--°Van
DOLAR48,47
EURO56,43
GRAM6.903
ÇEYREK11.152

Futbol sadece futbol değildir....

Futbol sadece futbol değildir....
"Futbol sahaya çıktığı andan itibaren masum bir oyun olmaktan çıkar. Sahaya birlikte çıkan milyonlarca insanın duyguları, öfkesi, aidiyeti, korkusu ve umudu da sahaya çıkar. Ve işte tam bu noktada futbol, siyasetin, iktidarın, ideolojinin ve bazen de en karanlık hesapların en etkili aynası haline gelir."

Futbol Sadece Futbol Değildir....Futbol sahaya çıktığı andan itibaren masum bir oyun olmaktan çıkar. Sahaya birlikte çıkan milyonlarca insanın duyguları, öfkesi, aidiyeti, korkusu ve umudu da sahaya çıkar. Ve işte tam bu noktada futbol, siyasetin, iktidarın, ideolojinin ve bazen de en karanlık hesapların en etkili aynası haline gelir.

“Futbol, kitleleri uyutmanın en etkili afyonudur.”

Bu sözün Francisco Franco’ya ait olduğu söylenir.
İspanya’da faşist diktatörlüğünü demir yumrukla sürdüren Franco, Real Madrid’i adeta rejimin vitrini yaptı. Kulüp, sadece kupa kaldırmıyor; aynı zamanda Franco rejiminin “güçlü, başarılı, birleşik İspanya” imajını da dünyaya ihraç ediyordu. Franco çok iyi biliyordu: Futbol milyonları aynı anda coşturabilir, öfkelendirebilir, yönlendirebilir ve en önemlisi  gerektiğinde asıl meselelerden uzaklaştırabilir.

Türkiye’de de futbolun siyasetten, istihbardan ve ideolojiden bağımsız olduğunu söylemek, tarihi yeniden yazmaya çalışmaktır.

Kurtuluş Savaşı yıllarında, İstanbul işgal altındayken Fenerbahçe Spor Kulübü’nün bazı yöneticileri ve sporcuları, Anadolu’ya istihbarat aktaran önemli bir kanal olarak kullanıldı. Bu, romantik bir hikâye değil; belgelenmiş bir gerçektir. Futbol daha o günlerde bile sadece top koşturulan bir alan değil, aynı zamanda direnişin, gizli iletişimin ve mücadele sahasının ta kendisiydi.

Günümüze geldiğimizde ise tablo daha da acımasız bir hal alıyor.
Ekonomik kriz derinleştikçe, adaletsizlik çığ gibi büyüdükçe, yoksulluk görünür hale geldikçe; ekranlar çoğalıyor, transfer haberleri saat başı patlıyor, hakem hataları gündemin birinci maddesi oluyor.
Modern “Ekmek ve Sirk” politikası işte böyle işliyor: stadyumlar yeni arenalar, tribünler kontrollü öfke boşaltma alanları.
Ama Türkiye’de futbolun rolü sadece kitleleri uyutmakla sınırlı kalmıyor.

Aynı zamanda inkârın, ırkçılığın ve düşmanlaştırmanın yeniden üretildiği en verimli toprak haline geliyor.

Amedspor, Batman Petrolspor, Van Spor FK, Şırnak Spor…
Bu kulüpler sahaya çıktıklarında sadece rakip takımla değil, aynı zamanda yıllardır süren bir kimlik mücadelesiyle de karşı karşıya kalıyorlar.
“PKK dışarı”, “Şehitler ölmez” sloganları
Oyunculara yönelik fiziki saldırılar
Taşlanan taraftar otobüsleri
Güvenlik güçlerinin çoğu zaman seyirci kalması
TFF’nin cezaları ertelemesi ya da sembolik kılma alışkanlığı
Faili meçhullerin sembolü Toros marka arabanın pankart olarak asılması
“Bir bak tarihe, Türkiye’ye başkaldıranın sonu ne olmuş” tehdidi
Bunların hiçbiri münferit olaylar değildir.

Bunlar, kurumsallaşmış bir çifte standardın, yıllardır değişmeyen bir tahammülsüzlüğün tezahürleridir.
Batı illerinde kendi aralarında oynayan takımların maçlarında bu manzarayı göremezsiniz.

Ama Kürt takımları deplasmana gittiğinde “misafir” değil, adeta “istenmeyen unsur” muamelesi görür.
Kürtçe bir pankart “provokasyon” sayılırken, en ağır ırkçı ve cinsiyetçi tezahüratlar “taraftar coşkusu” olarak paketlenir.

Hakem kararlarından saha içi faullere, tribün cezalarından transfer yasaklarına kadar uzanan zincir hep aynı mesajı verir:

“Bu ligde oynayabilirsiniz ama 
eşit olamazsınız.”

Futbol sahaları bugün Türkiye toplumunun en çıplak aynasıdır.
Orada gördüğümüz şey sadece ofsayt, penaltı, kırmızı kart değildir.
İnkârın, tahammülsüzlüğün, cezasızlığın ve sistematik ötekileştirmenin ta kendisidir.

Franco’nun Real Madrid’i nasıl rejim hizmetine soktuğuyla, bugün Türkiye’de futbolun milliyetçi ve güvenlikçi reflekslerle nasıl şekillendirildiği arasında yapısal bir fark yoktur.

Sorun futbol değildir.
Sorun, futbolun hakikati örtmek, kimlikleri bastırmak, adaletsizliği normalleştirmek ve öfkeyi kontrollü biçimde boşaltmak için bir araca dönüştürülmesidir.
Ve evet, bir kez daha, yüksek sesle söylemek gerekiyor:

Futbol sadece futbol değildir.
O, aynı zamanda yaşadığımız ülkenin en acımasız ve en dürüst aynasıdır.

Nureddin Şimşek


  • 0
    SEVDİM
  • 2
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
En düşük emekli aylığı için tarih belli olduÖnceki Haber

En düşük emekli aylığı için tarih belli...

PSK Parti Meclisi toplandı; yol haritası deklere edildiSonraki Haber

PSK Parti Meclisi toplandı; yol haritası...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar