--°Van
DOLAR47,38
EURO53,95
GRAM6.168
ÇEYREK10.108
Zekeriya Ekinci

Zekeriya Ekinci

Mail: zekeriyaekinci@gmail.com

DÜĞÜN VE HALAY

DÜĞÜN VE HALAY

İnsan eylemlerinin düşünce ve hayal gücüyle yaratılmış olan ve bir kuşaktan diğerine aktarılan şeyler ile insanların birbirine bakarak yaptıkları âdet, usul, alışılmış tarz, hareket ve benzeri şeylere gelenek ve görenek dendiğini hepimiz biliriz.

Gelenek ve görenek şimdideki geçmiştir. Siner insanın özüne, fizyolojik bir olgu olur özde. Yitimi binlerce yıllık gelecek zamana serili durur.

Bir düğün düşünün. İki güzel insanın mutluluğa attığı başlangıç adımı düğün, toplumsal birlikteliğin de sembolüdür. Kaynaştırır insanı. Birleştirir. Tek yumruk yapar. Mutluluğa atılan bu adım, toplanan kitlenin de mutluluğudur bir bakıma.

Düğün ve düğünde çekilen halay, sadece mutluluğa atılan başlangıç adımı olarak değerlendirilmemelidir. Bazen bir direnişi de sembolize edebilir. Baskı altında tutulan bir toplumun düğüne durması ya da halay çekmesi, baskıcı toplumu kınama, ona başkaldırıdır. Dahası, baskıcı toplumun zulmüne karşı bir örgütlenmedir.

İşte o koca mitinglerde halayların çekilmesi bundandır.

Ulusal baskı altında tutulan toplumlarda, gelenek ve göreneğin bir parçası olan düğün ve düğünün bir parçası olan halay kalıcıdır.

Gerçek şu ki, her düğün kendi dilincedir.

Başka dilden halay çekilmez. Halay kendi dilince çekilince halay olur. Aksinde ayak sekilir. Hatta düşülür bile.

Düğünler, gözyaşı ve sevincin paylaşımıdır.

Hani, ölüsü gömülürken hem ağlayıp hem düğüne durmak var ya, işte öyle bir şey!

Biz edebiyatçılar oynamayı pek beceremesek de düğünleri izleriz. Birlikteliğin imge çizimini gerçekleştirmeye çalışırız. Renklerin kaynaşmasında resmin tamamlanması için elçilik yaparız. Kimice sevince kimice hüzne ortak oluruz. Önemli olan hayat resminde bir renk olmak değil midir zaten?

Düğün ve halaylar, birey ve toplumun mutluluk resmi olsun dileğiyle.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar