
Van T Tipi Kapalı Cezaevinde kalan kadın tutuklular 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde "yüksek sesle şarkı söyledikleri", 21 Mart Newroz günü de gazete parçalarından ateş yaktıkları için disipline sevk edildi. DEM Parti, Meclis İnsan Hakları Komisyonu'ndan cezaevinde yaşananları incelemesini talep etti.
VANMED HABER MERKEZİ - DEM Parti Şırnak Miletvekili Nevroz Uysal Aslan, Van Milletvekilleri Mahmut Dindar, Gülderen Varli, ile Gülcan Kaçmaz Sayyiğit Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na verdikleri dilekçede konuyla ilgili inceleme yapılmasını talep ettiler.
Dilekçede, yaşanan olaylar ve talep şöyle aktarıldı:
"Mevcut durum itibariyle Türkiye cezaevleri yalnızca fiziksel özgürlüğün kısıtlandığı alanlar değil; aynı zamanda bireyin düşünce, kimlik ve kültürel ifade biçimlerinin de bastırıldığı mekânlara dönüşmüştür. Bu baskı, özellikle toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle kesiştiğinde daha derin ve sistematik hale gelmektedir. Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan kadın mahpusların yaşadığı hak ihlalleri bu bağlamda değerlendirilmelidir.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Uygulanan Disiplin Cezaları
08/03/2025 tarihinde, Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Hividar Aydın, Reyhan Hacıoğlu, Ayşe Düzen, Belma Nergiz, Felem Aker ve Jiyan Alpsar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle yüksek sesle şarkı söyledikleri gerekçesiyle disiplin soruşturmasına tabi tutulmuşlardır. Soruşturma sonucunda 27/03/2025 tarihinde bu altı kadın mahpusa disiplin cezası verilmiştir.
Mahpuslar, Van İnfaz Hakimliğine şikâyet yoluyla yaptıkları itirazlarda, 8 Mart’ın kadınlar açısından tarihsel ve evrensel bir kazanım olduğunu, bugünü barışçıl bir biçimde kutladıklarını, diğer koğuşlarda etkinliklerin gece saat 02:00’ye kadar sürdüğünü, kurum düzenini bozacak bir durumun söz konusu olmadığını beyan etmişlerdir.
Jiyan Alpsar, SEGBİS yoluyla yaptığı savunmada:
“Cezaevi idaresi tarafından Kürt siyasi kadın tutsaklar olarak ceza üstüne ceza ile karşı karşıya bırakılmaktayız.” ifadeleriyle uygulamaların siyasi ve cinsiyet temelli ayrımcılık içerdiğini dile getirmiştir.
Nihayetinde, Van İnfaz Hakimliği 07.05.2025 tarihli kararı ile kadın mahpusların disiplin cezalarını iptal etmiştir.
21 Mart Newroz Bayramı’na Yönelik Müdahale ve Cezalandırma
Aynı koğuşta kalan kadın mahpuslar, 21 Mart 2025 tarihinde Newroz Bayramı’nı kutlamak amacıyla cezaevi idaresine başvurmuş, sembolik bir ateş yakmak talepte bulunmuşlardır. Birçok kez yapılan bu başvurulara rağmen Kurum idaresi kadın mahpuslara olumlu ya da olumsuz hiçbir yanıt vermemiştir. Bunun üzerine kadın mahpuslar, 21 Mart günü gazete parçalarıyla küçük çaplı bir ateş yakarak Newroz’u sembolik şekilde kutlamışlardır. Bu eylem, koğuş önünde görevli infaz koruma memurlarınca izlenmiştir.
Buna rağmen, 11.04.2025 tarihinde “kurumda korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde davranışta bulunmak” gerekçesiyle kadın mahpuslara disiplin cezası verilmiştir. Mahpusların bu karara yönelik Van İnfaz Hakimliğine yaptıkları itirazlar ise bu defa reddedilmiştir.
Mevzuat Kaynaklı Ayrımcılık ve Disiplin Rejiminin Sorunsalı
Van T Tipi Cezaevi’nde 8 Mart ve 21 Mart tarihlerinde yaşanan disiplin soruşturmaları, mevcut ceza infaz mevzuatındaki sorunlu hükümlerle doğrudan bağlantılıdır. Özellikle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 42. maddesinin ikinci fıkrasındaki "gereksiz olarak marş söylemek veya slogan atmak" ifadesi, cezaevi idarelerine söz konusu barışçıl kutlamaları keyfi olarak disiplin yaptırımına konu etme yetkisi vermektedir. Bu ifade, soyut ve muğlak bir değerlendirme ile kadın mahpusların ifade özgürlüğüne açık bir müdahale oluşturmakta, Anayasa’nın 13. ve 26. maddelerinde güvence altına alınan haklara aykırılık teşkil etmektedir.
Bu durum, TBMM Başkanlığına sunduğum, 29/1/2025 tarihli 2/2887 Esas Numaralı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nde ayrıntılı şekilde ifade edilmiştir. Teklifle, mevcut infaz rejiminin ifade özgürlüğü alanını daraltan, barışçı protesto eylemlerini disiplin cezasına tabi tutan maddelerinin hukuk dışılığı ortaya konulmuştur.
Cezaevlerinin Cinsiyetçi Yapısı ve Kadın Mahpusların Gündelik Hayatta Karşılaştığı Sorunlar
Cezaevleri genel yapıları, işleyişleri ve yönetim anlayışları itibariyle “erkek mahpus” varsayımı üzerine kuruludur. Bu durum, kadın mahpuslar açısından ikincil mağduriyetlere ve temel ihtiyaçların karşılanmamasına neden olmaktadır.
Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan kadın mahpuslar tarafından sıklıkla dile getirilen bazı şikâyetler şunlardır:
- Yaz mevsiminde günlerin geç kararmasına rağmen havalandırma kapılarının erken kapatılmaktadır. Bu durum kadınların açık havadan faydalanma haklarını kısıtlamaktadır. Söz konusu uygulama, mahpusların fiziksel ve ruhsal sağlığını doğrudan etkilemektedir.
- Kantinlerde cımbız, bitki çayı, farklı marka ped, kaliteli saç kremi ve şampuan gibi hijyen ve bakım ürünlerinin bulunmaması. Bu durum Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde kadınlara özgü temel ihtiyaçların görmezden gelindiğini ortaya koymaktadır. Bu ürünler talep edilmesine rağmen temin edilmemektedir.
Bu koşullar, kadın mahpusların yalnızca temel haklarına değil, insan onuruna da aykırı bir yaşam dayatmasıyla karşı karşıya kaldıklarını göstermektedir.
Yukarıda sıralanan hak ihlalleri ve yapısal eşitsizlikler çerçevesinde;
- Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 8 Mart ve 21 Mart etkinlikleri nedeniyle kadın mahpuslara verilen disiplin cezalarının gerekçelerinin insan hakları normları ve cezaevi iç düzeni açısından incelenmesini;
- Kadın mahpusların taleplerinin neden karşılanmadığına dair Van T Tipi Cezaevi İdaresinden açıklama istenmesini;
- Cezaevlerinin kadın mahpusların ihtiyaçlarına duyarlı hale getirilmesi için Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü nezdinde yapısal bir düzenleme önerilmesini;
- Kantin ürün çeşitliliğinin cinsiyete özgü temel ihtiyaçları karşılayacak şekilde yeniden düzenlenmesi, ürünlerin düzenli temin edilip edilmediğinin denetlenmesini;
- Havalandırma saatlerinin mevsimsel koşullara göre bilimsel ve makul kriterlerle belirlenip belirlenmediğinin araştırılmasını;
- Cezaevi disiplin kurullarının kararlarının tarafsızlık, ölçülülük ve temel haklara saygı ilkeleri çerçevesinde denetlenmesini;
- Cezaevlerinde kültürel kimliğin ve inancın barışçıl ifadesine yönelik yasaklayıcı tutumların sistematik olarak gözden geçirilmesini;
- Halen TBMM Adalet Komisyonunda bekleyen 29/1/2025 tarihli 2/2887 E. numaralı; mahpusların gereksiz olarak marş söylemek, slogan atmak gibi eylemlerinin disiplin cezası gerektiren eylemler kapsamında değerlendirilmemesine ilişkin düzenleme yapılmasını öngören Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifimin İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu gündemine alınarak ivedilikle görüşülmesini, bu konuda TBMM Genel Kurulu nezdinde öncelikli değerlendirme sürecinin başlatılmasını;
Bu kapsamda ayrıca;
- Söz konusu başvurunun, Komisyon bünyesinde faaliyet gösteren Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu’na da iletilerek, Van T Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerinin yerinde inceleme yoluyla tespit edilmesi ve konuya ilişkin rapor hazırlanması;
- Komisyon tarafından yürütülecek tüm inceleme, ziyaret ve raporlama faaliyetlerine dair tarafımın düzenli olarak yazılı biçimde bilgilendirilmesi, ayrıca Komisyonun değerlendirme ve tespit sonuçlarına dair hazırlanacak raporların tarafımla paylaşılması;
- Komisyon çalışmaları neticesinde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ile diğer ilgili kurumlara yöneltilmesi planlanan öneri, uyarı ve tavsiyeler hakkında tarafıma bilgi verilerek, sürecin demokratik denetim ilkeleri çerçevesinde yürütülmesinin sağlanması; hususlarında gereğini arz ve talep ederim 30/06/2025."








































Yorum Yazın