
Ali BİÇER: AH BE ALİ RIZA! haberine ait detaylar
Demiyorsun ki
düzen istiyor ki,
yalnızlığı erdem, sevgisizliği badem yapalım
“her koyun kendi bacağından asılır”
su bulduğu yarığa akar,
“ateş düştüğü yeri yakar”
söze inanalım demeyelim,
“biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar”
Yanıbaşımızda düşen olmuş, ölen olmuş,
bize ne diyelim boş verelim,
başımızı kaldırmayalım,
elimizi uzatıp kolumuzu kaybetmeyelim.
Fakir olan ya tembeldir ya ayyaştır
gemisini kurtaran kaptandır,
ayakta kalan adamdır, sözüne inanalım.
Demiyorsun ki,
düzen istiyor ki, düzen de değil,
“armudun sapı üzümün çöpü”,
“tencere dibin kara seninki benimkinden kara” diyelim.
Diyojen gibi,
elinde fener ile gündüz gözüyle
sokakta adam ara, nerede bula
uzağa gitmeye ne gerek,
ne ararsan içimizde ara
kimimize ajan, kimimize dönek, kimimize değnek,
işimize gelene yar,
etliye sütlüye dokunana hıyar diyelim.
Sonuçta,
bir Köroğlu bir ayvaz başbaşa kalalım,
evimize kapanalım,
dizilerden dizi beğenelim.
Futbolcu milyonları götürsün,
biz kendi takımımız için ölelim.
Çark onlar için dönsün,
biz çarkıfeleklerde umut bulalım.
Ama bir amaç için, birbirimiz için
beraber yürümüyelim.
Demiyorsun ki,
düzen istiyor ki, içimize kapanalım
ürkek, çekingen
ipek böceği gibi, kozamızı yırtıp kelebek olup uçmadan,
kazanda kaynayalım ipek olalım,
hanımlara yelek, beylere gömlek olalım.
Evde aslan, dışarda tavşan gezelim,
birbirimizi beğenmeyelim,
iki kişi bir araya gelmeyelim.
Ne yoldaşa, ne arkadaşa sırtımızı dönmeyelim,
düzenimiz çok hoştur,
devrim yolu yokuştur, giden gelmiyor,
çünkü bu iş boştur türküsünü söyleyelim.
Demiyorsun ki,
düzen istiyor ki,
bir midye olup kabuğun dışındaki denizleri tanımayalım,
kuyunun dibindeki kurbağa olup,
dünyayı kuyunun ağzı kadar sanalım.
Yani egomuz tavan yapsın,
boş olduğumuzun farkına varmayalım.
Kimseden ne eleştiri, ne uyarı almayalım,
öğrenmeyelim, bilinçlenmeyelim.
Değirmen taşı unu öğütürken,
biraz da kendi un olur gerçeğini bilmeyelim,
öküz geldik öküz gidelim.
Demiyorsun ki,
düzen istiyor ki,
dediğim dedik, öttürdüğüm düdük diyelim,
evin içinde kalıp sokağa inmeyelim.
Güleceksek en yakınımıza gülelim,
vuracaksak en yakınımızı vuralım,
elimizdeki idareye, muma hayran kalalım,
evrendeki tek güneş o sanalım.
Bir kitap sayfası açmayalım,
bir arkadaşla, acılarımız, sorunlarımız üzerine tartışmayalım.
Düşmanı düzende değil,
hep içimizde arayalım,
her şeyi bildiğimizi sanalım,
doğru yanlış her konuda yorum yapalım.
Uyanık olalım kardeşimizden,
komşumuzdan önce atılalım,
ekmek alalım, işi kapalım, köşeyi dönelim.
Gidene ağa, gelene paşa,
doğru yanlış demeden, çıkarımıza bakalım,
yumurtalarımızı pişirmek için gerekirse,
dünyayı yakalım.

Demiyorsun ki,
düzen diyor ki,
insanoğlu hayvandır, okşanınca azandır,
ağırlığı derinliği azdır,
cahil ve yavandır.
Selam verirsin hırlar,
en zayıf anında yaralar,
ekmek uzatırsın havlar,
yanından geçersin,
ya teper ya bacağını kapar.
Bunu hep yapar,
sen sen ol ne kerem et, ne selam,
işten eve, evden işe gel git.
Yağmur sanırsın sel olur,
yar sanırsın el olur,
neyine gerek sosyal hayat,
beceriyorsan, bire al on’a sat,
boğazdan, üstten kıs, olur başını sokacak bir kat.
Düşünce leke,
miting, dernek tehlike,
git evine yat,
insanlardan ne kadar uzaksan, o kadar kıymetli,
ne kadar yanlızsan o kadar rahat.
Ah be ali rıza!
bütün bunları demiyorsun,
diyorsun ki, sende var arıza,
“baktım hiç bir kadın yüzüme bakmıyor,
bana yabayı yakmıyor,
ne yapayım hayalimde bir kadın yaratıyorum,
onunla oturup kalkıyorum,
ona aşık oluyorum.
Görüyorum ki, en az sorunlu o kadın oluyor,
baş ucumda hep o duruyor”
haklısın, huyum kurusun.
Suç, eşek çuludur,
kim alıyor ki üstüne, ben de alayım,
var bende de bir sorun diyeyim.
Elinde sazın, bir tek buna mı itirazın,
kalemin, yazın, bu mudur senin tarzın.
Ah be ali rıza!
Ali Biçer 30 Nisan 2021














































Ben az önce ne okudum öyle ?Kalemine sağlık üstat!