--°Van
DOLAR47,38
EURO53,95
GRAM6.168
ÇEYREK10.108

Van'da Kobani Davası cezalarına tepki

Van'da Kobani Davası cezalarına tepki
Halkların Eşitlik ve Demokasi Partisi (DEM) İl Örgütü tarafından, eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ'ın da aralarında bulunduğu 18'i tutuklu 108 sanığın yargılandığı Kobani davasında verilen cezalara yapılan basın açıklaması ile tepki gösterildi.

VANMED (VAN) - "Kobani olayları" olarak bilinen 6-8 Ekim 2014'te meydana gelen olaylar ardından tutuklanan, aralarında eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ'ın da bulunduğu 18'i tutuklu 108 sanığın yargılandığı davada çıkan cezalarla ilgili DEM Parti İpekyolu İlçe binası önünde basın açıklaması yapıldı.

Geniç güvenlik önlemlerinin alındığı açıklama metnini DEM Parti Van il yöneticilerinden Yakup Almaç, okudu.

Açıklama metni, şöyle:

"Van’da 2-3 Nisan’da onurlu bir demokratik direniş gösteren halkımıza yönelen gözaltı ve tutuklama furyası devam etmektedir. Hepsi çağırıldığında ifadeye gidebilecek insanların evleri sabah saatlerinde basılmakta, insanlara aileleri önünde eziyet  ve işkence edilmektedir. Tutuklamaların haksız olduğu bir ay geçmeden açığa çıkmış ve arkadaşlarımızın önemli bir bölümü dün akşam serbest bırakılmıştır. Ancak yasal süreler aşılarak hala gözaltında tutulan ve iki gün önce hukuk dışı bir şekilde tutuklanan, adli kontrole tabi tutulan birçok arkadaşımız var. Bu hukukdışı, yasakçı anlayışa son verilmelidir.

 

Dünde ifade ettik her zaman da ifade etmeye devam edeceğiz. Siyasi kumpas davaları Kürt meselesinde çözümü ertelemekte yaşanan krizi uzatmaktadır. Herkes de biliyor ki “Kobani kumpas davası İŞID’e karşı mücadele edilmesini talep edenlerin yargılandığı bir dava olmuştur. Türkiye hukuk tarihinde kara bir gün olmuştur. Kürt halkının demokratik siyaset hakkına, seçilmiş temsilcilerine verilen bu cezalar haklı davamızı göstermektedir. Bizler söz konusu olunca hukukun evrensel ilkeleri, Anayasa mahkemesi kararları, AİHM kararları askıya alınmakta, hukuk uygulanmamaktadır. Kobani’de yaklaşık 400 yıl için verilen ceza kararları bağımsız, tarafsız bir yargı kararı değil, saray güdümlü milli yargının kararıdır. Bu kararların hukukta yeri yoktur. Hukuki delillerle ıspatlanamayan iddialar hukuk dışı delilerle ıspatlanmaya çalışılmıştır. Arkadaşlarımız 8 yıldır  hukukdışı bir şekilde tutuklu kaldıktan sonra bu cezalara da hükmedilmesi her açıdan yasa ve ahlak dışıdır. Bu dava her yönüyle hukuk dışı siyasi bir davadır. Siyasetçilerimiz konuşma ve ifade özgürlüğüne yönelik olan bu saldırıyı kabul etmiyoruz. Kobani sürecinde Milletvekillerimiz, seçilmişlerimiz, eş başkanlarımız ve parti üyelerimiz toplumsal barış çağrısı yapmıştır. Bugün de biz bu çağrıyı yineliyoruz. Kürt meselesinde onurlu bir barışın sağlanması, Türkiye’de ve ortadoğuda Kürt meselesinin çözümü evrensel hukuk ilkeleri ile, demokratik bir müzakere ile ve çözümün muhataplarına saygı ile mümkündür. Kobani davasında haksız hukuksuz kararların çıkması çözümsüzlükte ısrar etmek olmuştur. Türkiye halkları, geçen yüzyılı bu çözümsüzlükle kaybetmiştir. Kobani kararı, Türkiye’yi içinde olduğu kriz ve kaos halinden çıkması sürecini geciktirmiştir.

Dün Türkiye hukuk tarihine, yargı tarihine dün yine kara bir leke daha sürüldü. Çetelerin, mafyaların, güpegündüz kent meydanlarında çakarlı araçlarla serbest dolaştığı, serbest bırakıldığı bir süreçte; Kürtleri asit kuyularında katleden, binlerce faili meçhul cinayet işleyen Jitem’in davalarının aklandığı bir süreçte Kürtler, devrimci ve sosyalist siyasetçiler cezalandırılıyor. Dün Sincan’da AKP-MHP milli yargısı tarafından bir hukuk katliamına daha imza atılmıştır. Sincan’da alınan kararla Selahattin Demirtaş’a 43 yıl 6 ay, Figen Yüksekdağ 30 yıl 3 ay ve diğer arkadaşlarımıza toplamda yüzlerce yılla varan hapis cezaları verilmiştir. İddianame nasıl Saray’da ve MHP Genel Merkezinde yazıldıysa, bu karar da aynı odaklar tarafından verilmiştir. Türkiye'de yargı diye bir şey kalmamıştır. Türkiye’de şu anda yargının almış olduğu bu karar askeri cunta mahkemelerine rahmet okutacak bir karardır. Kobanê davasında bir hukuki darbe daha, bir siyasi darbe daha gerçekleştirilmiştir.

Normalleşme ve yumuşama mesajlarının verildiği bu süreçte HDP, Kürt siyaseti, devrimciler ve demokratlar, iktidar tarafından siyaset sahnesinden silinmek isteniyor. Ama çok iyi bilsinler biz Kürtler, emekçiler, yoksullar yine her zaman olduğu gibi sahada omuz omuza dayanışarak bu kirli kararları boşa çıkaracaktır. Arkadaşlarımızı bir gün mutlaka özgürleştireceğiz. Selahattinlerle ve Figenlerle birlikte Türkiye demokrasisi için, demokratik bir cumhuriyet için mücadele edeceğiz. Bu kararı verenler çok iyi bilsin ki; halklarımız için o günler uzak değil. O günlerin mücadelesini daha kararlı bir şekilde yürüteceğimizin sözünü veriyoruz.

Halk düşmanı, kadın düşmanı, insanlık düşmanı olan ve Ortadoğu’ya büyük bir felaket yaymak isteyen IŞİD’in yanında olduklarını gösteren bir karar alınmıştır iktidar yargısı tarafından. Verilecek karar ya halklardan ve demokrasiden yana olanların yanında ya da IŞİD ve faşizmin yanında olunacağının göstergesiydi. Kobanê Kumpas Davasında mahkemenin almış olduğu karar onların bir kez daha IŞİD’in ve faşizmin yanında olduklarını göstermiştir. Şunu bir kez daha söylüyoruz; faşizme asla geçit vermeyeceğiz. Faşizme karşı daha çok omuz omuza olmanın, daha çok dayanışmanın olması gerektiği biz zaman dilimindeyiz. Biz bu cezaları tanımıyoruz, biz bu kararı tanımıyoruz. Selahattinler, Figenler, Günay Kubilaylar Kobanî Kumpas Davasında yargılanan tüm arkadaşlarımız, Kürtlerin, Türklerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ve bu topraklardaki tüm ötekileştirilenlerin gönlünde berat etmişlerdir, özgürlerdir.  Haksız ve hukuksuz yere ceza verilen arkadaşlarımız, bütün dünya kamuoyunun vicdanında beraat etmişlerdir. İçeride de dışarıda da mücadelemiz sürecek ve tüm ezilenlerin hakları için birlikte kazanacağız!

Sonuç olarak Kobani kumpas davası kararları Türkiye hukuk tarihine bir kara leke olarak geçmiştir. 16 Mayıs dünya hukuksuzluk günü olarak ilan edilmelidir. Hakkında ceza kararı verilen tüm arkadaşlarımız  demokratik siyasal bir mücadelenin içinde yaşamlarını geçirmişlerdir. Hepsi birer barış emekçisidir. İtiraz ve temyiz süreçleri hızlı bir şekilde işletilerek bu hukuk dışı duruma son verilmelidir ve tüm arkadaşlar gecikmeksizin serbest bırakılmalıdır. Aksi yönde bir karar barışa ve demokrasiye saldırı niteliğinde olacaktır. Dün açıklanan hukukdışı hüküm halkımızın iradesine yönelik bir darbe niteliğindedir. Bu karara karşı Van’da ve tüm ilçelerinde bir dizi eylem ve etkinliğimiz olacak. Bu haksız tutsaklıkları kabul etmeyeceğiz. Tüm ilçe binalarımızda, her sokakta, evde, her mahallede bu hukuksuzluğa karşı sesimizi yükselteceğiz.  Tüm halkımızın, yapılarımızın, demokratik kitle örgütlerinin, aydınların bu hukuksuzluğa dur demesi için herkesi duyarlı olmaya davet ediyoruz."

Metnin okunması ardından oturma eylemi gerçekleştirildi. Grup, daha sonra dağıldı.

 

 

 


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
28 Şubat davası hükümlüsü generallerin cezaları affedildiÖnceki Haber

28 Şubat davası hükümlüsü generallerin c...

Van'daki protestolardan 21 kişi tutuklandıSonraki Haber

Van'daki protestolardan 21 kişi tutuklan...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar