
Hükümet yanlısı tutumuyla bilinen gazeteci Abdulkadir Selvi, İmralı Heyeti'nin Öcalan'a atfedilen "görüşme notlarına" ilişkin açıklamasına methiyeler dizerken, bir de iktidara uyarıda bulundu. Selvi, "Bakın burası Ortadoğu. Hemen sınırımızın ötesinde İran’da bir savaş yaşanıyor. Dengeler bir anda değişebilir. Elimizi çabuk tutmamız lazım. Bu açıdan mayıs ayı kritik önemde. Mayıs ayında yasal düzenlemeler yapılıp, bir yandan PKK’nın tasfiye süreci diğer yandan Selahattin Demirtaş’ın tahliye süreci başlatılırsa tarihi bir eşik aşılmış olacak." ifadelerini kullandı.
VANMED HABER MERKEZİ - Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü köşesinde İmralı ile başlatılan sürecin durgun bir döneme girdiğine dikkat çekerek, "PKK’nın silah bırakması ve Türkiye’yi terk etmesi bir aşamaydı. SDG’nin Suriye’ye entegre olması kritik bir aşamaydı. Süreç bir süredir durgun bir seyir izliyor. PKK’nın silahları bıraktığının tespit edilip, tasfiye ve entegrasyon sürecinin başlatılması gerekiyor. Bunun için de yasal düzenlemelere ihtiyaç var." diye yazdı.
İmralı Heyeti'nin Öcalan'a atfedilen ve Kürt kamuoyunda tartışmalara neden "görüşme notları" ile ilgili açıklamayı "çok yerinde" olarak niteleyen Selvi, şu ifadeleri kullandı:
"Bu sürece ilişkin olarak dün iki önemli gelişme yaşandı. Biri İmralı heyetinin Öcalan’la görüşmelere ilişkin açıklamasıydı, diğeri ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti grubunda yaptığı konuşmaydı. Erdoğan, süreci sağlam bir zemine oturttu ve geleceğe ilişkin umut ve güven verdi. İmralı heyetinin, Öcalan’la görüşmeler notlarına ilişkin yaptığı açıklama çok yerindeydi. Çünkü bu süreç karşılıklı güvenle yürüyen bir süreç. Hem merhum Sırrı Süreyya Önder hem Pervin Buldan ve Mithat Sancar bu güveni sarsmadılar. Ancak yayımlanan bazı notlar olumsuz bir havanın oluşmasına neden oldu. "
Yazısında süreci başlatan Bahçeli'den söz etmeyen ve "Sürecin mimarı olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uyarısı da önemliydi" diyen Selvi'nin bir de iktidara uyarsı vardı.
Selvi, şunları yazdı:
"Erdoğan’ın bu uyarısından önce bir cümlesi vardı. Önce onu aktarmak istiyorum. Sonra benim de iktidara yönelik bir uyarım olacak.
Erdoğan, “Maruz kaldığımız gizli-açık tüm sabotajlara rağmen süreçte 18. ayı geride bıraktık ve hamdolsun birçok kritik eşiği suhuletle aşmayı başardık. Komisyon raporunun onaylanmasıyla çok daha hassas yönetilmesi gereken bir kavşağa varılmış oldu. Komisyon raporunun ışığında siyasi partilerimizin de desteğiyle Cumhur İttifakı olarak bu kavşağı da kazasız-belasız geçelim arzusundayız” dedi.
Bakın bu süreç sadece PKK’yı tasfiye etme süreci değil. Eğer küresel bir lider olacaksanız PKK sorununu çözmek zorundasınız. Kendi sorununu çözemeyen bir ülke küresel lider olur mu? Ayrıca madem Türkiye, 50 yılına damgasını vuran kanlı bir prangayı söküp atıyor, biraz elini çabuk tutmalı. Elim yüreğimde. Çünkü sürecin en kritik aşamasına geldik. Yasal düzenlemeleri kastediyorum. Silah bırakacak olanlar hangi hukuki düzenlemeye tabi olacağını bilmek ister. Yasal düzenlemeleri bir an önce yapmalıyız.
Bu iktidarın görevi. Bakın burası Ortadoğu. Hemen sınırımızın ötesinde İran’da bir savaş yaşanıyor. Dengeler bir anda değişebilir. Elimizi çabuk tutmamız lazım. Bu açıdan mayıs ayı kritik önemde. Mayıs ayında yasal düzenlemeler yapılıp, bir yandan PKK’nın tasfiye süreci diğer yandan Selahattin Demirtaş’ın tahliye süreci başlatılırsa tarihi bir eşik aşılmış olacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan dedi ki; “Bölgemizin içinden geçtiği bu sancılı dönemde hiç şüphesiz sürece katkı veren herkes tarihe adını kaydettirecektir”. Ben de diyorum ki tarih olmak değil, tarih yazmak gibi bir fırsat elimize geçti.
Bu fırsatı heba etmeyelim."








































Yorum Yazın