--°Van
DOLAR47,38
EURO53,95
GRAM6.168
ÇEYREK10.108
Nureddin Şimşek

Nureddin Şimşek

Mail: n.simsek@vanmed.net

Sokaktaki “Gönüllü” Şiddet: Adalet Kimin Elinde?

Sokaktaki “Gönüllü” Şiddet: Adalet Kimin Elinde?

Türkiye’de sokak artık yalnızca bir kamusal alan değil; iktidarın hoşuna gitmeyen her sesin bastırıldığı, nefretin serbest bırakıldığı, vicdanın ise suç sayıldığı bir denetim sahasına dönüştü. Hukuk geri çekildikçe, yerini “vazife çıkaran” siviller, dijital linç sürüleri ve kutsanmış bir şiddet dili alıyor.

Hafta icinde Mersin Tarsus’ta insani bir basın açıklaması sonrası dağılan kitleye,hiç bir vasfı olmayan belli bir ırkçı ideolojinin etkisi altında,adeta insani ve ahlaki düşünce yetilerini kaybetmiş baba ve oğulun silahla müdahale edilmesi ve genç bir insanın yaşamını yitirmesi, bir “asayiş olayı” değildir. Bu, yıllardır iktidar tarafımdan adım adım inşa edilen bir ayrıştırıcı ve ötekileştirici  dilin sonucudur: “Devlet benim, sokak benim, adalet de benim keyfime göre.”

İnsani Protesto Suç, Nefret Serbest.

Rojava’da çocuklar açlıktan ve soğuktan ölürken; buna insani drama dikkat çekmek, insani yardım koridorları talep etmek, “yaşam hakkı” demek bu ülkede hedefe konuluyor. Kadınların, çocukların donarak can verdiği bir coğrafya için yapılan protestolar “terör propagandası” diye yaftalanırken; aynı anda sosyal medyada bu ölümleri alay konusu yapan, nefret kusan, şiddeti meşrulaştıran paylaşımlar adeta ödüllendiriliyor.

Soru açık:
☆Çocukların ölmemesini istemek ne zamandan beri suç?
Ve kimler için nefret bu kadar dokunulmaz?

Kadın Bedenine Yönelik Vahşet ve Alkışlanan Barbarlık
HTŞ ve İŞİD çeteleri tarafından katledilen QSD’li kadın militanların bedenlerine yapılanlar, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Cesetlere yönelik işkence, vücut bütünlüğünün bilinçli biçimde bozulması, saç örgülerinin kesilerek ganimet gibi birbirlerine hediye edilmesi… Bu, sadece bir savaş suçu değil; kadın düşmanlığının, köleci zihniyetin ve örgütlü barbarlığın açık ilanıdır.

Bu vahşete karşı kadınların saç örerek yaptığı protestolar, sembolik ama son derece güçlü bir itirazdır:
“Kadın bedeni sizin savaş ganimetiniz değildir!"

Ama ne oldu?
Bu vahşeti lanetleyenler değil, vahşeti teşhir edenler hedef alındı.

Linç Serbest, Vicdan Yasak.
İstanbulda görev yaoan bir hemşire…
İŞİÐ /HTŞ barbarlığının kadın kimliğine yönelik bu çirkin saldırısını protesto etmek, kadın dayanışmasına destek vermek için,saçını örereken çektiği bir videoyu sosyal medya hesabında paylaştığı için önce linç edildi. Ardından gözaltına alındı. Yetmedi, açığa alındı.

Suçu neydi?
İŞİD’in, HTŞ’nin kadın bedenine yönelttiği barbarlığa karşı çıkmak.

Burada artık mesele bireysel bir mağduriyet değildir. Burada açık bir mesaj vardır:
“Vahşeti kınarsan bedel ödersin. Nefrete katılırsan korunursun.”

Bu mesaj, yalnızca sokağa değil; yargıya, bürokrasiye ve sosyal medyaya da kazınmıştır.

Nefretin Düşük Maliyetli Siyaseti ..

Bu ülkede nefret ucuzdur, vicdan pahalı.
Kürt kimliği hedef alındığında, mülteciler linç edildiğinde, kadınlar aşağılandığında, “devlet refleksi” bir anda buharlaşır. Ama barışı, yaşam hakkını, insan onurunu savunduğunuzda devlet bütün ağırlığıyla karşınıza dikilir.

Çünkü burada işleyen mekanizma nettir:
Düşman yarat, kodla, tetikle.

Sonra şiddeti “milli hassasiyet”, linçi “toplumsal refleks”, cezayı ise “idari işlem” diye pazarlarsın.

Bu Karanlıkla Yüzleşmeden Çıkış Yok.

Tarsus’ta patlayan silah, Rojava’da donarak ölen çocuklar, QSD’li kadınların kesilen saçları ve bir hemşirenin şahsında kamuoyunun susturulması… Bunların hepsi aynı hikâyenin parçalarıdır.
Bu hikâyede adalet, güçlünün elindedir.
Vicdan ise suç delilidir.

Eğer bir ülkede şiddet, vahşet ve nefret “yerli ve milli” kabul ediliyor; buna karşı çıkanlar ise hedef haline getiriliyorsa, orada artık hukuk devletinden değil, örgütlü bir karanlıktan söz edilir.

Gerçek demokrasi, sandıkla değil;
linçten arındırılmış sokakla,
kadın bedenine saygıyla,
çocukların yaşam hakkını savunmakla mümkündür.

Ve hâlâ sormak zorundayız:
Bu ülkede adalet kimin elinde, vicdan kimin suç listesinde?

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar