--°Van
DOLAR47,38
EURO53,95
GRAM6.168
ÇEYREK10.108
Adil Harmancı

Adil Harmancı

Mail: adilharmanci30@gmail.com

Suriye’deki süreç ile Türkiye’deki süreç aynı

Son günlerde Suriye’de HTŞ ve IŞİD saldırılarına maruz kalan Kürtlere Türkiye’deki Kürtler destek çıkınca, “Suriye’deki gelişmeler Türkiye’deki çözüm sürecini sekteye uğratır mı?” sorusunu sordurdu.

Herkes şimdi birbirine bunu soruyor; Suriye’deki süreç Türkiye’deki süreci bozar mı?

Nedir peki Suriye’deki süreç?

Kürtler özerk bir yapı istiyor, Şam’a yerleşen HTŞ ve IŞİD karışımı yönetim ise “devlete entegre olun” diyor.

Türkiye’deki süreç ne peki?

DEM Parti “demokratikleşme” diyor, devlet ise “taviz yok, entegre olun” diyor.

Sürecin adını da “Terörsüz Türkiye” koymuşlar, Meclis’teki adı farklı olabilir, esas adı bu. Esas niyet de bu.

Amaç, PKK’yi silip süpürmek. Gerisi ise muamma... Aslında belli de ben muamma diyeyim, moraller bozulmasın.  

Ahmed Şara Suriye’de Kürtlere nasıl bir yaşam şekli öngörüyorsa Devlet Bahçeli de Türkiye’de aynısını hatta daha gerisini öngörüyor.

Mesele sadece Bahçeli meselesi de değil, devletin midesi Kürtleri kaldırmıyor.

Yani süreçler benzer.

O nedenle Suriye’de olup bitenlerin Türkiye’deki süreci olumsuz etkilemesi ancak bir şekilde mümkün olur; DEM Parti de Mazlum Abdi’nin söylemi gibi bir söyleme yönelirse...

Söz hakkı Öcalan’da olduğuna göre bu ihtimal bana uzak geliyor.

Sanırım çoğumuzun anlamadığı ya da anlamak istemediği bir husus daha var; o da süreci başlatanın devlet olduğu gerçeği...

Devlet, gereklilik hissettiği için başlattığı bir süreci neden birkaç sokak gösterisi nedeniyle bozsun ki!

Elli yıldır kendisini birçok açıdan zor durumda bırakan bir örgütü dağıtma fırsatı bulmuşken, neden bu fırsatı tepsin ki devlet?

MHP’li Yalçın, Tuncer Bakırhan’a bugün “haddini bil” dedi.

“Bu süreç, yola gelmeyenler sürecidir” dedi.

“Ne yaparsanız yapın, bu süreci bozamazsınız” dedi.

“Süreci bozan haindir” dedi.

Daha ne yapsın adam, tam olarak anlaşılması için “biz sizi tarihe gömmek için bu süreci başlattık, bozamazsınız” mı deseydi?

Ve yine gözden kaçırılan bir şey daha var; Türkiye’deki süreç tam da Suriye’deki süreç nedeniyle başlatıldı gibi bir durum var şimdi.

Devlet Bahçeli’nin İsrail’i işaret ederek “iç cepheyi güçlendirme” olarak tarif ettiği bu süreç şimdi anlaşılıyor ki daha çok Suriye ve İran Kürtlerini zorda bırakma süreciymiş!

Tek başına neden bu olmasa bile şu anda genel görüntü bunu söylüyor.

Ayrıca Bahçeli ve Erdoğan’ın eline her mikrofonu aldığında “İran’daki PJAK da YPG de PeKaKanın bir koludur, onlar da silah bırakmalıdır” şeklindeki sözlerini hatırlarsak fotoğraf biraz daha netleşir.  

O nedenle hiç merak etmeyin, süreci bozan taraf devlet olmayacak! Ama istediğini aldığında onu da yapar bu da günümüzün bir gerçeği.

Günümüzün gerçeği ise güç olma durumu ve kurulan karşılıklı çıkar ağı.

Bu çıkar ağını da Türkiye ve Suriye fazlasıyla örmüş durumda. Korkulan İsrail ve ABD artık mülayim pozisyonunda.

Ne zamana kadar bilinmez ama şimdi böyle...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar