
Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde yaşayan Birhat Demir, bir binanın yedinci katından atlayarak intihar etti. Hakkari'de otopsi işlemleri yapıldı, bugün sabah saat 08.30'da da ilçede defnedildi. 26 yaşında, daha gencecik bir fidandı.


Bölgemizde toplumsal bir sorun haline gelen gencecik fidanların intiharı büyük bir endişe yaratmaktadır. Art arda yaşanan intihar vakaları, akıllara durgunluk verecek bir seviyeye ulaşmıştır. Bu durum görmezden gelinemez, sıradanlaştırılamaz.
Bu vakalar mutlaka ciddiyetle araştırılmalı, gençlerin yaşadığı psikolojik, ekonomik ve sosyal baskılar açıkça ortaya konmalıdır. En önemlisi, bu gençlere erişilebilir ve sürekli destek sağlanmalıdır. Sessizce büyüyen bu çığlıklar ancan dinlenirse dinebilir.
Artık gençlerin sesine kulak verme zamanıdır. Suçlamak, yadırgamak ya da kader demek yerine anlamaya, sahip çıkmaya ve çözüm üretmeye ihtiyaç vardır. Çünkü kaybedilen her genç bir birey değil, geleceğin ta kendisidir.
Yaşamaya henüz yeni başlamış gencecik bir fidan neden intihar etmeyi düşünür? Bu bir tercih midir yoksa önüne konan hayatın onu yavaş yavaş buraya sürüklemesi midir?
Burçlara, kadere ve batıl umutlara tutunmak zorunda bırakılan bir gençlik var. Gerçek çıkış yolları kapandığında, insan anlamı gökyüzünde arıyor. İşsizliğin hüküm sürdüğü, emeğin karşılık bulmadığı bölgelerde genç olmak başlı başına bir yük haline geliyor. Çalışsan da yetmiyor, çabalasan da bir yere varamıyorsun.
Bir de düğünler var; sevincin değil borcun konuşulduğu törenler. Ev kurmak, yuva yapmak artık hayal değil, korku. Gençler daha hayata başlamadan "yetmeyen", "geciken", "eksik" ilan ediliyor. Adil bir yaşam vaadi yok, sadece sabretmesi istenen bir bekleyiş var.
Böyle bir düzende intihar normalleşiyor.
Ölüm bile çekinirken, toplum gençlere "vaden doldu" demekten utanmıyor.
Oysa sorun o fidanın kendisi değil; kök salmasına izin verilmeyen toprak...























Yorum Yazın