
PKK yöneticilerinden Duran Kalkan, "artık silahları bıraktıklarını" belirterek, süreç içinde "özgürlük ve entegrasyon yasalarının" çıkarılması gerektiğini söyledi.
VANMED HABER MERKEZİ - Duran Kalkan, Medya Haber TV'de yayınlanan özel programa katıldı.
11 Temmuz’daki silah yakma töreniyle ilgili konuşan Kalkan, “9 Temmuz bir milat gibi oldu ardından 11 Temmuz onu tamamladı. Önder Apo'nun çağrısının gereklerini başarıyla yerine getiren tüm kadın ve erkek yoldaşları kutluyorum. Oldukça başarılı, disiplinli tam da Apocu fedai militanlığa yakışır bir tutum, tavır ve çalışma içinde oldular. İkincisi bu çalışmada emeği geçen herkese de teşekkür etmek istiyorum. Henüz daha hiçbir yasal güvence yok. Onlara rağmen disiplinli, örgütlü, önemli bir çalışma yapıldı. Bunda emeği geçen herkes yani iyi bir rol oynadı, katkı sundu. Başta ev sahibi olarak YNK (Kürdistan Yurtseverler Birliği-KYB) yönetimi ve çalışanları, KDP (Kürdistan Demokrat Partisi) de katkı sundu, teşekkür ediyorum onlara” dedi.
Ulus devlet gizgisi
Öcalan'ın Kürt meselesiyle ilgili izlediği yolu tarif eden Kalkan, şunları söyledi:
“İmralı Mahkemesi ‘idam cezası veriyorum’ dediği zaman Önder Apo ne söyledi? ‘Cezaya bir şey demiyorum ama vatan hainliğini reddediyorum’ diyerek ‘Biz demokrasi mücadelesi yürüttük’ dedi. Öyle dedi ve çıktı mahkeme salonundan. Gerçekten de Önder Apo, PKK Türkiye'nin demokratikleşme mücadelesini yürüttü. Bunu herkes bilmeli.
Ulus devlet çizgisiyle de hareket etti. Oylamayla halklar karar verirse Kürtler ayrı devlet kurarsa bundan yana da olurum dedi. Ama salt ayrı devlet demedi. Türkiye'ye ve Türkiye toplumuna hiçbir zaman düşmanlık yapmadı. Tam tersine Türkiye gerçeğini, Türkmen gerçeğini en çok inceleyen, açığa çıkartan, bunu Türkiye düşüncesine katmaya çalışan Önder Apo oldu. Bu gerçeği görmek lazım.
Bu gerilla bu zihniyetin ve mücadelenin ürünüdür. Onu bilmek gerekiyor. Gerilla bir gerçeği kanıtladı. Herkes diyor ‘Apo etkisizdir bir şey yapamaz’ etkisiz mi etkili mi olduğu görüldü. ‘PKK Önder Apo'yu dinlemez’ dediler ama da öyle olmadığı ortaya çıktı. ‘Gerilla silah bırakmaz’ dediler; silahlı mücadele aşığı, silaha aşığı olmadıkları, zorunlu olarak buna başvurduklarını bu olay gösterdi. Önü açık olursa, fırsat olursa bu gerilla demokratik siyasi mücadeleyi de en etkili bir biçimde yürütür.
Silahlı mücadeleyi sona erdirmiştir. Silahı da bırakmıştır. 11 Temmuz'daki olay gerillanın silah bırakmasının netleşmiş olması oluyor. Artık bu tür şüphelerin hepsi ortadan kalkmış. Geriye bunun gereklerinin yapılması kalıyor. Onun da adresinin kim olduğu ortada.”
Demokratik entegrasyon ve özgürlük konusu
Kalkan, “Devletin ya da siyasi iktidarın nasıl adımlar atması gerekiyor?” sorusuna, şu cevanı verdi:
“Yasal düzeyde ilkelerinin netleştirilmesi lazımdır. Onun için yani yasalarının ortaya çıkartılması gerekiyor.
Önder Apo bunu da net ortaya koydu. Demokratik entegrasyon yasaları, bir de özgürlük yasaları. Nasıl? Halkların özgürlüğü, ifade özgürlüğü diğer bütün özgürlüklerin güvence altına alınması gerek. İfade ve örgütlenme özgürlüğünün yasaklanması, ortadan kaldırılması olursa Önder Apo ‘İsyan olur’ diyor. Evet. Çünkü demokrasi olmaz. Demokrasinin temel ölçüleri, ilkeleri de bu. Demek ki demokratik entegrasyon yasaları Türkiye'nin temel demokratikleşme yasaları.
Türk-Kürt ilişkilerini kardeşlik temelinde belirleyecek - haklarını, hukuklarını güvence altına alacak- yasal, hukuki düzenlemeler olmalı.
Bunun için bazı çevreler ‘görmeliyiz, güven duymuyoruz, güvence olsun’ dediler. Önder Apo yapacağını hep yaptı. Gerilla da silahını da bıraktı. Silah bırakıyoruz. Geriye artık bu adımlar kalıyor. Özgürlük ve entegrasyon yasalarının çıkartılması. Bu, bir Anayasaya götürür.
Yeni bir Anayasa değerlendiriliyor. Bir Anayasa da son halini alır. Ama tabii bir Anayasa birden bire ortaya çıkmıyor. Çok zor Türkiye gibi bir ortamda; adım adım gerçekleşmesi lazım. Benzer yasalar çıktıkça sonu bir demokratik Anayasaya, bütün bunları hükümleri içeren bir demokratik Anayasaya götürür.”








































Yorum Yazın