Ali Acar

Ali Acar

Mail: a.acar@vanmed.net

Ne ektiysek onu biçiyoruz

Başak Demirtaş’a sosyal medya üzerinden cinsel tacizde bulunulmasına yönelik tepkiler sürerken, benzer bir saldırı da Başak hanımı desteklediği için CHP’li Canan Kaftancıoğlu’na yapıldı. Daha önce de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a yönelik pankartlı çirkin bir paylaşım yapılmıştı. Ailesine hakaret edilmeyen lider, tanınmış kişi kaldı mı ülkede bilmiyorum ama kendi düşüncem ne ekmişsek onu biçiyoruz, darılmaca yok!

Çok uzatmak istemiyorum, hakaretlerde bulunanların kişiliklerine ilişkin de tek cümle bile kurmak istemiyorum, çünkü onların her biri bizim eserimiz, birimizin değil, hepimizin…

Suçlu biziz…

Çoğu kimse siyasetçiden yakınır, belki doğru, belki sürekli göz önünde bulundukları için, sürekli bir şeyler söyledikleri için onlar bu işte tek sorumlu gibi, ama aslına bakarsanız onlarla beraber hepimiz sorumluyuz. Aileden başlayarak sorumluyuz, anne ve babanın çocuğu eğitme biçimi, ya da hiç eğitememesi çocuğun geleceği için önemlidir, eğitim ailede başlar çünkü…

Okulda sorumluyuz; öğretmenin, idarecinin tutumu önemlidir, onların, ilerde ülkenin geleceğine şekil verecek olan öğrenci üzerindeki etkisi büyüktür. Din, ahlak, gelenek-görenek ve sair konularda eğitim veren kurumların takınacakları tutum önemlidir, toplumun şekillenmesinde, istikrarında, kurallara uyumunda bu alanın rolü oldukça fazladır.

Kişi büyüyüp aile kurumundan, okuldan, diğer eğitim kurumlarından geçtikten sonra yargıyla, adaletle yüzleşir, öyle ya da böyle yüzleşir, bir ülkede adaletin uygulanma biçimi kişinin üzerinde son derece etkilidir. Sonra iş edinir kişi, oy kullanır; işverenin, emrinde çalışana yaklaşımı ile siyasetçinin tutumu belki en fazla etkili olanıdır kişi üzerinde, bu iki kesim topluma son şeklini veren kesimlerdir çünkü, isterlerse mükemmel bir toplum yapısına yol açarlar, isterlerse de kaosa davetiye çıkarırlar.

Bir ülkenin ekonomisinde yaşanan sorunların, dini ve etnik konuların, uluslar arası problemlerin çözülme biçimi önemlidir, bunlar siyasete havale edilmiş konulardır nihayetinde, işte bu sırada siyasetçinin sergileyeceği duruş birebir kişiyi etkiler.

Sorunların çözümü ne kadar gecikirse kişi o denli olumsuz etkilenir, ya da sorun çözülürken ne denli sertlik oluşursa dil ve tutumda; evinden, okuldan, diğer kurumlardan çok kaliteli bir kişilikle de o günlere gelmişse kişi, bir şekilde zıvanadan çıkar ve kendini göstermek ister. Bir siyasetçinin akşam televizyon ekranlarında ya da siyaset meydanında söze küfürle, kavga diliyle başladığını duyan çoğu kişi ailesinden çok iyi bir terbiyeyle çıkmışsa da günün havasına ayak uydurur, hele o siyasetçiyi benimseyen biriyse küfrü, kavgayı nimetten sayar.

İşte o nedenle, Başak Demirtaş’a, Canan Kaftancıoğlu’na, Emine Erdoğan’a hakaret edenler, aileden itibaren hep birlikte oluşmasına neden olduğumuz kişiliklerdir. O nedenle; Gocunacaksak kendimizden gocunalım, şüpheleneceksek kendimizden şüphelenelim, sorgulayacaksak kendimizi sorgulayalım önce ki iyi yetiştirdiklerimizin biraz sonra neden küfürbaz olduklarını, neden şiddete sevdalandıklarını anlayabilelim. Bunu yapabilecek miyiz, hiç sanmıyorum, hazır “suçlu” biri varken, kim çıkıp ben de suçluyum der!?

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar