--°Van
DOLAR47,38
EURO53,95
GRAM6.168
ÇEYREK10.108

Prof. Dr. Ahmet ÖZER yazdı: PİŞO MİHEME

Prof. Dr. Ahmet ÖZER yazdı: PİŞO MİHEME
Bugün “Bir Qırıx (Kırık) Hikayesi” anlatacağım size. Bakalım beğenecek misiniz?

Pişo. Pişo Miheme. Duymuşsunuzdur. Kedi gibi bir adam. O yüzden Pişo demişler ya. Hangi karanlık köşeden ne zaman çıkacağı belli değil. Bir bakmişsiniz bir kuytuya sinmiş, bir bakmışsınız gecenin zifiri karanlığında elyordamiyle kedi gibi ilerliyor.

Pişo Xençepekli. Siz “e”yi “a” yapıp Xançepek de diyebilirsiniz. Xençepek Diyarbakırda bir semt.

Diyarbekir sadece surları, kervansarayları ve isyanlarıyla değil, delileri, velileri, kabadayları ve Qırıxları ile de meşhur bir yerdir. Qırıxların menbaı ise namlı semt olan Xançepek’tir. Bu Semt belalıdır. Kesik, atak ve şerrud’dur. Pişonun burada “kırıkayağı” çoktu.

“Xençepekliyim” dedin mi, karşındaki anında mesajı alır. Adam yüzüne bakmadan yol alır. Vurur gider, neme lazım, deyip; belaya bulaşmiyim diye. Kırık da karşısındaki da bu raconu bilir.

Qırıx, saati, kösteki, şalvarı, işliği ve de yumurta topuk iskarpini ile sanki bir başka gezegenden caddeye aniden inmiş gibidir. Halbuki başka bir gezegenden değil Xençepekten yeni gelmiştir.

Kimdir Qırıx? Kırılmış kişidir. Kimseler onu düzeltmediğinden kırgınlığını kırıklığa dönüştürerek yürüyüp gider. Yaşadığı toplum “ötekidir”. Qırıx öteki değil, “ötekinin ötekis”dir. Topluma, insana, düzene kırgın ve yabancıdır. Şehrine asla. O yüzden yaşadığı yeri ve mekanı asla terketmez. Yaşamı ile yaşadığı şehre renk katar.

Pişo da Diyarbekir’in kadim, Xançepek’in vazgeçilmez Qırıx rengidir. Xançepek’in diğer adı Gavur Mehlesidir; burda Ermeni, Süryani gibi gayri müslim Hristiyan gruplar yaşar. Ondan mütevellit bu ismi almıştır. İşte bizim Pişo bu mehlenin has kırığıdır. Xançepek Pişo’yu, Pişo Xançepeki yansıtır. Çünkü kırık tarihsel ve toplumsal olarak yaşadığı coğrafyanın karekter insanıdır. Pişo da yaşamı, yiyişi, yürüyüşü ve racon kesişi ile bu karakterlerden biridir.

Ama her qırıx gibi Pişo da bir düzensizlik insanıdır, sistemle barışık değil; bu yüzden o sistemi, sistem de onu sevmez. Düzeni rededer, başıbozukluğu sever. Tarzı gereği hiç bir işe bakmaz, zulada yaşar. Disipline uymaz; uzun hesap yapmaz; günlük yaşar, geleceğe dair hiç bir projesi yoktur. Okumuşluğu da yoktur. Sekiz yaşında başladığı küçelerden on dördünde mezun olmuştur. Qırıx’ın şahsında tüm resmî kimlikler hükümsüzdür.

Bahse konu bizim Pişo ikindiye doğru uyandı. Geceden kalmaydı. Dün gece içtiği beş şişe şarabın etkisinden kurtulamamıştı hala. Önce serçe ürkekliği ile şöyle bir başını dikledi, etrafı seyreyledi. Sonra her yanı sağılmış şiltesinden doğruldu, davrandıkça toz toprak kopuyordu yataktan. Her tarafı dökülen yorgansız şiltenin içinde önce kedi gibi gerindi, sonra kalkıp giyinmeye başladı. Ceketi omzuna atıp çıktı. Diyarbakırın yaz sıcağında bile ceketi omzundan eksik olmazdı. Omzundaki ceket “emanet” dediği satoru/satırı kamufle etmek içindi. Usta bir satorcu olan Pişo için “emanet” dediği satoru her şeyiydi. Satoru beline soktuktan sonra yeri sağlam mı diye yokladı ve Dağ kapıya doğru yollandı. İki sağ bir sol vurarak kendine has yürümeye başladı.

Pişo’yu başkanlarından ayıran şey yampiri yürüyüşü ve kambur duruşuydu. Normalde insan sokakta, caddede yürürken düz ve teke teke yürür, Pişo ise bir omzu eğik seke seke yürürdü. Dağ kapıya yönelmesinin sebebi aç olan karnını doyurmaktı. Burda şehrin en iyi ciğercileri vardı. Yolda rastladığı Alipaşalı Çeko ve Dağkapılı Ezo’ya xefiften eğilip selam verdi. Sağ elini sol göğsüne koyup “Nasılsan biremin” diyerek onlara kırıx dayanışması gösterdi. Gelip Dağkapıdaki Mıho’nun el arabasındaki ciğer tezgahının önünde durdu.

Mıho geleni selamladı, Pişo geçip kürsüye kuruldu. “Donat sofrayı” dedi. Mesajı alan Mıho derhal harekete geçti. Ciğer dezgehi bir anda bağ bostan oldu. Pişo önce mangalda birkaç şiş acılı ciğer kebabını götürdü, arkasından demli kaçak çayını fırtladı, daha sonra da hemen yan caddedeki meşhur kadayıfçı Saim ustaya atladı.

İlerleyen saatlerde Dağkapı Suriçinde bekleyen faytonlardan birine atlayıp Vırıx’lara hava atarak Xençepek’in yolunu tutacaktı. Orda bir “dostu” vardı, ama bu gece uğramayacaktı. Bu gece için o biçim planları vardı. Şarabı bitmiş, “melzeme”li cıgarası da tükenmek üzereydi.

Tam o esnada qırıxlıxa henüz aday olan iki vırıx geçti ordan. Biri Pişo’yu tanıdı. Dönüp dönüp baktı. Diğeri sorunca da “tanımadın mı bire min, Pişo’yu?” Diğeri gözlerini pörtleyince, beriki, “O gün gördüm, iki kişinin üzerine yürüdü; bir görecağtın satori duvara vurur vurmaz ateş almaya başladı. Bile sator görmedim, adami qıtır qıtır edi”

Tam lafa salmışti ki beriki onu dürterek karşıdan gelen kızı gösterdi “bak hele, davam geli.” dedi. Davam dediği aşkıydı vırıxın. Uğruna yapamayacağı şey yoktu. Arkadaşı “bari xeberi var midir senden?” diye sordu. Qırıx adayı Vırıx “ben senin kardaşınam, hiç çaktırır mıyam?” diye cevapladı onu.

Qırıx “davam” dediği aşkı uğruna vurur vurulur ama asla çaktırmazdı. Bir gören olursa “utanıram, kırılıram” derdi. Bir keresinde Pişo, Zıbıl Aydı’ya çok kızmişti bu yüzden. “Seni yenge ile Alipaşada yürürken gördüm” dediği için.

Pişo İki vırıxın konuşmalarına kulak misafiri olmuştu. Aşka dair konuşmaların bir kısmını duyan Pişo’yu bir efkar bastı. Canı acayip şarap çekti. Elini cebine attı, cep delik cepken delikti. Anlayacağınız bu akşam kesikti. Pişo bir Xençepek kırığı olarak hem kesik, hem xençerli bir yan kesici, icabında yol kesip bac alan bir kabadayıydı. O yüzden kimse ona bulaşmak istemezdi. Yapıştı mı ripa reş kesilirdi. Şarabı tükenmeye görsün kafası bulanır moralı bozulurdu.

Şarap şişesi her dem koltuk altındaydı. Bi şaraba bi yola vurur giderdi. Bazen de bir yol kenarına diktiği şişeye xençeri eşlik ederdi. Bunun manası, “haraç vermeden kimse burdan geçemez” demekti. Belasına bulaşacak birini bekler, yolunu bulurdu. Hem şarap hem cıgara parası çıkardı o zaman.

İşte günlerden o gündü. Vakitlerden bir akşam vakti. Nihayetinde karnı doymuş, çayını içmiş, kadayıfı yuvarlamıştı. Karanlık aydınlığı kovmak üzereydi. Pişo kesikti, yolunu bulmak için bir yol kesecekti.

Şimdi indi faytondan. Gelip oturdu Xençepekin dar bir küçesine. Mehlenin bütün yolları buraya çıkıyordu. Pişo stratejiden de anlıyor, o yüzden stratejik bir yer seçmişti. Şarabını koydu bir yana, hüzünlü hüzünlü baktı şişeye, dibi görünmek üzereydi. Diğer yanına da o çok sevdiği satorunu koydu. Ayan beyan. Yanına da ne olur ne olmaz hançerini serdi. Bir yandan sator şavkıyor, öbür yanda Xençer parlıyordu. Çifte dikiş yapmış, sağlama almıştı işi, ne olur ne olmaz diye. Yolacağı adama gel gel ediyordu adeta. Bir de iki duvar arasına beyaz tebeşirle bir çığız çizmişti. Kimse bu çığızı/çizgiyi bac/haraç vermeden geçemezdi. Bu çizgi o manaya geliyordu kırık literatüründe. Teşebbüs edenin vay haline.

Derken bir karaltı belirdi. Küçenin başından vurmuş geliyordu bir adam. Omzunda paltosu, saati köstekii o biçim, zinciri sallanıyordu göbeğinde. Ayakkabısının topuğuna basmış Pişoya doğru şalvarını şişire şişire tak... tak... tak... geliyordu.

Adam yaklaştıkça baktı ki biri oturmuş yolun başına Deli Dumrul gibi. Hayra alamet değil bu oturuş dedi içinden. Yürümeye devam etti .. tak.. tak... tak... gelip çizginin önünde Pişonun üstünde durdu.

Pişo başını kaldırıp tepesinde dikilen adama baktı.. O da ne? Adam Diyarbekirin namlı Kabadaylarından Zaza Hiko olmasın mı?

Zaza da Pişoyu tanıdı, maksadını anladı. “Pişo oğlım bize de mi?” diye sordu. Pişo bir Zaza Hikoya bir çizgiye baktı. Tebeşirle çizdiği çizgiyi bir yerinden elleri ile sildi. Yolu açtı, Zaza Hiko’ya dönüp, “Saan yok Zaza abi. Sen geçebilirsin” dedi.

Zaza açılan yerden geçip getti. Tak... tak.., tak...

Zaza gittikten sonra sildiği yeri tekrar tebeşirle çizdi. Zaten tebeşirle tek ilişkisi buydu. Neyse ki; Bir namlı kabadayıya toslamaktan son anda kazasız belesız kurtulan Pişo, yeni bir kewaşe beklemeye başladı..

Vırıx’ın küçede, Qırıx’ın mehlede, kabadayının şeherde hükmü geçerdi.

İşte böyle sürüp gitti.

Qırıxın öyküsü burada bitmez.

O anlatılması güç, türkü tadında bir uzun havadır...


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
ENKS’nin Amude ofisi ateşe verildi, SDG Komutanı Mazlum Abdi'den tepki geldiÖnceki Haber

ENKS’nin Amude ofisi ateşe verildi, SDG...

Van ve çevre iller için kar yağışı uyarısıSonraki Haber

Van ve çevre iller için kar yağışı uyarı...

Haber Yorumları

  • Akif tokgoz17-12-2020 09:34

    Ellerinize saglik, guzel bir dil ile anlatilmis, devamini bekleriz.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar