--°Van
DOLAR47,38
EURO53,95
GRAM6.168
ÇEYREK10.108
Adil Harmancı

Adil Harmancı

Mail: adilharmanci30@gmail.com

Rojava’dan gelen “ulusal” esinti

Halep’te Kürt savaşçıların cesetleri üzerinde tepinen Şam yamyamları, kadınların saç örgülerini kesti, bir keskin nişancının da cesedini üçüncü kattan yuvarlayıp sosyal medyada görüntülerini paylaştılar.

Havaya giren kan emiciler, tüm bir Kürt nüfusu katliamdan geçirmek için seferber oldular.

ABD dahil hiç bir devlet, yakın zamanda dünyayı IŞİD’e karşı canını malını hiçe sayarak koruyan Kürtlere acımadı.

Suriye’deki Kürtler, IŞİD artığı Şam yönetimine ve Hakan Fidan’a karşı yalnız bırakıldı. İlk başta da Kürtleri IŞİD’e karşı koalisyon ortağı sayan ve o dönem Kürtlerin kahramanlıklarını öve öve bitiremeyen ABD tarafından...

Kürtler Suriye’de soykırımın kapısından dünya çapında ayaklanarak döndüler. Onları yalnız bırakan dünyanın gözünün içine baka baka bunu yaptılar ve başardılar.

Tarihte ilk kez olmuyor, belki de iyi oldu tekrar yalnız kalmaları, çünkü yalnız kaldıklarını gören Kürtler tarihlerinde ilk kez kendilerine yönelen bir katliamı engellemek için parti, örgüt, grup, sınıf, aşiret, bölge farkı gözetmeden birleşti, omuz omuza verip dünya çapında ayaklandılar.

Belki bu sayede ilk kez gereksiz, içi boş teoriler nedeniyle kafası karışık olan birçok Kürt genci ulus olmanın bilincine vardı.

Rojava için canını dişine takan Mesud Barzani’ye “aşiret reisi” deyip küçümseyenler için de eminin iyi bir ders oldu bu yalnız bırakılış.

Bu yalnız bırakılış Kürtlere tekrar ulus olmanın gücünü hatırlattı.  

Ve bir başka gerçeğin de su yüzüne çıkmasına vesile oldu; Kendi kaderinizi ancak kendiniz tayin edersiniz, başkasına bırakırsanız hep böyle yalnız kalırsınız!

“Kürtlerin bir devlete ihtiyacı yoktur” diyen Kürtlerin mosmor kesildiğine eminim bu yalnız bırakılışta.

Birçok masa başı teorisyeni sahadaki bu gerçekle yüzleşince, yüzünü yanındakine gizlemeye çalışmıştır.

Doğruya “doğru” diyenler yok mu?

Var.

Bu yalnız bırakılış, Kürt siyasetinde taşları da yerinden oynattı.

Şimdi çok fazla anlaşılmıyor ama oynattı.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Öcalan ile iyi geçinen Devlet Bahçeli’yi hayrete düşüren sözler etmeye devam ediyor mesela.

Tam da Halep katliamı sırasında Devlet Bahçeli, Suriye’deki Kürtler için “Her taraf temizlenmeli, kurutulmalı” dediğinde Bakırhan, “Sen kuru temizlemeci misin?” diye çıkışmıştı.

Bugünkü (3 Ocak) grup toplantısında da Bakırhan, “Zaman, Kürt ulusal birliğini sağlama zamanıdır” dedi.

Bahçeli ise “neden Kurucu Önderi dinlemiyorsunuz?” diye yakınıp duruyor.

Tuncer Bakırhan’a bu sözleri söyletenin ne olduğunu aslında Bahçeli çok iyi biliyor.

En azından Bakırhan’ın “Hani kardeştik, HTŞ’ye destek çıkarken neden Kürtlere sırt çeviriyorsunuz?” sözlerinden biliyor.

Ya da Kürtler Halep’te katledilirken Bakırhan’ın nasıl çaresiz bir şekilde çırpındığını izlerken...

Bahçeli “Terörsüz Türkiye”, diğer bir deyişle “Kürtsüz Türkiye” hayali peşinden koşa dursun, Kürtlerin bu son yalnız bırakılışı, Kürt kardeşliğini biraz daha pekiştirdi, ulusal bilinci zirveye çıkardı.  

Ne Bahçeli ne de kurnazlar kazandı, kazanan Kürt ulusu oldu.  

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar