
")...)Ortalıkta ´o cemaat senin bu tarikat benim´ diye koşuşturan yoksul, saf ve temiz insanlara hepimiz çok rastlıyoruzdur; adeta cennetin anahtarını kapmak için birbirleriyle yarışıyorlar, çünkü öyle yönlendirilmişlerdir.Hatta bazıları, bir başkasını cemaate-tarikata kazandırmayla cennete daha erken gideceğine inandırılmıştır ve bunun için de üye arayışına var gücüyle yüklenmektedir.Ama bu son yaşananlar bir kez daha gösterdi ki, cemaat-tarikat birer tuzaktır, onlar sadece cennet vaadiyle ceplerini dolduran birer tüccardır."
Türkiye'nin yüz yıllık yönetim biçimi ve son olarak 'derin devlet' gerçeği pek bir ipucu vermemişti, ancak şu AK Parti-cemaat çekişmesinde ortaya çıkanlar, 'ekolojik toplum yaratırız', 'devlet düzeni içinde kendi kendimizi yönetiriz' diyenlere şunu açıkça anlatmış oldu:
"Bunları yapamazsınız…"
***
Ve yine yaşananlar gösterdi ki;
"Şu parti giderse, bu parti gelir" diye yazı tura atanların, ´temiz sistem´ beklentisi iyi niyetten öte bir şey değildir, parti değiştirerek ´temiz sistem´ gelmez.
***
Şu cemaat baskısından intihar eden Enes Kara olayı; hepimize acı geldi değil mi?
Ortalıkta ´o cemaat senin bu tarikat benim´ diye koşuşturan yoksul, saf ve temiz insanlara hepimiz çok rastlıyoruzdur; adeta cennetin anahtarını kapmak için birbirleriyle yarışıyorlar, çünkü öyle yönlendirilmişlerdir.
Hatta bazıları, bir başkasını cemaate-tarikata kazandırmayla cennete daha erken gideceğine inandırılmıştır ve bunun için de üye arayışına var gücüyle yüklenmektedir.
Ama bu son yaşananlar bir kez daha gösterdi ki, cemaat-tarikat birer tuzaktır, onlar sadece cennet vaadiyle ceplerini dolduran birer tüccardır.
***
Ve çıkan dersler şunlardır:
Bir;
Kendi devletiniz yoksa eğer, başkasının devletini ne güzelleştirmeye kalkışın, ne de onun devleti içinde başka bir düzen, başka bir devlet (paralel) arayışına girin!
Yapabiliyorsanız kendi devletinizi kurun, yapamıyorsanız yerinizde oturun!
***
İki;
Sistemi kirleten paradır, para üzerine kurulan düzenleri temizlemeye kalkışıp kendinizi boş yere yormayın; yapabiliyorsanız, paranın vicdanın önüne geçmediği bir düzen kurun, yapamıyorsanız, ´bu mümkün değil´ diyorsanız o zaman da olanlara katlanın!
Çünkü yolsuzluğun, hırsızlığın, vurgunun makulü yoktur.
***
Üç;
Cennet ya da cehennem cemaatlerden, tarikatlardan sorulmuyor; Allah´ın onları özel olarak görevlendirdiği gibi bir durum da yok, öyle olsa Peygamberler ve kutsal kitaplar olmazdı.
Doğruların yeri sizin vicdanınızdır; ha bu varsa vardır, yoksa bunu bir tarikat, bir cemaat size sağlayamaz!
Ayrıca dini bilgiler ilkokul kitaplarında bile vardır. Cennete gitmek için, cemaate ya da tarikata başvurmak gerekmiyor.
***
Dört;
Sonuç olarak sistem, ´adalet-hak-hukuk´ üçgeninde ´temiz toplum´, ´barış´, ´çözüm´ vaatleriyle toplumu oyalamakta, cemaat ve tarikatlar da yoksulun, garibanın temiz duygularını sömürerek karlarına kar eklemekte.
Olan budur, hepimizin haberi ola…








































Yorum Yazın