
Dengb’ejlik geçmişten günümüze gelen bir sestir, bir nidadır, bir çığlıktır, sessizlerin sesidir. Anaların gözyaşıdır. Yürekten gelen, dile getirilen nağmelerdir.
Dengbêjlik sanatında büyük bir öne sahip Dengbêj Kazo’nun 65’inci sanat yılını kutluyorum.
Çocukluğumdan beri kendisini tanıyorum, onun sesiyle büyüdüm diyebilirim.
Bazen anneler onun söylediği klamlara ağlardı. Biz de sorardık bu nedir, neden ağlıyorlar? Biz büyüdükten sonra anladık ki ağlanacak halleri dile getiriyordu bu ses.
Ve gün geldi aynı duyguları biz de his etmeye başladık.
Dengbêjlik yaradır, yürekteki yaradır. Dile getirmek herkesin karı değildir, dile getirmek için sade bir ses ister. Ki Kazo’nun sesi, sade bir sestir. Can kulağıyla dinliyoruz onu.
İstiyoruz ki halkımız Dengbêjlere sahip çıksın;
Dinleyelim…
Klamlarını dinleyelim, anlattıkları çirokları (hikayeleri) dinleyelim.
65 yıl az bir zaman değil, bu kadar zamandır Dengbêj Kazo kendi anadilinden sanat yapıyor, müzik üretiyor.
Bu nedenle de kendisini bunca yıldır yürüttüğü kültür çalışmalarından dolayı yürekten kutluyorum.
Dengbêj Kazo bizim için büyük bir değerdir.
Gerek uluslararası gerek kendi toprağında güzel çalışmalara imza atmış, saygın bir sanatçımızdır.
Kürt halkı için büyük bir değerdir.
Kazo, bir köşe yazısına sığdırılacak bir sanatçı değildir. Sanatı filmlere, kitaplara sığdırılamayacak kadar engin ve yücedir.
Kendisini hem kutluyor hem sağlık diliyorum.
En sevdiğim parçalarından biri de Çiyayê Sûmbûl Hekkarî ve Behra Wanê. Benim de bir tarafım Hakkâri bir tarafım Van’dır.

Yarın kendisiyle ilgili yapılan bir belgeselin galası var. Nûda Kültür Merkezi’nde olacak.
Kendi adıma tüm sanatseverleri, yüreği yananları, feleğe bir çelme atmak isteyenleri, hüzünden sevinç yaratanları Denbêj Kazo’nun galasına davet ediyorum.























Yorum Yazın