
Zekeriya EKİNCİ yazdı: SFENKS/FİRAVUN KEDİSİ haberine ait detaylar
Bugün Akdeniz Hayvan Hastahanesine hasta bir sokak kedisini tedavi için götürdüm. Kediye Şair adını verdim. Daha önceki bir yazımda kediler kendilerine ilgi gösteren insana benzerler, demiştim. Tam bu sırada hasta bir kedi daha getirildi. O da henüz üç aylıktı. Sivri bir yere basmış, yaralanmış ve mikrop kapan patisi şişmişti.
Kedinin görüntüsü ve özellikle tüysüz oluşu dikkatimi çekti.
Geçmiş olsun dileğinden sonra cinsini sordum.
Firavun kedisi, dediler ve sohbete başladık.
Kesin olmamakla birlikte kedi cinsinin anayurdunun Kuzey Afrika, özellikle de Mısır olduğu söylenmektedir. Evcil kedilerin Eski Mısır sanatında resmedilmesi yaklaşık MÖ 2000 yılından sonradır. Öyle ki Eski Mısırlılar, kedilerin karanlıkta parlayan gözlerinin güneş tanrıları Amon Ra'yı simgelediğine inanırlardı.
Bugün anavatanı Kanada gösterilen Sfenks/Firavun kedisinin asıl şeklini Mısır'da aldığı söylenir. Mısır çöllerinde bin yıl boyunca rüzgârların, suyun ve kumun sebep olduğu erozyonlara direnmiş ve günümüz tüysüz biçimini almıştır. Pürüzsüz kireçtaşından heykelleri de yapılınca referans olarak Sfenks/Firavun adını almayı hak kazanmıştır.
Firavunların kötü ruhları kovduklarına inandıkları Sfenks kedilerini yaşadıkları alanda bulundurdukları tarihi bir gerçektir.
Hangi kötü ruh bu kedinin bulunduğu mekâna girme cesareti gösterebilirdi ki?!...
Eski Mısırlılar evcil kediye "miu/miyu" diyorlardı ki bu sözcük sonradan "miyav" olarak artzamanlılık göstermiştir.
Dürzîlerin, Nusayrîlerin, Hindu ve Budistlerin ruh göçüne inançları gerçek olsaydı eğer ruhumun tekrar bir insanda değil bir kedide bedenlenmesini isterdim. Donskoy, Tonkinese, Keşmir, Laperm, Sarman, Somali, Van, Tekir... olması hiç farketmezdi. İlk tercihim kötü ruhları kovan Sfenks olurdu elbette.














































Yorum Yazın