--°Van
DOLAR49,21
EURO55,48
GRAM6.586
ÇEYREK10.779

Yaban Domuzu Tuzağı: “Bedava” Mısırın Bedeli..

Yaban Domuzu Tuzağı: “Bedava” Mısırın Bedeli..
Nureddin Şimşek yazdı...

Ormanda yaban domuzlarına her gün biraz mısır bırakırsınız. Önce bir tarafına çit, sonra öbür tarafına… Onlar alışır, “bedava” yemeğe koşar. Sonunda kapı kapanır. Kaçmaya çalışırlar ama hapishanededirler artık. Zamanla kendi yiyeceklerini aramayı unuturlar. Besleyen elin aynı zamanda boğazı sıkan el olduğunu sorgulamazlar. Hatta o ele minnet duyar, mezbahaya bile gönüllü giderler.

Bu eski hikâye, bazı totaliter, otokratik ve monarşik düzenlerin sosyal yardım maskesi altında kurduğu bağımlılık mekanizmasını anlatır. Halkı önce yoksullaştırırsınız. Üretimi, istihdamı, fırsat eşitliğini, liyakati, hukukun üstünlüğünü adım adım budarsınız.

Ekonomiyi bir avuç yandaşa ve yakın çevrenin yağma alanına çevirirsiniz. Sonra “yardım” adıyla üç beş kuruş, bir torba un, bir kutu yağ, bir kart, bir fatura indirimi dağıtırsınız. Tıpkı ormana bırakılan mısır gibi.

Bu yardımlar ihtiyaç sahibine destek olmak için değil, bağımlılık üretmek içindir. İnsan kendi emeğiyle ayakta durmayı, üretmeyi, hesap sormayı unutur. “Bize bakan var” duygusu, özgürlüğün yerini alır. Oysa hiçbir şey bedava değildir. O mısırın parası, aynı halkın vergilerinden, doğal kaynaklarından, geleceğinden, çocuklarının alın terinden çıkar. Ülke soyulurken, kasalar dolup taşarken, halka “yardım” diye uzatılan el aslında zincirdir.
Tevfik Fikret’in çizdiği tablo hâlâ günceldir: Birileri aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yer; öteki yoksul kuru soğana muhtaç kalır. 

Saraylar, yalılar, lüks araçlar, offshore hesaplar, ihtişamlı törenler… Bütün bunlar “hizmet” maskesi altında sürerken, aynı iktidar “biz fakire bakıyoruz” diye övünür. 

Oysa bakılan, fakirleştirilmiş halktır. Fakirleştirme bilinçli bir siyaset olabilir: Bağımsız düşünen, kendi ayakları üzerinde duran, hesap soran vatandaş tehlikelidir. Bağımlı, minnettar, korkulu kitle ise yönetilmesi kolaydır.

En acı yanı, bu tuzağın fark edilmemesidir. Kapı çoktan kapanmıştır ama hâlâ “bedava mısır” için o kapıya koşulur. Eleştiri yapan “nankör” ilan edilir. Kendi yoksulluğunun mimarlarını alkışlamak, onları “koruyucu” sanmak, sistemin en başarılı ürünüdür. 

Yaban domuzları da bir süre sonra kendilerini esir edenlere minnet duymaya başlamıştı.

Gerçek yardım, insanı ayağa kaldırmaktır: Eğitim, istihdam, adalet, fırsat eşitliği, üretim, mülkiyet güvenliği, düşünce ve ifade özgürlüğü. Bunlar olmadan dağıtılan her “mısır” sadece bağımlılığı derinleştirir. Hiçbir rejim, halkı yoksullaştırıp sonra üç kuruşluk yardımla minnettarlık satın alarak meşruiyet kazanamaz. Çünkü bedeli ödeyen daima aynı taraftır: 

Özgürlüğünü ve onurunu parça parça satan halk.

Yaban domuzu hikâyesinin sonu bellidir. Kapı bir kez kapanınca, “bedava” yemek bile yetmez. Asıl mesele, o kapının nasıl yavaş yavaş örüldüğünü ve neden hâlâ alkışlandığını görmektir. Özgürlük, kolaylığa alışmakla değil; kendi emeğiyle, kendi aklıyla ve kendi iradesiyle ayakta durmakla korunur. “Bedava” diye sunulan her şeyin asıl bedeli, çoğu zaman fark edilmeden ödenir


  • 0
    SEVDİM
  • 14
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 1
    KIZGIN
TÜİK ve ENAG eylül ayı enflasyon verilerini açıkladıÖnceki Haber

TÜİK ve ENAG eylül ayı enflasyon veriler...

Tuşba’da 6 kırsal mahallede yurttaşların sorunları dinlendiSonraki Haber

Tuşba’da 6 kırsal mahallede yurttaşların...

Haber Yorumları

  • Mehmet BEKE05-10-2026 17:06

    Kapitalist sistem her yolu denemiş-deniyor ve sonuç almış-alıyor.Bu aşacak olan bilinçlenditilmiş örgütlü toplumla ve gerçek-doğru öncüyle aşılır ;yani domuz bağımlılığndan yığınlar kurtarılır .Ama bağomlı domuz durumu a düşmüş-düşürülmüş öncüler varsa,iş çok daha zorlu bir hal alır .Mamoste Can,analiziniz ve tespitleriniz durumun açıkşığı için önemli veriler sunuyor.Eline sağlık.

  • Cevat Çakar05-10-2026 13:52

    Sistem aynı sistem?‍♂️?‍♂️

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar