--°Van
DOLAR47,38
EURO53,95
GRAM6.168
ÇEYREK10.108

Azad Sağnıç: Boşnak kızı Ayşe Hür tartışması ve Kürd siyasetinde “Türk entelektüel” figürlerin rolü

Azad Sağnıç: Boşnak kızı Ayşe Hür tartışması ve Kürd siyasetinde “Türk entelektüel” figürlerin rolü
"(...)Bugün asıl sorulması gereken soru şudur: Kürd siyasal hareketi kendi entelektüel üretimini ve politik yönelimlerini ne ölçüde kendi dinamikleriyle belirleyebilmektedir? Bu soruya verilecek cevap, yalnızca bugünü değil, Kürd siyasal mücadelesinin geleceğini de şekillendirecek niteliktedir."

Son yıllarda Kürd kamuoyunda görünürlüğü giderek artan tarihçi Ayşe Hür’ün politik ve entelektüel konumlanışı dikkatle izlenmesi gereken bir tartışma alanı yaratmaktadır. Bu tartışmanın kesin ve net cevapları olmayabilir. Ancak Kürd Ulusal Hareketinin tarihsel seyri incelendiğinde, benzer süreçlerde ortaya çıkan figürler üzerinden bazı politik çıkarımlar yapmak mümkündür.

Kürd Ulusal Mücadelesi’nin tarihine bakıldığında, hareketin güç kazandığı ya da yön arayışına girdiği dönemlerde Türk entelektüel ve siyasi figürlerin öne çıkarıldığı sıkça görülmektedir. Bu isimler çoğu zaman “Kürd dostu”, “gerçekçi” ya da “eleştirel ama yapıcı” kimliklerle kamuoyuna sunulmakta; Kürd siyasal taleplerini yeniden çerçeveleyen ya da sınırlayan bir rol üstlenmektedirler. Bu durum, yalnızca bireysel tutumlarla açıklanamayacak kadar sistematik bir tarihsel örüntüye işaret etmektedir.

Türkiye siyasal tarihinden verilecek örnekler bu örüntüyü anlamak açısından oldukça öğreticidir. 1980 öncesi dönemde hem Türk hem de Kürd sol hareketleri tarafından provokatör olarak değerlendirilen ve güven duyulmayan Kafkas kökenli, Doğu Perinçek’in, PKK’nin silahlı mücadeleye başladığı dönemde farklı bir söylemsel konuma yerleştirildiği hatırlanmalıdır. Kürd kamuoyuna belirli dönemlerde “dost” figür olarak sunulan bu tür aktörlerin, Kürd siyasal hareketinin ideolojik yönelimleri değiştiğinde hızla karşıt bir pozisyona geçmeleri dikkat çekicidir.

Benzer bir tablo Kafkas kökenli Yalçın Küçük örneğinde de görülmüştür. Kürd meselesine ilişkin değerlendirmeleri belirli dönemlerde Kürd siyasi çevrelerinde ve PKK’de karşılık bulan Küçük, Kürd hareketinin ulus-devlet perspektifini tartışmaya açtığı ve farklı siyasal modeller geliştirdiği süreçte fabrika ayarlarına dönüş yapmıştır. Yani Kürd düşmanlığına kaldığı yerden devam etmiştir. Bu tür örnekler, Türkiye’de Kürd meselesi etrafında oluşan “entelektüel” ilişkilerin çoğu zaman Türkiye siyasetine uygun, toplum mühendisliği adına konjonktürel ve stratejik bir akılla şekillendiğini göstermektedir.

Gürcü ve Çerkez torunu Gazeteci Hasan Cemal’in Kürd coğrafyasında yürüttüğü yoğun saha faaliyetleri de bu bağlamda tartışılmalıdır. Cemal’in gerilla alanlarına ve Kürd siyasal yapılarının merkezlerine kadar uzanan temasları, Kürd hareketinin dış dünyayla kurduğu ilişki açısından bir açılım olarak yorumlanmıştır. Ancak Cemal’in yaptığı saha çalışması masumane bir gazeteci refleksinden öte bir topoğraf -harita- çalışmasıdır.

PKK’nin özellikle son çözüm süreci ve sonrasında geliştirdiği politik söylemler, Kürd siyasal alanı içinde önemli tartışmalar yaratmıştır. Ulus-devlet perspektifinden uzaklaşan söylemler, Kürd milliyetçi çevrelerinde ciddi eleştirilerin yükselmesine yol açmıştır. Tam da bu noktada Kürd entelektüel alanının yeniden şekillendirilmesi ve farklı siyasal eğilimlerin yönlendirilmesi amacıyla bazı akademisyen ve yazarların daha görünür hale geldiği görülmektedir.

Ayşe Hür’ün son dönemdeki çıkışları ve Kürd meselesine dair tarihsel yorumları da bu çerçevede değerlendirilmelidir. Hür’ün resmi tarih anlatılarına yönelik eleştirel yaklaşımı kuşkusuz Türkiye entelektüel dünyasında önemli bir yere sahiptir. Ancak Kürd siyasal mücadelesinin tarihsel deneyimlerini yorumlarken akıldanelik yapması, Kürd kamuoyunun farklı kesimlerinde tartışma yaratmaktadır.

Kürd siyasal hareketinin tarihsel deneyimi, dış entelektüel figürlerin etkisiyle her zaman tartışmalı hale getirilmiştir. Ulusal hareketlerin en hassas meselelerinden biri, kendi entelektüel ve politik yönelimlerini dış müdahalelerden bağımsız biçimde oluşturabilme kapasitesidir. Bu nedenle Ayşe Hür tartışması, bireysel bir isimden çok daha fazlasını ifade etmektedir. Bu tartışma, Kürd siyasal hareketinin entelektüel alanla kurduğu ilişkinin sınırlarını, kırılganlıklarını ve gelecekte alacağı yönü anlamak açısından önem taşımaktadır.

Bugün asıl sorulması gereken soru şudur: Kürd siyasal hareketi kendi entelektüel üretimini ve politik yönelimlerini ne ölçüde kendi dinamikleriyle belirleyebilmektedir? Bu soruya verilecek cevap, yalnızca bugünü değil, Kürd siyasal mücadelesinin geleceğini de şekillendirecek niteliktedir.

 Azad Sağnıç 03 Şubat 2026 İstanbul.


  • 0
    SEVDİM
  • 5
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 5
    KIZGIN
Kaddafi'nin oğlu öldürüldüÖnceki Haber

Kaddafi'nin oğlu öldürüldü

Mesud Barzani: Rojava için gösterilen duruş tarihidir, gurur kaynağıdırSonraki Haber

Mesud Barzani: Rojava için gösterilen du...

Haber Yorumları

  • Ulas Boz11-02-2026 05:03

    Bomboş bir yazı. İnsan sırf yazmış olmak için yazarsa olacağı budur.

  • Boti09-02-2026 00:41

    Azad Sağnıç’ın geçmişteki siyasi çizgisi (Rizgari geleneği) göz önüne alındığında, bugün geldiği nokta ve savurduğu iddialar derin bir hayal kırıklığı ve ibretlik bir savrulma olarak nitelendirilebilir. Özellikle Ayşe Hür gibi saygın ve onurlu bir tarihçiyi, Yalçın Küçük veya Doğu Perinçek gibi isimlerle aynı kefeye koyması, sadece bir analiz hatası değil, rasyonel bir akıl tutulmasıdır.

  • Hasan Kayım08-02-2026 14:30

    Ayşe Hür ün Perinçek vb. aynı yere koymanız üzücü. Sözü zamanda ve cesaretle söylemesi bagzılarını tedirgin edebilir ama kürt halkı için değerlidir bence.

  • Ömer Baran04-02-2026 17:50

    Yemin ederin Ayşe Hür belirtilen çerçeveye uygun değil ,tek sucu Kürd resmi ideolojisini eleştirdiği için Ayşe Hür ,kötüçül insanlarlala ilintileniyor ...Ayşe Hür iyi bir tarihçi ,olay ve olgulara doğmatik yaklaşmayan düşünce söz konusu olduğu zaman erk tanımayan biridir .Bence söylediklerini dinleyiniz ,şuraya buraya çekmeden söylediklerini düşünsel düzeyde tartışınız ...Ayşe Hür` den bir Yalçın Küçük çıkaramazsınız ...Benden söylemesi ...İsmail Beşikçi'den Ziya Gökalp çıkaramayacağınız gibi ...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar