--°Van
DOLAR48,47
EURO56,43
GRAM6.896
ÇEYREK11.152
Adil Harmancı

Adil Harmancı

Mail: adilharmanci30@gmail.com

On yıl önce "çocukları öldürmeyin" demişim..!

Cennetlik miyiz?

Yazı Tarihi: 23 Ağustos 2016 Salı

Antep'te yaşanan katliamı, "düğündü, yazıktı" şeklinde değerlendirmek, çok işimize yarayacak mı?

Keşke…

Böyle değerlendirip, bunun üzerinden bir propaganda yaydığımızda işleri hal yoluna koymuş olacak mıyız?

Bu kadar basit olsa..!

Suriye'de bombalanan evinin enkazından çıkan 5 yaşındaki çocuğun kanlı yüzünü, Akdeniz'de kıyıya vuran bebeğin yüzüstü kumsala serpilmiş ölüm halini, fotoğraf makinesini silah sanıp iki elini havaya kaldırarak teslim olan çocuğun o ürkek ve ağlamaklı görüntüsünü servis ettik de ne oldu?

İsrail-Filistin çekişmesinde her yıl afişe ettiğimiz kurşunlanmış, eline yüzüne kan bulaşmış çocuk siluetleri, kime ne fikir verdi?

Halepçe katliamında binlerce çocuk yandı da, anneler halen sakat doğuruyorlar da, bir tekimize akıl fikir mi oldu bu durum?

Daha da geriye gidersek, Hiroşima'ya, Nagazaki'ye atılan atom bombalarından yanan insan cesetleri, Hitler'in fırınlarında köze dönen insan bedenleri, hiç değilse bundan böyle "insan" olmamızda çok mu pay sahibi oldu?

Hemen yanı başımızda daha dün topluca yakılan insanları, kesilen kafaları görünce, kendimize çeki düzen verip çok mu dersler çıkardık?

Ve böyle bir atmosferde, bu nevide bir "insanlık" gerçeğimizde ölenler için her gün bir milyon tane tören düzenleseniz, hayat hikâyelerini allandıra pullandıra anlatsanız, "şehit", "gazi" diye sıfatlarla her birine yüzlerce madalya verseniz, ne yazar?

Evet, birebir yaşadığımız hiçbir acıdan, tek bir olumlu sonuç çıkarmadığımız içindir ki, anlatılan, yazılan, söylenen hiçbir sözün bir etkisi olmuyor.

Irak, Suriye, ya da başka ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de sivil ölümleri, çocuk kadın, yaşlı ölümleri son zamanlarda sıklıkla görmeye başladık.

Olaylar daha da büyümeden belki bir hal çaresi bulunur dedik, ama tehlikenin boyutları biraz daha artmışa benziyor.

Şimdi de, "Antep'te ölenler Kürt mü, değil mi?" sorusunu sormaya başladık!

Yani bu nevide katliamlar tatmin etmemiş olacak ki, daha büyük katliamlara ihtiyaç duyuyorlar, artık insanları milliyetlerine bölüp, o şekilde ölüm marinalarını tanzim edecekler…

Ve her katliamdan sonra da; elimiz kolumuz, dilimiz ve vicdanımız bağlı bir halde, sadece, "hangi milliyetten?" sorusunun cevabını arayacağız..!

Sonra da dönüp kendimize:

"İnsanız" diyeceğiz.

Kimimiz tanrıya inanıyoruz; iyi ibadet yapıyoruz, Allah'ın yolundan asla ve asla ayrılmıyoruz!

Kimimiz demokratız, soluz, sosyalistiz, burnumuz bir karış havada, "insan haklarından" dem vuruyoruz!

Kimimiz iyi çevreciyiz, o kadar iyi ki, "Yılanları Koruma Derneği" bile kurmuşuz, hatta hayvanları o kadar seviyoruz ki, "Eşek Partisi" adı altına parti bile kurmuşuz!

Her partinin ambleminde bir tane hayvan resmi, ağaç, çiçek resmi olmasa kendimizde eksiklik göreceğiz!

Öyle ya "insanız"!

İster yılanları korur, ister bebekleri uykularında vururuz, bu sadece bizim becerebileceğimiz bir iş!

Ve aslında…

Bilmediğiniz başka bir şey var;

Her birimiz de cennetliğiz..!

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar