Prof. Dr. Ahmet Özer

Prof. Dr. Ahmet Özer

Mail: a.ozer@vanmed.net

KELİMELERİMİN KÜLLERİ

Epeydir yazı yazmıyordum. Bu hafta sonu bir yandan pandeminin baskısı öte yandan sıcak havanın etkisi ile evden çıkmayayım dedim. Bana imzalanmış, “Şahdız” isminde epey hacimli bir kitap okuyordum, hafta sonu bitireyim istedim, lakin Bektaş’ın, Alamut Kalesinde aldığı dersler ve bu gün hala izi sürülen bazı ritüellerin sığ halleri sıktı beni, bir bölümünü okuduktan sonra, bıraktım. Masada duran benim için birer sözcük hazinesi olan defterlerimi karıştırmaya başladım.

Genellikle çalışma masamın üzerinde her zaman bir kaç defter bulunur. O gün düşündüğüm bir şeyi, ya da okuduğum bir sözü anektodu onlara kaydederim. Sonra üstünden zaman geçer, dönüp bakarım.

Bazıları yazdığım andaki tadı vermez, sanki bayatlamış, solmuşlardır; ama kimi de hala o an kadar taze, orjinal ve sıcaktır. Hatta bir şey yazmama ilham kaynağı olur.

Bu gün de Şahdız’ı 200. Sayfada bırakınca can sıkıntısıyla masadaki defterlerden birini alıp karıştırmaya başladım.

Dördüncü ayın birinde bir sayfaya şöyle yazmışım:

İranl’ı Şair Ferruğdan:

“Kuş ölür, sen uçuşu hatırla”

Ne muhteşem bir söz.

Büyük bir derinliğe ve felsefeye sahip bu muhteşem sözü yazdıktan sonra; “sözün ilham ettikleri” diye de şunları karalamışım:

“Gün biter, sen güneşi hatırla”

“Gece biter, sen dolunayı hatırla”

“Gençlik biter, sen rüzgarı hatırla”

Sanırım bu yazar Livaneli’nin “rüzgarlar hep gençtir” kitabının bana ilham ettiği bir söz.

Ve son söz aşka dair:

“Aşk biter, sen teni hatırla”

Bunlar o bir mısranın bana yazdırdıkları, yorumu size bırakıyorum.

....

Sonra burdan başka bir sayfaya geçip şunları yazmışım: “Hayat derbederlik ve tembellik yapmak için çok uzun, hırsla haydutluk ve yağma yapmaya değmeyecek kadar kısadır” Lakin gel de bunu yağmacılara anlat...

Ve kibre dair: “ Kibir, bele bağlanmış taş gibidir, onunla ne koşabilirsin ne de yüzebilirsin” Kibir de yakın akrabası olan “kin” gibidir; ikisi de sırtta taşınmaya değmeyecek yüklerdir. Ne ki kişi kibirle ve kinle zehirlendiğinde gözü bunları görmeyecek kadar kördür ve zehrin etkisindedir. Lakin o zehir atıldığında ise maalesef artık iş işten geçmiştir.

“Bu dünyada çok paran olabilir; çok arkadaşın da olabilir, ama ikisi bir arada olamaz” Çünkü “çıkarı sözkonusu olduğunda seni incitmeyecek kimse yoktur” O halde “İnsalara asla güvenme, daima ‘duruma’ güven”. Bu sözler biraz sorunlu kanımca, ama gene de yazdım, notunu siz verin. Gerekirse üstünde tartışırız.

Biraz bulanık ve dumanlı mı oldu bilmiyorum. O halde şöyle bitireyim bu yazıyı;

Ve

Havadaki duman

Bak bunlar kelimelerimin külleri

Yaktım onları birer birer

O yüzden cümlelerim perişan.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar