Ali Acar

Ali Acar

Mail: a.acar@vanmed.net

Ezanda Merkezi Sistem azizliği: Sohbet-müzik-ezan bir arada

İzmir minarelerinde Çawbella şarkısı mırıldanınca herkes baltayı sırtlayıp peşine düştü melanetin, herkes bir diğerine tuzak malzemesi yaptı okkalısından, vatan-millet-sakarya naraları yeri göğü inletti, çok da marifetli bir iş sandı herkes yaptığını da…

Oysa, sevgili dostlar, konu hiç de öyle değil, böyledir, bir dinleyin azıcık…

Merkezi yayın yapıyor bu dönem camiler, artık kimse eskisi gibi minareye dama çıkıp da ezan okumuyor, teknoloji sayesinde banttan ezan dinletiliyor, tam bu sırada da radyo frekansları gelip takılıyor, ezan ile müzik karmasından bir senfoni ortaya çıkıyor.

Halbuki her camide imamlar lütfedip ezanlarını okusalar böyle bir durum ortaya çıkmaz.

Peki, neden her camide ayrı ezan okunmuyor?

İki sebebi var, biri herkesin aynı anda ezan okuması mümkün olmadığı için; dakika ya da saniye farkıyla okunan ezan sırasında düzensiz bir ses trafiği oluşuyor, ikincisi her imam doğru ezan okumasını bilmiyor, hem anlam bakımından, hem de ses tonu bakımından nahoş bir durum ortaya çıkıyor.

Şimdi bu işin çaresi nedir, peki bu Çawbella nasıl engellenir sorusunun cevabını aramadan önce imamlar konusunda bildiklerimi anlatayım.

Bizim oralarda cami topraktan bir yapıydı, imam dama çıkar ezan okurdu. Öyle minareydi, hoparlördü, ne gezer, iki elini kulaklarına götürür avazı çıktı kadar bağırırdı:

“Allaaaaahuekber”

Maaş almazdı bizim imam, zaten alamazdı çünkü diyanetin atadığı bir imam değildi, mahalle halkı tarafından tutulan bir imamdı. Maaş haramdır derdi, fotoğraf da çektirmezdi, o da haramdır derdi. Her ay mahalle halkı Allah ne verdiyse toplardı, tabi o gelene haram demezdi.

Bir süre sonra diyanetten emir geldi, kaydı-kuydu, belgesi-bilgisi-diploması olmayan imamlık yapamaz dendi. Bizim imam apar topar önce fotoğraf çektirdi, kaydını-kuydunu yaptırdı, sonra maaş almaya başladı. Hep ne zaman haramdır demesini bekledim, boşuna beklemişim halen de demiş değil, üstelik başladı zam istemeye…

Bizim imamın dama çıkıp maaşsız imamlık yaptığı dönemlerde tek bir ezanı kaçırdığına tanık olmadım, ama maaş bağlanınca ağır ağır bir rehavet bastırdı, kaytarmalar, falan filan…

Tabi devreye bir de teknoloji girince artık hoparlörden önüne gelen ezan okumaya başladı, cemaatten sesi güzel olan, biraz da işi bilen sarılırdı mikrofona… İmamda bir kenarda dua ederdi.

Yetmedi üzerine merkezi ezan geldi, imamların en sevdiği iş galiba… Kayıttaki imam ezan okuyacak, diğer tüm imamlar da camide ellerini havaya kaldırıp dua etmekle yetinecekler. Sonra da bir-iki rekat namaz kıldırıp, o sağ cemaat selamet…

Bu merkezi sistem garip bir sistem, Van’da geçen gün ezan saati geldi, açtı imam hoparlörü, o da ne, radyoda garip bir sohbet var, daha doğrusu radyolarda, çünkü araya başka sesler de giriyor, diğer sesler ise sohbet değil müzik, bekledim ki ezan başladığında bu radyolar devre dışı kalacak, hayır, devre dışı kalmadılar, ezan ile onlar yarışır oldu, bi onlar bi imam, bi onlar bi imam…

Yine yazmıştım geçenlerde Van’la ilgili aynı konuda da inanmayanlar çıkmış olabilir, Sibel Can ile imam yarışıyordu o zaman da…

Şimdi gelelim çözüme…

Ben fotoğraf ve maaş haramdır denildiği dönemi tercih ederim, en azından imamlar daha bağlıydı işlerine, teknoloji bu kadar müdahil olmamıştı, daha doğal ve daha inandırıcıydı her şey...

Tabi bunun böyle olmayacağını biliyorum, yahu Ortaçağ mı öneriyorsun diyenleriniz çok olur, o nedenle hiç kusura bakmayın ezan ile müzik ve sohbet böyle sık sık bir arada olur, ama size önerim: yeter artık yahu bu işi vatan-millet-sakarya gürültüsünden bi koparın, bi kendinize gelin, merkezi sistemde olur böyle şeyler, katlanmak zorunda herkes, ha çok mu rahatsızlık duyuluyor, o zaman her imam kendi camisinde ezan okusun, ama lütfen şu imamlara ezan nasıl okunur, nasıl telaffuz edilir, onu da bi öğretin!

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar