--°Van
DOLAR47,38
EURO53,95
GRAM6.168
ÇEYREK10.108

Van'da artan cinayetler siyaseti harekete geçirdi; DEM Parti ve DBP toplantı düzenledi

Van'da artan cinayetler siyaseti harekete geçirdi; DEM Parti ve DBP toplantı düzenledi
Van'da son aylarda aşiretler boyutunda artan cinayet olayları nedeniyle DEM Parti ve DBP Van İl Örgütleri ortak bir salon toplantısı düzenleyerek, bir de çağrı metni yayınladı. Çağrı metninde, olayların karanlık güçlerin kışkırtması sonucu meydana geldiği, yereldeki toplumsal barışın hedeflendiği belirtildi.

VANMED (VAN) - Çırağan Düğün Salonu'nda düzenlenen toplantıya yoğun bir katılım gözlendi. Toplantıya, STK'lar, kanaat önderleri, DEM Parti ve DBP il yöneticileri, görevde olan ve görevde olmayan belediye başkanları, din alimleri ve kalabalık bir grup katıldı.

Toplantıda yapılan konuşmalarda, taraflar sükunete ve itidalli davranmaya çağrıldı. Olayların kışkırtıldığına dikkat çekildi. Herkes bundan sonrası için duyarlı olmaya daver edildi.

 

Aşiretler düzeyinde yaşanan ve tehlikeli boyutlara erişme olasılığı olan olaylara ilişkin hazırlanan bir de çağrı metni okundu. 

DEM Parti ve DBP'nin "kamuoyuna" başlığını taşıyan çağrı metni şöyle:

"Ülke bir bütün olarak barış iklimine girmişken, bölgemizde son dönemlerde yaşanan toplumsal huzursuzluklar, sadece aileler ve aşiretler arasında artan husumetlerle sınırlı değildir. Giderek derinleşen sosyal krizler; gençlerin madde bağımlılığına sürüklenmesi, kadına yönelik şiddetin artışı, kadın cinayetleri ve işsizliğin yaygınlaşması gibi sorunlarla iç içe geçmiş durumdadır.

Yaşanan toplumsal krizler, artık görmezden gelinemeyecek bir boyuta ulaşmıştır. Bazı aşiretler ve aileler arası husumetler, karşılıklı silahlı saldırılar, kan davaları; yalnızca bireylerin değil, halkımızın ortak geleceğini tehdit eden ciddi bir güvenlik ve yaşam sorunu haline gelmiştir. Toplumun dokusunu parçalayan, ahlaki-politik toplum gerçeğini erozyona uğratan bu çok katmanlı kriz hâli, sessizliğin artık çözüm olmadığını, susmanın suça ortak olmaya dönüştüğünü açıkça göstermektedir.

Bu bildirge, bölge halklarına, bu halkların köklerine, barış geleneğine, toplumsal vicdanına ve ortak yaşam iradesine bir çağrıdır. Aynı zamanda siyasi kurumlara, sivil toplum kuruluşlarına, kanaat önderlerine, gençlere ve kadınlara sorumluluklarını hatırlatan bir davettir.

Toplumsal Gerçekliği Tanımlarken:

Van’da son iki yıl içinde aileler arasında onlarca kavga yaşanmış, bu kavgalarda resmi olmayan verilere göre 30’dan fazla insan yaşamını yitirmiştir. Bu ölümler ve yaralanmalar yalnızca adli vaka değildir; aynı zamanda halkımızı birbirine düşürmek isteyen karanlık ellerin doğrudan veya dolaylı ürünüdür.

Aileler arası kavgalar, yalnızca iki tarafı değil; o mahalleyi, o okulu, o pazarı, o kenti ve nihayetinde bütün toplumu etkiliyor. Sistemin uzun yıllardır Kürt toplumunu denetim altında tutmak için sürdürdüğü “çatıştır, böl, yönet” politikası, bugün özellikle aşiret yapıları üzerinden yeniden devreye sokulmaktadır.

Bilindiği üzere Kürt toplumunda aşiretler aynı zamanda toplumsal dokuyu koruma alanları olarak yüzyıllar boyu varlığını sürdürmüştür. Daha çok toplumun temel yapısını oluşturma, dayanışma ve halkın öz benliğine bir vurgu olan bu yapıyı kimi bazı bireysel ve zümre çıkarları doğrultusunda dernekleşme adı altında yozlaştıran anlayışın da farkındayız. Bu anlayış aynı zamanda aşiretler arası çelişkileri de körüklemektedir. Bu oyunu görüyor ve kabul etmiyoruz.

Aynı şekilde, gençliğin içine düştüğü uyuşturucu bataklığı, kentlerimizin yoksul semtlerinde artık sıradanlaşmış bir trajediye dönüşmüş durumda. Devletin denetim ve önleme mekanizmaları ya yetersiz kalmakta ya da bu yıkım karşısında bilinçli bir kayıtsızlık sürdürülmektedir. Bölgemizde gençlerin büyük kısmı ya işsizdir ya da sistem dışına itilmiştir. Eğitimde fırsat eşitliği yoktur. Bu, tesadüf değil; sistematik bir düşürme politikasıdır.

İstatistiklere göre Van’da 2024 yılı içinde madde bağımlılığı tedavisi için başvuru yapan gençlerin sayısı %38 artmıştır. Bu tablo, gençliğe yönelik sistematik bir düşürme politikasının sonucudur. Bir halkın geleceği olan gençlik, örgütsüz bırakılarak ya maddeye ya da çatışmaya mahkûm edilmek istenmektedir. Gençliğin çaresizleştirilmesine karşı en güçlü cevabımız; örgütlü mücadele, eğitim, sanat ve dayanışma olmalıdır. Unutulmamalıdır; gençlerin geleceksiz bırakılması, halkın geleceksiz bırakılmasıdır.

Öte yandan kadınların kamusal hayattan dışlandığı, katledildiği, sessizleştirildiği bir düzende barışın adı bile eksik kalır. Kadın katliamlarının her biri, aslında toplumun tamamına yöneltilmiş bir şiddet eylemidir. Bu kırımın son bulması için sadece hukuki değil, kültürel ve siyasi bir seferberlik gerekmektedir.

Kadına yönelik her türlü saldırı, yalnızca bireysel bir suç değil; aynı zamanda patriyarkal sistemin ve militarist erkek-devlet aklının kurumsal sonucudur. Kadınların özgürleşmediği bir toplumda gerçek barıştan söz edilemez.

Barışı, Adaleti ve Demokratik Toplumu Savunuyoruz:

Bu topraklar, yüzlerce yıldır farklı inançların, halkların, aşiretlerin birlikte yaşadığı kadim bir barış kültürüne sahiptir. Bu miras, bize intikamı değil; adaleti, husumeti değil; uzlaşmayı miras bırakmıştır. Bugün bölgemizde yaşanan çatışmalar, yalnızca taraflar arasında değil; aynı zamanda halk ile halkı bölmeye çalışan sistem arasında yaşanmaktadır. Bu nedenle bizler; toplumdaki husumetlerin sona ermesi, gençlerin madde bağımlılığına karşı korunması, kadınların güvenli, eşit ve özgür yaşaması, halkımızın eğitim, sağlık, istihdam gibi temel haklarına erişmesi ve en önemlisi, Kürt halkının yozlaşmaya karşı kendi kimliğiyle, ahlaki-politik bir yaklaşımla, demokratik bir toplumda yaşaması için mücadeleyi büyütme kararlılığındayız.

Tüm Topluma ve Sorumluluk Sahiplerine Çağrımızdır:

Barış yalnızca silahların susmasıyla değil; aynı zamanda toplumun onurunun, haklarının ve hayatının güvence altına alınmasıyla mümkündür. Bu yüzden çağrımız; tüm ailelere ve aşiretlere, siyasi partilere, Van Emek ve Demokrasi Platformu bileşenlerine, Van Kent Konseyi’ne, sivil toplum kuruluşlarına, eğitimcilere, gazetecilere, aydınlara, kanaat önderlerine, din alimlerine, kadınlara, gençlere, kültür sanat alanında çalışma yürütenlere, kısacası tüm halkımıza yöneliktir.

Bu toplumsal yaraların üstünü örterek değil, onları birlikte konuşarak, onararak, adaletle ve sevgiyle sararak iyileştirebiliriz. Bugün Van’dan yükselen her sağduyulu ses, yalnızca yerel bir meseleye değil, Kürdistan ve Türkiye’de yeniden filizlenen “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine de katkı sunmaktadır. Şiddeti değil çözümü, inkârı değil tanımayı, yıkımı değil onarımı esas alan her adım, bu coğrafyada yeni bir başlangıç yaratacaktır. Toplumun her kesimini içine alan demokratik bir düzen inşa edilmeden, bu sorunların hiçbiri gerçek anlamda çözülmeyecektir. Bu sorunların çözümü için toplumun tüm kesimleri vicdani ve ahlaki görev ve sorumluluğunu yerine getirmelidir."

Sonuç Olarak;

Bugün çağrımız nettir:

-Ülkede gençlerimiz maddeye değil, umuda tutunsun.

-Kadınlar sadece evlerinde değil, toplumda özgür ve güvenli yaşasın.

-Aşiretler güç yarışına değil, barış mirasına öncülük etsin.

Bu çağrıyı büyütmek, çoğaltmak, yaygınlaştırmak bizim elimizdedir. Barışı inşa etmek, sadece siyaset kurumunun değil, toplumun tüm kesimlerinin görevidir. Bugün Van’dan yükselen bu çağrı, hepimizin ortak vicdanı olarak görülmelidir.

Gelin, bu vicdanın sesi olalım. Halkımızın hakkı olan onurlu barışı toplumsal barışla buluşturalım."

Van'da son olarak geçtiğimiz günlerde TikTok fenomeni aracında uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmiş, üç kızı ise yaralanmıştı. Olayın, aşiretler arası husumetten kaynaklandığı belirtiliyor. 

 


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Özgür Özel'den "süreç komisyonu" açıklamasıÖnceki Haber

Özgür Özel'den "süreç komisyonu" açıklam...

Eskişehir’deki orman yangınında 10 kişi yanarak can verdiSonraki Haber

Eskişehir’deki orman yangınında 10 kişi...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar