--°Van
DOLAR49,40
EURO55,65
GRAM6.645
ÇEYREK10.817

10 Ekim'i unutmadan barış inşa edilemez

10 Ekim'i unutmadan barış inşa edilemez
Nureddin Şimşek yazdı...

Bundan tam on bir yıl önce, takvimler 10 Ekim 2015'i gösterdiğinde bu ülkenin tarihinin en barbar, en alçak saldırılarından biri yaşandı. Ankara Gar Meydanı'nda bir araya gelmişlerdi. Ellerinde karanfiller, dillerinde barış türküleri, yüreklerinde eşit, özgür ve onurlu bir ülke özlemi vardı. Bu ülkenin barış güvercinleriydi onlar. Emekçilerdi, öğrencilerdi, annelerdi, babalardı.

O gün orada düşmanlık yoktu. O gün orada kin yoktu. Sadece barış talebi vardı. Ama barışa, kardeşliğe, onurlu yaşama düşman olan karanlık zihniyet pusudaydı. Vicdan, ahlak ve iman sahibi hiç kimsenin kabul edemeyeceği bir yöntemle, kadın, çocuk, yaşlı, genç demeden 104 canımızı toprağa düşürdüler. Aralarında cennette bir melek olduğuna inandığımız Muhammed Veysel Atılgan ve babası da vardı. O gerici ve barbar zihniyetin can emici yarasaları, geleceğimizi hedef almıştı.

Bu barbarlıktan sonra ne oldu peki? Ülkeyi yöneten iktidar ne yaptı?

Her patlamadan sonra oyumuz artıyor diyecek kadar vicdanını yitirmiş bir anlayış, katilleri bilmesine rağmen bu katliama "kokteyl eylem" diyerek hedef saptırdı. O dönem bu ülkeyi yöneten başbakan, "Biz intihar bombacılarını biliyoruz ama kendileri patlamadan ne yapabiliriz ki?" diyebilecek kadar aciz ve sorumsuz bir açıklama yaptı.

Oysa daha Antep'ten yola çıktıklarında teknik takibe alınmışlardı. Durdukları her yerde dinlenmişlerdi. Hatta Ankara'ya geldiklerinde akşam emniyete çekilip sorgulanmışlardı. Yani göz göre geldiler.

Ve daha acısı... Katliamdan sadece birkaç gün sonra Konya'da oynanan milli maçta, o 104 barış güvercini için bir dakikalık saygı duruşu bile bu halka çok görüldü. Şehitlerimizin aziz hatırasına saygı durulurken İstiklal Marşı ıslıklandı, IŞİD ve türevleri lehine sloganlar atıldı. O ıslık, aslında barışa ıslık çalan faşizmin sesiydi.

Aradan 11 yıl geçti. Acısı hala ilk günkü gibi taze. Çünkü gerçek suçlular hala bulunmadı. Tetikçiler göstermelik cezalar aldı ama o katliamın yolunu açanlar, göz yumanlar, o istihbarata rağmen Ankara'nın göbeğine kadar o bombacıları taşıyan zihniyet, hala gerçek cezasını almadı. O günden sonra da kan akmaya devam etti.

Bugün...

Bugün bu ülkede 50 yıllık çatışmalı bir sürecin sona ermesi, barışın konuşulması umut verici. Ama unutmamalıyız ki barış sadece silahların susması değildir. Barış, adaletle, hakikatle ve yüzleşmeyle kalıcı olur.

10 Ekim'i unutmadan barış inşa edilemez.

Bu barışın kalıcılaşması, 104 barış güvercininin bize vasiyetidir. Onlara verebileceğimiz en büyük hediye, özlemini duydukları demokratik cumhuriyeti inşa etmektir. Eşitliğin, özgürlüğün, emeğin değerli olduğu bir ülkeyi kurmaktır.

Bu görev, başta iktidar mensupları olmak üzere bu ülkede yaşayan tüm emek, barış ve demokrasi savunucularının görevidir.

7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan halk iradesine tahammül edemeyip, "ya kaos ya iktidar" diyerek bu ülkeyi bile isteye kaosa sürükleyen zihniyetten hesap sormadan gerçek barış gelmez.

Bu vesileyle 10 Ekim'de yitirdiğimiz 104 barış şehidini saygıyla, minnetle ve özlemle anıyorum. Onlar barış istediler diye öldürüldüler. Onlara borcumuz barışı kalıcı kılmaktır.


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Musul Film Festivali’nde Kürdistan Bölgesi’nden 3 film yarışıyorÖnceki Haber

Musul Film Festivali’nde Kürdistan Bölge...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar