--°Van
DOLAR47,38
EURO53,95
GRAM6.168
ÇEYREK10.108

Ali Rıza GEZİCİ yazdı: “İKİ CİGARA ARASI YAZILAN” HİKÂYE (*)

Ali Rıza GEZİCİ yazdı: “İKİ CİGARA ARASI YAZILAN” HİKÂYE (*)
"(...)Sözün özü: Hayatınıza, kendinize dair gerçeklere sahip çıkmaz, yaşamınızı bu temeller üzerine kurmazsanız, yolda sizi geçen, yol alma hız ve biçimini kendince belirleyenlerin yarattığı eksiklik duygusundan, yaşamınızı viran eden, ailenizi dağıtan “kırmizi çiçekli”lerden ve sizi bir yerlere ve kendi meşrebince götürmeye mecbur eden “xalat”lar nedeniyle “AH!” çekmekten kurtulamazsınız! "

“Ah Asuman”, Selahattin Demirtaş’ın hikâyelerinden birinin ismi. Hikâyenin kendisini okuyamadım ama ilginç ve çarpıcı bir hikâye olduğuna dair çokça yazı okudum. Yazılara ek olarak Ümit Kıvanç’ın yönettiği ve aynı hikâyeden adını alan “Ah Asuman” kısa filmini de izledim. Toplamının bende çağrıştırdığı ilk şey; hikâyenin yaşamımıza dair “olgularla ilgili” olduğu ve genel olarak tüm diğer hikâyeler gibi “yoruma davetiye” çıkardığı duygusuydu. (1) Hikâyenin yaşam ve gerçekle ilişkilisi nedeniyle, böyle olması eşyanın tabiatı gereği.

İkincisi; “Ah Asuman”ın hukukçu ve uzun yol şoförü Fahri karakterlerinin her biri durdukları yerden hareketle gerçeklikle kurdukları ilişki ve onu ilişki hatları üzerinden kendi hikâyelerini dillendirme biçimiydi. Yol’a değil ama yolculuğun kendisine sonradan dahil olan hukukçuyla, yol’a dair her durumunu en başından yaşayan ve yolcuları varmaları gereken yere ulaştırmakla yükümlü otobüs sürücüsünün gerçeklikle ilişkisiydi sözünü ettiğim.

Yola çıktıktan sonra uykuya dalan hukukçu, belli bir aşamadan sonra uyanır ve yolculukta bir aksaklık olduğunu farkeder ve merakını gidermek için şoförün yanına gider. Olayı anlamak için dikkat ettiği baktığı tek şey, diğer araçların kendilerini sollayıp geçmeleriydi. Yaklaşımında esas aldığı nokta, an’ın göze bıraktığı iz’di. Durumu tüm yönleriyle anlamayla bağlantılı bir bakma, bakış yoktu. Oysa durumu kavrama hem “dikkatle bakmayı” ve “hem de bağ kurma yetisini” gereksinir. (2) Burada ilk göze çarpan avukatın bakışında, bakıp da gördüğünü anlamlandırmada bir sorun yaşadığıydı. Bakmak, gördüğümüz nesne ya da durumun dokunulabilir, ulaşılabilir, ilişki kurulabilir yanlarının birbiriyle bağını da içeren “bir seçme edimidir.” (3)

Hikâyede yol ve yolculuğa dair iki kişi gerçeklikle ilişkisini dillendiriyor. Hikâyedeki konumu açısından gelişmelerin tümünü her haliyle gören, yaşananı, hikâye yaratıcılığı ve anlatıcılığı bağlamında, avukat ve yolculuğu uykuya yaptıranların bilmediği, kaçırdığı ”şeylerin gizemini önümüze koya”n şoför’dür. Diğeri, aldığı formasyonlar gereği gerçeklikle ilişkisinde “bilinç yüklü”, “başkalarınca görünmeyen” önemsenmeyen ya da “yadsı”nan “yönleri gün ışığına çıkar”dığı edasıyla hareket eden avukattır. Ancak unuttuğu bir şey vardır. Gerçek hiç de onun baktığı, bakarken gördükleriyle sınırlı değil, görünen gerçeğin yalnızca bir biçimidir. Şoför, daha “geleneksel” bir konumda olmasına rağmen, gerçeklikle ilişkisinde “bir anlamıyla” formasyon sahibinden “daha bilimseldir.” (4) Avukat da bunun farkındadır. Eksikliğini şoförün hikâyeyi anlatma sırasındaki “dalıp gitme”, “gözlerini kapatma”nın yolculuk açısından yaratacağı tehlikeye dikkat çekerek görünür kılar ve gidermeye çalışır. (*)

Hikâyenin asıl çarpıcı noktası, şoför Fahri’nin kendisini ilk tokalaşmada yakan, “kırmizi kırmizi çiçekli elbise”li Asuman’a duyduğu aşktır. Fahri’ye evini, barkını, çocuklarını terkettiren, yaşamında “ah”ları çoğaltan bir aşk… Aşkını anlattıkça, ufak tefek itirazlar dışında avukattan olumsuz tepki gelmediğini hatta mest olduğunu gören, hayatın sillesini yemiş, öğrenmiş bilinçlenmiş Fahri, avukata son bir ders daha verircesine: “Sen şimdi avukat olacaksan ha, maşallah cin gibisin. Artık kime avukatlık yapacaksan allah yardımcısı olsun!” der. Avukattan “nasıl yani” itirazı gelince otobüsle kamyonun arasını işaret eder. “Eğil bir bak bakayım ne var orda?” sorusunu yöneltir. Soru sırası, işaret edilen yere bakan ve “bu ne ya?” diyen avukattadır. Yanıt, müstehzi bir gülümseme eşliğinde tek kelimedir: “xalaat!” ve ardından onun neden orda olduğuna dair açıklama. (*)

Sayın Selahattin Demirtaş ve onu filmleştiren Ümit Kıvanç’a teşekkür ediyorum. Hikâyenin siyasi bir yönü olmadığını söyleyebilirler. Onların görüşü bu yönde olabilir. Ben bu hikâyeden kocaman bir sömürgeci-sömürge ilişkisini gördüm. Yaşam ve gerçeklikle ilgili ana halkayı tanımlamakla, tanımla çerçevesi belirlenmiş ana halkanın o gerçeğin lokomotifi olması arasında küçümsenmeyecek, uçurumlarla tanımlanacak fark olur çoğu zaman. Oysa bu hikâyede sömürgeci- sömürge ilişkisinin simgeleriyle gerçeğin üst üste çakışması sözkonusu. Diyarbakırlı kaptan Fahri’yi kendisine aşık ederek, onu eşinden, çocuklarından ayıran, evini barkını viran eden, bir süre sonra eşyalarını satıp terkeden “kırmızı çiçekli Asuman!” Ve onunla bağlantılı bir biçimde filmin sonunda, avukatın da koşulları bilmeyen tavrına damga niteliğinde avukat, sürücü ve tüm otobüs yolcularını “hayali sevgili”nin peşinde gitmeye mecbur bırakan “XALAAT”!

Sözün özü: Hayatınıza, kendinize dair gerçeklere sahip çıkmaz, yaşamınızı bu temeller üzerine kurmazsanız, yolda sizi geçen, yol alma hız ve biçimini kendince belirleyenlerin yarattığı eksiklik duygusundan, yaşamınızı viran eden, ailenizi dağıtan “kırmizi çiçekli”lerden ve sizi bir yerlere ve kendi meşrebince götürmeye mecbur eden “xalat”lar nedeniyle “AH!” çekmekten kurtulamazsınız! (izlemek isteyenler için filmin linki aşağıda)

Ali Rıza Gezici 04 Ekim 2021

(1) John Berger, Görme Duyusu, (Agora Kitaplığı, 2014 İst.) s.17-8

(2) John Berger, age, s. 17

(3) John Berger vd. Bakma Biçimleri, (Metis yay. 1986, İst.) s. 8

(4) John Berger, Görme Duyusu, s. 20

(*) https://vimeo.com/266200650 Başlık dahil, yıldızla gösterilen tüm alıntılar, filmden alınmadır.


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Yeni yasama yılının ilk dokunulmazlık fezlekeleri MeclisteÖnceki Haber

Yeni yasama yılının ilk dokunulmazlık fe...

Boğaziçi Üniversitesi'nde 10 öğrenci gözaltına alındıSonraki Haber

Boğaziçi Üniversitesi'nde 10 öğrenci göz...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar