
Görüşe çağrıldığımızdaKanatlanırdık, uçarak giderdik.Uzaklara, çok uzaklara,yerde yılkı atı gökte turnalardık"Nasılsın?" dediklerinde susardık.Umut susardı,"Seni seviyorum" susardı,"Seni özledim" susardı,"Size dokunmadan duramıyorum" susardı.Acılarımızı paylaşmazdık,Konu komşuyu, dostları sorardık.Cevap hep aynı:“Herkes işinde gücünde,Hayatın içinde.”
HAPİSHANE ŞAİRLERİ
Sırtımızı duvarlara yaslardık,
Soğuğunu, nemini umursamazdık.
Düşlerimizde yarınlara dalardık,
Üstümüzde tel örgüler ağlardı.
Dökülen damlalar tenimize batardı
Yakınmazdık, iç çekmezdik,
Anlamazdık, biz mi tutsaktık
Yoksa dışarıda kalanlar mı?
Aşamadığımız duvarın acısını
Avuçlarımızda saklardık.
Çizgiler karmaşıktı haritalarda,
Hiçbir yolcu bulamazdı yolunu.
Kimse dokunamazdı kalbimize,
Yalnızlığımıza ulaşamazdı kimse.
Gece selamsız, sabahsız gelirken
Yalnızlık çiçek açtığında
Kaybolan yolcuları arardık,
Ne yolu bulurduk ne yolcuyu.
Biz duvarların şairleriydik,
Hem yolcu hem yolduk
Görüşe çağrıldığımızda
Kanatlanırdık, uçarak giderdik.
Uzaklara, çok uzaklara,
yerde yılkı atı gökte turnalardık
"Nasılsın?" dediklerinde susardık.
Umut susardı,
"Seni seviyorum" susardı,
"Seni özledim" susardı,
"Size dokunmadan duramıyorum" susardı.
Acılarımızı paylaşmazdık,
Konu komşuyu, dostları sorardık.
Cevap hep aynı:
“Herkes işinde gücünde,
Hayatın içinde.”
Biz hayat deyince mücadeleyi,
Devrimi anlardık.
Hayat mı yanıldı, biz mi?
Duyduklarımıza, olup bitene
Bir çocuk gibi küserdik.
Görüş bitince
Kanatlarımız yorulurdu, kırılırdı.
Arkamıza bakmadan yürürdük,
Dönüp bakarsak ağlamaktan korkardık.
El sallamazdık,
Bir gün tekrar görüşecektik.
Görüş yerlerinin şairiydik,
Hem umudu, hem hüznü taşırdık.
Kapı mazgalından mektuplar
Düşerdi koğuşun içine.
"Çöp mü bu be kardeşim?"
İçinde tane tane mercan,
Bir sevda
bir can.
Yufka yürek, nemli bakış,
Kimi yerinde haykırış
Kimi yerinde hasret nakış
Gözyaşlarının buğusu üstünde,
Dört mevsim, en çok ilkbahar.
İncecik dal gibi yeni umutlar,
Her sözcük hem ipek hem çelik,
Yeni bir nefes, katı bir gerçek.
Tanıklar ifade değiştirmiş,
Avukat yine para istemiş,
Akrabalar uzaklaşmış,
Eski dostluklar çoktan geçmiş.
Bu ne dava, bu ne iş?
Mektupların şairiydik,
Hem çoktuk hem çok yalnız.
Adım adım yürürdük yan yana,
Dönerken yüzümüze bakardık.
Bir adımda Latin Amerika,
Bir adımda Mozambik'teydik.
Nerede bir zalim varsa,
Hesap sorardık.
Nerede bir zulüm varsa,
Direniş örgütlerdik.
Bütün çığlıkları duyardık,
Akan her damla kanı görürdük.
Eli bağlı, boynu bükük,
Yine de devrimin ülkesine giderdik.
En çok sevda yakışırdı bize,
Kanatlarımızın altındaki rüzgar
Bizi duvarların dışına taşırdı.
Ah sevdam, can yoldaşım,
Dalda narım, kara gözlüm,
Dayan.
Çoğaldı voltada omuzlar,
Dünü not ettik, sevabı günahıyla,
Bugün bitti bitecek,
Az kaldı, yarınlar gelecek.
Herkes sevecek birbirini,
Herkes tutacak elleri,
Ve her yerde sevdalar filizlenecek.
Sahil boyları,
Yüce dağlar,
Irmak kıyıları, ovalar,
Volta yerimiz olacak.
Bir zindan olacaksa,
O da dünyanın dışına çıkmamak,
Dünyanın sınırları olacak.
Biz voltanın şairiydik,
Hem zayıf, hem diriydik.
19 Haziran 2024
Ali Biçer














































Yorum Yazın