--°Van
DOLAR48,47
EURO56,43
GRAM6.896
ÇEYREK11.152
Adil Harmancı

Adil Harmancı

Mail: adilharmanci30@gmail.com

Terörizm nedir, terörist kime denir?

Türkiye’de özellikle devlet tarafından Kürt örgüt ve siyasi partilere karşı psikolojik savaş aracı olarak kullanılan, “terörist” lafı süre içinde geniş kitleleri kapsayan bir niteliğe kavuşmuştur.

Yıllardır neredeyse okuldaki bir ders konusu gibi topluma ezberletilmeye çalışılan “terör” sözü yüzünden devam eden bir kaos durumu var. Bu tanım, politik bir tanımdan ziyade özel çabalarla bir nefret söylemine dönüştürülmüştür. Bu söz sayesinde belli bir kesimin Kürtlere nefretle bakması sağlanmıştır.

Devletin bu yaklaşımından dolayı belli bir çevre tüm bir Kürt nüfusu “teröristler” olarak görmeye başlamıştır.

Batıdaki illerde sokakta, inşaatta şarkı söyleyen ya da bir yerlerde halay çeken, Kürtçe konuşan Kürt gençleri, sokak sanatçıları ölümüne hedef alınabilmektedir.  

Spor sahalarında "teröristler dışarı" sloganı eksik olmuyor.

Mevsimlik işçiler gittikleri yerlerde bu nefret söyleminin kurbanı olabilmektedir.

Cezaevlerinde daha önce “siyasi koğuş” olarak anılan koğuşların adı şimdi “terör koğuşu” olarak anlıyor.

Meclis’teki Kürt milletvekilleri bu söylemden ziyadesiyle olumsuz etkilenmektedir.

Kısacası yüzünüzü nereye çevirirseniz orada Kürtleri köşeye sıkıştırmayı amaç edinen bir “terör” lafıyla karşılaşıyorsunuz.

Peki, nedir bu “terör” sözünün iç yüzü? Lanetli bir şey mi, ayıp, günah bir şey mi?

Hayır, aslında çok basit, sıradan bir açıklaması var.

Bir kere bu “terör” sözü, Latince "bilinmeyen ve öngörülemeyen bir tehlike karşısında duyulan aşırı korku ve endişe, dehşet" anlamına gelen "terror" kelimesinden türemiştir.

Yani ayıp, günah, lanetli bir şey değil, korku ve endişeye yol açan durumlara “terör” deniyor. Bu durumlara yol açanlara da “terörist”

Ve uluslararası hukukta bu sadece bir örgütle, şahısla falan sınırlı tutulmuyor, devletler de bu kapsamda yer alıyor.

Yani bir devletin de halk üzerinde yarattığı korku iklimi ya da başka bir ülkedeki haksız işgal girişimi “terörizm” kapsamına giriyor.

Mesela ABD'nin Venezuela devlet başkanını gidip evinden, yatağından alarak hapsetmesi çok mu normal? Bir örgüt siyasi saiklerle kaçırsa tüm dünya "terör eylemi" derdi.

Ama günümüzde “terör” sözü devletler tarafından daha çok çıkarlarına yönelen tehlikeleri savmak için bir psikolojik harp aracı olarak kullanılıyor.

Bunu, şuradan anlamak kolay;

Mesela A devletinin “terörist” dediği bir örgüte B devleti “özgürlük savaşçısı” diyebiliyor. Şu bir güncel örnektir:  Türkiye’ye göre HAMAS özgürlük savaşçısıdır, ama İsrail’e göre “terörist”

Suriye’de dünyada hiçbir ülkenin “terörist” demediği PYD ve YPG’ye Türkiye tek başına "terörist" diyebiliyor.

Suriye iç savaşında Türkiye dahil birçok devlet tarafından “terör örgütü” diye anılan HTŞ ise, şu anda bu devletler tarafından ilişki geliştirilen bir “hükümet” konumunda.

Devlet Bahçeli, yıllardır “bebek katili”, “teröristbaşı” dediği Abdullah Öcalan’a şimdi “kurucu önder” diyor.

Demek ki bu öyle ders konusu gibi kitlelerin beynine kazılmaya çalışılan “terör” lafında o kadar da bir mucizelik yokmuş!

Sıradan, basit, küfür gibi kullanılan bir laf.

Burada en can sıkıcı olan şey ise televizyon ekranlarına çıkan, kendine akademisyen diyen suratsızların, bu kelimeyi Kürtlere karşı küfür niyetine kullanması.

Bir tanesi çıkıp, bu lafın nereden geldiğini, herkese karşı bu kelimeyi kullanmanın doğru olup olmadığını dile getirmiyor.

Tamamı nam almak, iktidara yaranmak için salyalı ağızlarını dolura doldura çevreye saçıyor.

Ve kendine gazeteci diyen, güya toplumun aydınları, ellerinden gelse her Kürdün alnına bu kelimeden yazacaklar.

İşte, esas “terörizm” budur.

Bu havaya neden olanlardır asıl “terörist”.

Toplumu bu laf üzerinden gerenler ve çıkar devşirenlerdir.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar