--°Van
DOLAR47,38
EURO53,95
GRAM6.168
ÇEYREK10.108

Ali Rıza Gezici yazdı: HAKİKAT ARAYIŞI VE DENİZKIZ(LAR)ININ ŞARKISI

Ali Rıza Gezici yazdı: HAKİKAT ARAYIŞI VE DENİZKIZ(LAR)ININ ŞARKISI
Ali Rıza Gezici yazdı: HAKİKAT ARAYIŞI VE DENİZKIZ(LAR)ININ ŞARKISI haberine ait detaylar

“Denizkızlarının Şarkısı” Yunan mitolojisinde denizciler açısından tehlike arzeden bir hikâyenin adı. Mitolojiye göre denizkızları söyledikleri şarkılarla, hedeflerine ulaşmak isteyen kaptanları uyuşturur, gemilerinin karaya çarpıp parçalanmasını sağlarlardı. Deniz Ayma’nın “78 Kuşağının Hapishane Deneyimleri ve Yaşam Stratejileri (1960-84) kitabını okuduğumda, bizim de Denizkız(lar)ımız ve şarkılarının olduğunu duyumsadım. Mitolojinin felaket alemeti olan Denizkızlarının tersine, etrafımızı saran yoğun felaketin felaketi diyebileceğim puslu havayı dağıtan, hakikatin dillendiricisi bir Denizkız(lar)ının şarkısı bizimkisi.

* * *

Anlatacak hikayesi, ya da anlatılacak hikayesi olanlardan olmak yaşamın içinde olmanın delaletidir. Hikayesini anlatmayı becermek yaşamın içinde olmanın, öğrendikleriyle kendisini eğitmenin, “ham”lıktan “pişme”ye evrilme sürecinin kendisiyle hemhal olma, idrak edebilme konusunda katettiği mesafenin nişangâhıdır.

* * *

Gelgelelim hem yaşayıp hem de yaşanılanları bi hakkın anlatmanın mizanını dengede tutmak, geçmişte ve günümüzde “tabu”laştırılmış politik kaygılar nedeniyle pek de olanaklı değil. Yaşanmışlığı tüm paydaşları kapsayacak hakkaniyette anlatma, politik kaygılarını hakikatin önüne koyanlardan çok, yaşananları insanlığın ortak hafızasının hazinesine aktaracak anlatıcıların işi olduğunu düşünüyorum. Yaşadıklarımıza ve elbette kendimize saygı duyma noktasında, ne yazık ki, D. Dennett’in deyimiyle "kendimizi korumak” kaygısı, yaşanan hikâyedeki paydaşlarımıza bir göz açıp kapama rahatlığında haksızlık yapmaya yol açabiliyor çoğunlukla. Bu anlamıyla yaşadığını hissetmeyenlerin anlattığı hikâye, kendisi içinde olmasa da yaşanmışlığı hissedenlerin anlattığı, aktardığı hikâyelerin yanında gerçeği karartan yaklaşımlar gibi kalıyor.

* * *

“78 Kuşağının Hapishane Deneyimleri ve Yaşam Stratejileri (1980-84)” bir tez çalışması. Deniz Ayma’nın kaleme almanın çok ötesinde duygu ve düşüncelerle hakikatin belleğinin oluşması amacıyla görünür kılan çalışması Sosyal Araştırmalar Vakfı tarafından kitaplaştırılmış. Yoğun ve bilinçli bir emeğin ürünü olduğu her halinden belli olan çalışma gerçeği karartan, onu kaygılarının ve egolarının kurbanı eden, etmek isteyenlerin elinden alan bir nitelikte. Anılan süreçte yaşananları aktarmaya yönelik dogmatik, gerçeği kemirmelerinin önüne set çeken, belirsizleştiren hatta nitelik kırılmasına yol açan “politik kazanç” hedefli yaklaşımları hakikat kalkanıyla yüzleştiren türden bir çalışma.

* * *

Deniz Ayma’nın emek ürünü çalışması; şu ya da bu neden ya da kaygılarla silikleştirilen, parçalanan, un ufak edilen gerçeklerden ulaşılabilir, dokunulabilir hakikati ortaya çıkarıp görünür kılmak: salt yoğun emek gerektiren bir durumla ifade edilemez. Kendini o hakikatin parçası olarak görmeyi, hakikat arayışında olanların Karin Karakaşlı’nın deyimiyle “hem meram”ını “anlatma”yı, “hem hakikati kaydet”meyi kapsayan bir yaşam sahipliğini, sorumluluk duygusunun gelişkinliğini ve emekçiliğini de mimler.

* * *

Deniz Ayma bu çalışmasında bir hikâye anlatıcısı. Zorbalığın karşısında hayata tutunmak için izlenen stratejilerin bileşeni olan “hikâyelerimiz”in “eğir”cisi. Kaynak konumundakilerin ortağı oldukları yaşam hikâyesini politik ya da başka bazı kaygılar tarafından eğilip bükülen yönlerini ayıklayarak “bilincimiz ve anlatısal benliğimiz”i hakikatle buluşturma emekçisi. Yaşam pahasına var edilen değerler hayat(lar)ınız, hikâyeniz yaşamlarınızdan sizden sonrakilerin hayatlarına anlam katmak ya da anlam yozlaşmalarına katkı sunacak yönleri ayıklamak için bıraktığınız yaşam bilgisidir, bu bilgi karartılmamalı bellek girdisi olarak hafızaya kaydedilmeli diyen ve dediğini gerçekleştirenlerden.

* * *

Çalışmanın konusunun kapsadığı zaman diliminin karakteristik yapısı, o karakteristik yapı gerçeğiyle temas kurdukları yer ve biçim nedeniyle tartışılır olacaktır. Kimileri çalışmayı gerçekleştirmek için sürecin tanıklarıyla görüşmelerin “amaç”lı, “sınırlı” ve “yanlış seçimi” nedeniyle tartışacaktır. Kimileri 78’lilerin bir “kuşak” olup olmadığı noktasından tartışacaktır. Kimi başka bazıları da yaşananların “yaşam stratejileri” bütünü olarak değerlendirme vb. noktalarda tartışacaktır. Ancak bunların hiçbiri, Deniz Ayma’nın çalışmasının niteliğini karartmaz. Olsa olsa konunun daha geniş ve gelişkin düzlemde tartışılması, tanınmasına katkı sunar.

* * *

Deniz Ayma “78 Kuşağının Hapishane Deneyimleri ve Yaşam Stratejileri (1980-84)” çalışmasıyla, “tarihle çocuk oyuncağı gibi oynanmaz; faşizme karşı mücadele etmiş ve düşmüş olanlara ayıp” türünden keskin şiarların arkasına gizlenen, hem hikâyenin bileşenleri olup bir dönemin hakikatini, kaygılarıyla “puç”laştıranlar hem de hikâyenin yaşadığı politik iklim kuşağına karşı olduklarını söyleyip de kendi ilişkilerinde o iklimi aratmayan tutum sergileyenlerin elinden almış, hakikat uğraşında bir yön levhası dikmiştir.

Ali Rıza Gezici 12. 09. 2021


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Diyarbakır'da operasyon sonrası orman yangınıÖnceki Haber

Diyarbakır'da operasyon sonrası orman ya...

AB, İran sınırı için harekete geçtiSonraki Haber

AB, İran sınırı için harekete geçti

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar