır.

Nitekim Van Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Biriminin 2019 yılında gerçekleştirdiği 397 operasyonda 5 ton 231 kilo eroin yakalanmış, kaçakçılıkta 346 kilo esrar, sigara kaçakçılığında ise 1 milyon 283 bin paket sigara ele geçirilmiştir. Böylece Van ili, Türkiye’de uyuşturucu madde yakalamada ilk sırada yer almıştır. Kentte yasadışı madde ticaretinin bu denli fazla olması, gençler arasında madde kullanımı ve bağımlılığı da artırmıştır. Örneğin TBMM Araştırma Komisyonu’nun Raporu’na göre (2008:142-155), Türkiye genelinde 2004-2007 yılları arasında Ankara AMATEM’de yatarak tedavi olan madde kullanıcılarının yaşadıkları illerin dağılımında Van, ilk beş il arasında ve yine İstanbul Bakırköy AMATEM’de yatarak tedavi olan madde kullanıcılarının yaşadıkları illerin dağılımında da Van 3. sırada yer almıştır. Aynı yıllarda Türkiye’de uyuşturucu suçundan Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında hükümlü ve tutuklu bulunanların en fazla olduğu ilin de %56,26 ile yine Van olduğu saptanmıştır.

Uyuşturucu kullanımının ve bağımlılığının yüksek olduğu kentte bugüne kadar Van Emniyet İl Müdürlüğünün ve 2014 yılında da Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde açılan AMATEM (Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi) ve ÇEMATEM (Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi) gibi yerlerin kayıtları dışında kullanıcıların ve ailelerinin yaşadıkları sorunlarla ilgili herhangi bir veri tabanı oluşturulmamıştır. Aynı şekilde kentte, hali hazırda kaç kişinin madde bağımlısı olduğu, bağımlıların ne tür sorunlar yaşadıkları, uyuşturucu temin etmede ve kullanmada hangi koşulların belirleyici ve tetikleyici olduğu ama daha da önemlisi madde kullanımında ailesel faktörlerin ne kadar etkili olduğuyla ilgili derli toplu bir çalışmaya da rastlanmamıştır.

Van’da madde bağımlılarının sayısı hakkında net bir bilgiye ulaşamamanın temel nedeni ise, kullanıcıların genellikle durumlarını gizliyor olmalarıdır. Zira her toplumda olduğu gibi Türkiye toplumunda da uyuşturucu kullananlar genellikte sosyal çevrelerinden dışlanmaktadırlar. Ayrıca kullanıcılar, kullandıklarını söyledikleri veya tedavi olmak için bile olsa hastaneye başvurdukları takdirde polisin bilgisi olacağı, dolayısıyla hakkında bir tutuklama olmasa bile ailelerinin haberi olacağı korkusuyla genellikle kendilerini açığa vurmak istemiyorlar hâlihazırda kentte ciddi sayıda bağımlı bulunduğu anlaşılmıştır.

 Aslında bölgede uyuşturucu kullanımının ve satışının bu kadar yaygın olmasının birçok farklı nedeni bulunmaktadır. Bu nedenlere göre Van’ın da içinde olduğu TRB2 bölgesinde madde kullanımı ve bağımlılığının birinci derecede bölgenin coğrafi yapısından (İran’la sınır olunması, kaçakçılık,), ikincisi, bölgenin sosyo-ekonomik yapısından (Göç, yoksulluk, işsizlik, eğitimsizlik vb.), (Ögel, 2001) ve üçüncüsü de bölgenin demografik yapısından (çok çocuklu ailelerin olması ve bu ailelerin çocuklarıyla yeterince ilgilenmemesi vb.) kaynaklandığını söylemek mümkündür.

Bölgede madde bağımlısı bireylerin ortak özelliklerine bakıldığında karşımıza sırasıyla; genç olanların, ailesinin sosyo-ekonomik durumunun kötü, aile ilişkileri sorunlu, okul başarısı düşük ve aileleri eğitimsiz olanların, antisosyal kişiliklerin, dışlanmış bireylerin, tükenmişlik sendromu yaşayanların, aileleri zorunlu göçe maruz kalmış olanların, çekingen ve hiperaktif olanların çıktığı görülmektedir. Ayrıca yaptığımız çalışmalarda uyuşturucu madde kullanıcılarının maddeye başlama nedenleri arasında “arkadaş etkisinin ve “merak duygusunun olduğu vurgulanmış ve kullanıcıların %80’ninin maddeyi ya sokak satıcılarından ya da yabancı kişilerden temin ettiklerini belirtmişlerdir.

Van ilimizde giderek artan uyuşturucu kullanımı ve satışı kentin huzurunu ve güvenliğini tehdit eden bir sorun haline gelmiştir. Özellikle yoksul mahallerde uyuşturucu satıcıların artması, gençler arasında sentetik uyuşturucuların artması endişe vericidir. Bu durum, yaşayan insanların günlük yaşamlarını olumsuz etkilemekte ve toplumsal bir sorun haline gelmektedir.

Gelinen aşamada, Van'da uyuşturucunun bittiği şeklindeki haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Sokaklarda, mahallelerde ve okullarda gençlere yönelik uyuşturucu satışı hala devam etmektedir. Vatandaşlar, bu tehlikeli durum karşısında çaresizlik içindedir. Kendi başlarına baş edememekte ve devletin daha etkin bir mücadele yürütmesini talep etmektedir.

Gelinen aşamada bütün mahalleler, sokaklar, okullar; gençlerimiz, öğrencilerimiz uyuşturucu tehlikesinin açık hedefi haline gelmiş durumda. Yarınımız olan çocuklarımız uyuşturucu baronları ve tacirleri karşısında savunmasız. Ölüm tacirlerinin pençelerine düşenler zehirlenerek ölüme doğru adım adım yol alıyor. Uyuşturucu çeteleri zamanla büyüdü, kartelleşti ve silahlandı. Bu suç ağlarının hükmetmediği ev kalmadı. Aileler karşılaştıkları bu tehlike karşısında çaresizdir.

Uyuşturucu kullanımının ve satışının halkın yaşadığı bölgelerde yaygınlaşması, toplumun geleceği olan gençleri büyük bir tehlike altına sokmaktadır. Bu sorunla mücadele etmek için acil bir seferberlik ruhu ve ulusal bir bilinç gerekmektedir. Toplumun her kesimini ve siyasi aktörleri bir araya getirmek, sivil toplum örgütlerini, odaları, baroları, sendikaları ve yerel dernekleri ortak bir platformda birleştirmek zorundayız. Bu ortaklık sayesinde uyuşturucu tehdidine karşı etkili bir mücadele yürütebiliriz. Mücadele etmeye çağırıyoruz.

Yargı süreçlerinin sağlıklı işlemediği, suçluların yakalandıktan kısa süre sonra serbest bırakıldığına dair yaygın bir kanı vardır. Bu durum, güvenlik güçlerinin çabalarının gözlerinin önünde engellendiği izlenimini vermektedir. Bu nedenle, yargı sisteminin güçlendirilmesi ve uyuşturucuyla mücadelede daha etkin bir rol oynaması gerekmektedir.
Çocuklarımızın ve geleceğimizin büyük bir tehdit altında olduğu açıktır. Uyuşturucu kullanımı, halkımıza karşı zamana yayılan bir soykırım sürecine dönüşmüş durumdadır. Bu tehlikeli durumla baş etmek için birlikte hareket etmekten başka seçeneğimiz yoktur. Bu sorunu çözmek için tüm toplum kesimlerinin destek vermesi ve el ele vermesi gerekmektedir.

İlk adım olarak, farkındalık oluşturmak ve halkı bilinçlendirmek önemlidir. Eğitim kurumları, aileler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları, uyuşturucunun zararları konusunda bilgilendirici programlar düzenleyerek gençleri ve toplumu aydınlatmalıdır.

Bunun yanı sıra, uyuşturucuyla mücadele edecek güçlü bir kurumsal yapı oluşturulmalıdır. Bu yapı, polis, jandarma, yerel yönetimler, sağlık kuruluşları, eğitim kurumları ve sivil toplum kuruluşlarını içermelidir. İyi bir istihbarat paylaşımı, etkin operasyonlar ve hızlı adalet süreçleriyle uyuşturucu ticaretinin önüne geçilebilir ve suçlular cezalandırılabilir.

Uyuşturucu kullanımıyla mücadelede rehabilite edici programlar da büyük önem taşır. Bağımlılıkla mücadele eden bireyler için etkili tedavi ve rehabilite merkezleri oluşturulmalı, psikososyal destek ve uzun vadeli takip sağlanmalıdır. Aynı zamanda, gençlere sağlıklı alternatifler sunan sosyal ve kültürel projeler geliştirilmeli ve spor ve kültürel faaliyetler teşvik edilmelidir.

Uyuşturucuyla mücadelede uluslararası iş birliği de önemlidir. Sınır ötesi uyuşturucu kaçakçılığıyla etkin bir şekilde mücadele etmek için uluslararası anlaşmalar ve bilgi paylaşımı güçlendirilmelidir. Komşu ülkelerle iş birliği yaparak uyuşturucu kaçakçılarının faaliyetlerini sınırlamak ve ortak operasyonlar düzenlemek büyük bir önem taşır.

Sonuç olarak, Van’da uyuşturucu tehdidi ciddi bir sorun haline gelmiştir ve halkın güvenliğini, gençlerin geleceğini tehlikeye atmaktadır. Ancak, toplumun birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi, güçlü bir iradeyle uyuşturucuyla mücadele etmesi halinde bu sorunla başa çıkılabilir. Devletin, yerel yönetimlerin, sivil toplum örgütlerinin ve halkın ortaklaşa çalışarak etkin bir mücadele yürütmesi gerekmektedir. Uyuşturucu tehdidiyle mücadele etmek, Van'ın geleceği ve gençlerimizin güvenliği için bir öncelik haline gelmelidir. Bu mücadelede, bilinçlendirme, güçlü kurumsal yapı, rehabilite edici programlar ve uluslararası iş birliği gibi önlemler bir arada değerlendirmelidir.

Öncelikle, halkın uyuşturucuyla ilgili zararları ve riskleri konusunda bilinçlenmesi önemlidir. Eğitim kurumları, aileler ve sivil toplum kuruluşları, bilgilendirici kampanyalar ve seminerler düzenleyerek gençleri ve aileleri uyuşturucu konusunda bilinçlendirmelidir. Toplumun genelinde farkındalık oluşturulmalı ve uyuşturucu kullanımının zararları hakkında doğru bilgilenme yapılmalıdır.
Kurumsal olarak, güçlü bir yapılanma oluşturulmalıdır. Polis, jandarma, yerel yönetimler, sağlık kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları arasında iş birliği ve koordinasyon artırılmalıdır. İyi bir istihbarat paylaşımı sağlanarak uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonlar düzenlenmeli ve suçlular adalete teslim edilmelidir. Aynı zamanda, hızlı ve etkili bir yargı sistemiyle suçluların cezalandırılması sağlanmalıdır.

Rehabilitasyon ve tedavi merkezleri büyük önem taşımaktadır. Bağımlılıkla mücadele eden bireyler için etkili tedavi yöntemleri ve uzun vadeli rehabilitasyon programları sunulmalıdır. Psikososyal destek, terapi ve meslek edindirme gibi hizmetlerle bağımlıların yeniden topluma kazandırılması sağlanmalıdır. Ayrıca, gençlere sağlıklı alternatifler sunan sosyal ve kültürel projelerin desteklenmesi, gençlerin uyuşturucuya yönelik risklerden uzak tutulmasına yardımcı olacaktır.

Uyuşturucu ticaretinin sınır ötesi boyutu göz önünde bulundurulmalı ve uluslararası iş birliği ön plana çıkmalıdır. Diyarbakır'ın komşu ülkeleriyle iş birliği sağlanarak uyuşturucu kaçakçılığına karşı ortak operasyonlar düzenlenmelidir. Bilgi paylaşımı, teknolojik altyapının güçlendirilmesi ve uluslararası anlaşmaların etkin şekilde kullanılmasıyla uyuşturucu ticaretiyle mücadelede daha etkili adımlar atılabilir.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar