--°Van
DOLAR49,40
EURO55,65
GRAM6.645
ÇEYREK10.817

Prof. Dr. Ahmet ÖZER yazdı: KELİMELERİMİN KÜLLERİ

Prof. Dr. Ahmet ÖZER yazdı: KELİMELERİMİN KÜLLERİ
Prof. Dr. Ahmet ÖZER yazdı: KELİMELERİMİN KÜLLERİ haberine ait detaylar

Bu hafta sonu bir yandan pandeminin baskısı öte yandan sıcak havanın etkisi. Bana imzalanmış, “Şahdız” isminde epey hacimli bir kitap okuyordum, hafta sonu bitireyim istedim, lakin Bektaş’ın, Alamut Kalesinde aldığı dersler ve bu gün hala izi sürülen bazı ritüellerin sığ halleri sıktı beni, bir bölümünü okuduktan sonra, bıraktım. Masada duran benim için birer sözcük hazinesi olan defterlerimi karıştırmaya başladım.

Genellikle çalışma masamın üzerinde her zaman bir kaç defter bulunur. O gün düşündüğüm bir şeyi, ya da okuduğum bir sözü anektodu onlara kaydederim. Sonra üstünden zaman geçer, dönüp bakarım.

Bazıları yazdığım andakıi tadı vermez, sanki bayatlamış, solmuşlardır; ama kimisi de hala o an kadar taze, orjinal ve sıcaktır. Hatta bir şey yazmama ilham kaynağı olurlar.

Bu gün de Şahdız’ı 200. Sayfada bırakınca can sıkıntısıyla masadaki defterlerden birini alıp karıştırmaya başladım.

Dördüncü ayın birinde bir sayfaya şöyle yazmışım:

İranl’ı Şair Ferruğdan:

“Kuş ölür, sen uçuşu hatırla”

Ne muhteşem bir söz.

Büyük bir derinliğe ve felsefeye sahip bu muhteşem sözü yazdıktan sonra; “sözün ilham ettikleri” diye de şunları karalamışım:

“Gün biter, sen güneşi hatırla”

“Gece biter, sen dolunayı hatırla”

“Gençlik biter, sen rüzgarı hatırla”

“Peki ya aşk?” diye sormuşum sonra, cevabım da şöyle olmuş:

“Aşk bir gün biter, sen teni hatırla..”

Ya gençlik?

O da geçip gider, “sen lekesiz sevinçleri hatirla...”

Çünkü insanın em temiz banka hesabıdır çocukluğudur...

İşte böyle...

Sanırım bu Livaneli’nin “rüzgarlar hep gençtir” kitabının bana ilham ettiği bir söz olmuş.

Sonra burdan başka bir sayfaya geçip şunları yazmışım:

“Hayat derbederlik ve tembellik yapmak için çok uzun, hırsla haydutluk ve yağma yapmaya değmeyecek kadar kısadır” Lakin gel de bunu yağmacılara anlat...

Ve kibre dair:

“Kibir, bele bağlanmış taş gibidir, onunla ne koşabilirsin ne de yüzebilirsin” Kibir de yakın akrabası olan “kin” gibidir; ikisi de sırtta taşınmaya değmeyecek yüklerdir. Ne ki kişi kibirle ve kinle zehirlendiğinde gözü bunları görmeyecek kadar kördür ve zehrin etlisindedir. Lakin o zehir atıldığında ise maalesef artık iş işten geçmiştir.

“Bu dünyada çok paran olabilir; çok arkadaşın da olabilir, ama ikisi bir arada olamaz” Çünkü “çıkarı sözkonusu olduğunda seni incitmeyecek kimse yoktur” O halde “İnsalara asla güvenme, daima ‘duruma’ güven”. Bu sözleri biraz sorunlu buldum, ama gene de yazdım, notunu siz verin. Gerekirse üstünde tartışırız.

Biraz bulanık ve dumanlı mı oldu bilmiyorum. O halde şöyle bitireyim bu yazıyı;

Kuş ölür, sen uçuşu hatırla....


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
CHP’li Cihangir İslam: Israrla söylüyorum, HDP Millet İttifakı'nda yer almalıÖnceki Haber

CHP’li Cihangir İslam: Israrla söylüyoru...

Oryantal Didem Kınalı: e-Devlet üzerinden evimin kirası ve faturalarımın ödenmesi için başvuru yaptım ama geri dönmedilerSonraki Haber

Oryantal Didem Kınalı: e-Devlet üzerinde...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar