--°Van
DOLAR47,38
EURO53,95
GRAM6.168
ÇEYREK10.108

İran'da protestoların 15. gününde emniyet yetkilisinden mesaj: 'Çatışma düzeyini yükselttik'

İran'da protestoların 15. gününde emniyet yetkilisinden mesaj: 'Çatışma düzeyini yükselttik'
İran'daki protestocular, son üç gün içinde güvenlik güçleri tarafından yüzlerce kişinin öldürüldüğü ve yaralandığına dair haberlere rağmen cumartesi gecesi de sokaklara döküldü. İran emniyet yetkilisi, protestocularla "çatışma düzeyinin yükseldiğini" ve "önemli tutuklamalar" yapıldığını belirtti.

VANMED HABER MERKEZİ - BBC kaynakları ve ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri (HRANA) güvenlik görevlileri de dahil olmak üzere 100'den fazla kişinin öldüğünü bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'daki protestoculara yönelik baskının devam etmesi halinde yardım etmeye hazır olduğunu söyledi.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bağher Ghalibaf, "ABD askeri bir saldırı başlatırsa" İsrail ve "ABD askeri ve nakliye merkezlerinin" meşru hedefler olacağını ifade etti.

BBC Farsça Servisi, Cuma gecesi Raşt şehrindeki bir hastaneye 70 cesedin getirildiğini doğruladı ve bir sağlık çalışanı, Tahran'daki bir hastanede yaklaşık 38 kişinin öldüğünü bildirdi.

Birkaç hastanenin personeli BBC'ye, yaralı ve ölülerle başa çıkamayacak durumda olduklarını söyledi.

İran Emniyet Müdürü Ahmed Rıza Radan devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, protestocularla çatışmanın şiddetinin arttığını ve cumartesi gecesi "önemli şahsiyetler" olarak nitelendirdiği kişilerin tutuklandığını söyledi.

"Ölümlerin önemli bir kısmının" güvenlik güçlerinden değil, "eğitimli ve yönlendirilmiş kişilerden" kaynaklandığını iddia etti, ancak ayrıntılı bilgi vermedi.

Bir insan hakları grubuna göre, 28 Aralık'ta protestoların başlamasından bu yana 2.500'den fazla kişi tutuklandı.

Başkent Tahran'da 28 Aralık'ta ekonomik nedenlerle başlayan gösteriler tüm ülkede yayıldı.

Artan enflasyona karşı sokağa çıkan protestocular şimdi İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in iktidarının sona ermesini istiyor.

Hamaney, göstericileri ABD Başkanı Donald Trump'ı "memnun etmek" isteyen "bir grup vandal" olarak nitelendirdi.

BBC'nin gördüğü doğrulanmış videolar ve görgü tanıklarının ifadeleri, hükümetin genel internet kesintisini sürdürürken tepkisini artırdığını gösteriyor.

Ülkenin başsavcısı Mohammad Movahedi Azad cumartesi günü yaptığı açıklamada, protesto eden herkesin "Allah'ın düşmanı" kabul edileceğini ve bu suçun idam cezası gerektirdiğini söyledi.

Son birkaç yıldır hükümet, küresel internete erişimi giderek kısıtladı. Mevcut protesto dalgası sırasında yetkililer ilk kez sadece küresel internete erişimi kapatmakla kalmadı, aynı zamanda yurt içi interneti de ciddi şekilde kısıtladı.

BBC ve diğer uluslararası haber kuruluşlarının çoğu da İran içinden haber yapamıyor, bu da bilgi edinmeyi ve doğrulamayı zorlaştırıyor.

Buna rağmen protestolarla ilgili bazı video görüntüleri ortaya çıktı ve BBC olay yerindeki kişilerle konuştu.

Cumartesi gecesi çekilen doğrulanmış videolarda, protestocuların Tahran'ın Gişa semtinde sokakları ele geçirdiği, İran'ın ikinci büyük şehri Meşhed'deki Vekil Abad Bulvarı'nda protestocular ile güvenlik güçleri arasında çatışmalar görülüyor.

Tahran'ın batısındaki Punak Meydanı'nda büyük bir protestocu grubunun tencerelere vurduğu duyulurken, şehrin kuzeydoğusundaki Heravi bölgesinden başka bir videoda, bir grup protestocu, din adamlarının iktidarının sona ermesi sloganlarıyla caddede yürüyor.

Trump: 'ABD yardım etmeye hazır'

Cumartesi günü Trump, sosyal medyada "İran, belki de daha önce hiç olmadığı kadar ÖZGÜRLÜĞÜ arıyor. ABD yardım etmeye hazır!" diye yazdı.

Amerikan basını, ABD Başkanı Donald Trump'ın protestocuların öldürülmesine yanıt olarak İran'a karşı "yeni askeri saldırı seçenekleri" hakkında bilgilendirildiğini bildirdi.

Yetkililer New York Times'a, Trump'ın bu hamleyi ciddi olarak değerlendirdiğini, ancak henüz nihai bir karar vermediğini söyledi.

Wall Street Journal (WSJ) bu konuda yapılan brifingleri "ön görüşmeler" olarak nitelendirdi. Gazete, ismi açıklanmayan bir yetkilinin İran'a yönelik "acil bir tehdit" olmadığını söylediğini yazdı.

Geçen yıl ABD, İran'ın nükleer tesislerine hava saldırıları düzenlemişti.

ABD Senatörü Lindsey Graham, sosyal medyada protestoları destekleyen paylaşımlar yaptı ve "İran halkına: Uzun süren kabusunuz yakında sona erecek" diye yazdı.

Daha önceki bir paylaşımında da "Rejim liderlerine: İran'ın büyük halkına karşı gösterdiğiniz vahşet cezasız kalmayacak" demişti.

İran, BM Güvenlik Konseyi'ne yazdığı bir mektupta, ABD'yi protestoları "şiddet içeren yıkıcı eylemlere ve yaygın vandalizme" dönüştürmekle suçladı.

Pehlevi: 'Yakında yanınızda olacağım'

Pehlevi resmi giyimli, siyah ceket açık mavi kıravatıyla mikrofon arkasında duruyor, geride yeşil beyazlı bir bayrak var.

Kaynak,Reuters - Pehlevi, son mesajında "Devrim zafer kazandığında milletimle birlikte olmak için vatanıma dönmeye hazırlanıyorum" dedi.

İran'ın son şahının sürgündeki oğlu Rıza Pehlevi, pazar sabahı X'e bir video yayınladı ve şu mesajı paylaştı:

"Yalnız olmadığınızı bilin. Dünyanın dört bir yanındaki yurttaşlarınız gururla sesinizi duyuruyor... Özellikle, özgür dünyanın lideri olan Başkan Trump, tarif edilemez cesaretinizi dikkatle izlemiş ve size yardım etmeye hazır olduğunu açıklamıştır."

"Yakında yanınızda olacağımı biliyorum."

ABD'de yaşayan Pehlevi, halkı sokağa çıkmaya çağırıyor ve ülkeye dönmeye hazırlandığını söylüyor.

Pehlevi, İslam cumhuriyetinin "ciddi bir paralı asker sıkıntısı" yaşadığını ve "birçok silahlı ve güvenlik gücünün işyerlerini terk ettiğini veya halkı bastırma emirlerine uymadığını" iddia etti. BBC bu iddiaları doğrulayamadı.

Pazar akşamı için de protestolara devam etme çağrısı yapan Pehlevi, insanları gruplar halinde hareket etmeye ve "hayatlarını tehlikeye atmamaya" teşvik etti.

Pehlevi, Cuma günkü protestoları da "muhteşem" olarak nitelendirdi ve İranlıları hafta sonu boyunca daha hedefli protestolar düzenlemeye çağırdı.

Pehlevi, sosyal medyada yayınladığı bir video mesajında, "Amacımız artık sadece sokaklara çıkmak değil. Amacımız şehir merkezlerini ele geçirmeye ve kontrol altında tutmaya hazırlanmak" dedi.

Muhaliflerin en tanınmış isimlerinden biri olan Pehlevi, ülkeye dönmeye hazırlandığını söyledi.

İngiltere'nin eski İran Büyükelçisi Simon Gass, BBC Radio 4'ün Today programına verdiği demeçte, rejim değişikliğini tartışırken "çok aceleci davranmamak gerektiğini" söyledi.

İran'da örgütlü bir muhalefetin olmamasının, insanların mevcut rejime alternatif sunabilecek ve etrafında birleşebilecekleri bir liderin bulunmadığı anlamına geldiğini söyledi.

Ancak bu protestoların, önceki protestolardan farklı olduğunu; "ekonomideki çöküş nedeniyle geçinmenin neredeyse imkansız hale gelmesi" nedeniyle sıradan insanların harekete geçtiğini belirtti.

Ve "geçmişte görmeye alışkın olduğumuzdan çok daha geniş bir protesto hareketini" beraberinde getirdiğini belirtti.

İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, Cuma günü televizyonda yayınlanan konuşmasında, "İslam Cumhuriyeti, yüz binlerce şerefli insanın kanıyla iktidara geldi ve bunu inkar edenlerin karşısında geri adım atmayacak" ifadelerini kullandı.

Daha sonra yaptığı bir başka konuşmada ise Hamaney, İran'ın "yıkıcı unsurlarla mücadele etmekten kaçınmayacağını" söyleyerek mesajı yineledi.

Protestoların 14. gününde neler oldu?

İran'ın büyük bölümüne yayılan protestoların 14. gününde insan hakları grupları en az 50 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.

İran hükümeti 10 Ocak'ta yaptığı açıklamada son 48 saattir ülke çapında devam eden kesintilerden sorumlu olduğunu kabul etti.

İki farklı hastanede görevli bir doktor ve bir sağlık görevlisi BBC'ye yaralıların sayısıyla baş etmekte zorlandıklarını anlattı.

Bir doktor, Tahran'daki bir göz hastanesinin kriz moduna geçtiğini söylerken, BBC başka bir hastanedeki bir sağlık görevlisinden de hasta akınıyla başa çıkacak yeterli cerrahlarının olmadığına dair bir mesaj aldı.

Bulanık bu gece görüntüsünde alevler arasında araçlar ve etrafında insanlar seçilebiliyor.

Kaynak,Reuters - Cuma gecesi Tahran'da yanan araçların görüntüleri yayınlandı.

BBC ve diğer birçok uluslararası haber kuruluşunun İran içinde haber yapmasına izin verilmiyor.

Ülke çapında 8 Ocak Perşembe akşamından beri internet kesintisi devam ediyor, bu da bilgi edinmeyi ve doğrulamayı zorlaştırıyor.

Cuma gecesi Starlink uydu interneti aracılığıyla BBC ile iletişime geçen İranlı bir doktor, Tahran'ın ana göz hastalıkları merkezi olan Farabi Hastanesi'nin kriz moduna geçtiğini ve acil servislerin yetersiz kaldığını söyledi.

Acil olmayan yatışların ve ameliyatların askıya alındığı ve personelin acil durumlarla ilgilenmek üzere görevlendirildiği belirtildi.

BBC ayrıca Perşembe günü güneybatıdaki Şiraz şehrindeki bir hastanede görevli bir sağlık görevlisinden video ve sesli bir mesaj elde etti.

Sağlık görevlisi, çok sayıda yaralının getirildiğini ve hastanenin bu yoğunluğa yetecek kadar cerrahı olmadığını söyledi. Yaralıların çoğunun baş ve gözlerinde kurşun yaraları olduğunu iddia etti.

ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (HRANA) göre, 28 Aralık'ta başlayan protestolardan bu yana en az 50 protestocu ve 15 güvenlik görevlisi öldürüldü.

Aynı ajans, 2.311'den fazla kişinin de tutuklandığını bildirdi.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü (IHRNGO), aralarında dokuz çocuğun da bulunduğu en az 51 protestocunun öldürüldüğünü bildirdi.

BBC Farsça, bu kişilerden 22'sinin aileleriyle görüştü ve kimliklerini doğruladı.

Uluslararası tepkiler

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri sözcüsü Stéphane Dujarric, konuyla ilgili açıklamasında can kayıplarını eleştirdi.

"Dünyanın her yerinde insanların barışçıl bir şekilde gösteri yapma hakkı ve hükümetlerin de bu hakkı koruma ve bu hakka saygı gösterilmesini sağlama sorumluluğu var" dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ortak bir bildiri yayınlayarak, "İran yetkililerinin kendi halkını koruma sorumluluğu var. Misilleme korkusu olmaksızın ifade özgürlüğüne ve barışçıl toplanmaya izin verilmeli."

Trump: 'İran'ın başı belada'

ABD Başkanı Donald Trump 9 Ocak Cuma günü, İran'ın "başının belada" olduğunu söyledi ve "Ateş etmeye başlarsanız biz de ateş etmeye başlarız" uyarısında bulundu.

Beyaz Saray'da konuşan Trump, yönetiminin İran'daki durumu dikkatle izlediğini söyledi.

"Bana öyle geliyor ki, insanlar birkaç hafta öncesine kadar kimsenin mümkün olduğunu düşünmediği bazı şehirleri ele geçiriyorlar" dedi.

İran liderliğine daha önce yapılan uyarıları yineleyerek, "Onları en hassas noktalarından çok sert bir şekilde vuracağız" dedi.

Ayrıca, ABD'nin herhangi bir müdahalesinin "kara birliklerinin konuşlandırılması" anlamına gelmediğini de sözlerine ekledi.

Trump, daha önce de "insanları öldürmeye başlarlarsa" İran yönetimine "çok sert karşılık vereceğini" söyledi.

Diğer yandan uluslararası liderler barışçıl protesto hakkının korunması çağrısında bulundu.

Rubio resmi giyimli bir mikrofona konuşuyor, arka planda sarı siyah perdeler var.

Kaynak,Bloomberg/Getty Images - ABD Dışişleri Bakanı Rubio, İran halkını destekledikleri mesajını paylaştı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin İsrail ve Washington'ı protestoları kışkırtmakla suçlamasının ardından, ABD Arakçi'yi "hayalperest" olarak nitelendirdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Akaçi'nin açıklamalarına yanıt olarak, "Bu açıklama, İran rejiminin içeride karşı karşıya olduğu devasa zorluklardan dikkatleri dağıtmaya yönelik yanıltıcı bir girişimi yansıtıyor" dedi.

10 Ocak Cumartesi sabahı erken saatlerde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, X platformunda, "Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın cesur halkını destekliyor" mesajını paylaştı.

İran'da 14 yıl hapis yatan ve eşi Nobel Barış Ödülü sahibi Narges Mohammadi'nin Aralık ayında yeniden tutuklandığı İranlı siyasi aktivist Taghi Rahmani, BBC'ye verdiği demeçte Amerikan desteğine şüpheyle yaklaştığını söyledi.

"Yabancı müdahalenin muhalefeti bağımlı hale getireceğine inanıyoruz" dedi.

"Muhalefet bağımlı hale geldiğinde, o hükümet için ulusal çıkarlardan fedakarlık etmek zorunda kalırsınız. Bu, İran halkı için kabul edilemez olacaktır."

İran güvenlik ve yargı makamları Cuma günü protestoculara bir dizi koordineli uyarıda bulunarak söylemlerini sertleştirdi.

İran'ın en üst güvenlik organı olan Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'nin daha önce verdiği "müsahamaha yok" mesajını yineledi.

İran Ulusal Güvenlik Konseyi, protestoculara karşı "kararlı ve gerekli yasal işlemlerin yapılacağını" belirtti.

Protestocuları "silahlı vandallar" ve "barış ve güvenliği bozanlar" olarak nitelendirdi.

İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) istihbarat birimi, "terörist eylemler" olarak nitelendirdiği olaylara müsamaha göstermeyeceğini belirterek, "düşmanın planı tamamen boşa çıkana kadar" operasyonlarına devam edeceğini vurguladı.

Kaynak: BBC-Türkçe


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
DEM Parti'den 'Halep' açıklamasıÖnceki Haber

DEM Parti'den 'Halep' açıklaması

65 plakalı Van'ın son 65 yılı: Depremler, göç ve kayyım uygulamalarıSonraki Haber

65 plakalı Van'ın son 65 yılı: Depremler...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar