--°Van
DOLAR49,75
EURO55,82
GRAM6.437
ÇEYREK10.619
Adil Harmancı

Adil Harmancı

Mail: adilharmanci30@gmail.com

PKK’nin kırk yılda yapamadığını savcı dakikalar içinde yaptı

Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’i tutuklayanlar Özer’i benim kadar tanımış olsa bırakın tutuklamak muhtemelen ödüllendirirlerdi. Tabi eğer hakikaten dedikleri gibi kendi ülkelerinin geleceğini düşünen birileriyse bunlar… Kamuoyu da öyle, AKP ve MHP tabanı biraz olsun Ahmet Özer’i bilen bir taban olsa tutuklandığında kesinlikle herkes dudak bükerdi.

Ahmet Özer’in 1993 yılından bu yana çalışmalarının birebir tanığıyım. Ahmet Özer hiçbir zaman PKK’nin eylem ve söylemlerini konuşan ve tartışan biri olmadı. Belki bu yüzden birkaç kez bu cenah tarafından adaylık başvuruları dikkate alınmadı. Akademik araştırmalarıyla saygın bir Kürt aydını olan Ahmet Özer, herkes gibi "açılım süreci" sırasında barışa, uzlaşıya ve çözüme dair sözler etmeye ve yazılar yazmaya başladı, daha ilerisi değil.  

Neden buraya adaylık başvuruları olabilir Özer’in peki, PKK yandaşı, üyesi, sempatizanı olduğu için mi, hayır, sadece ve sadece kendi kimliğine yakın durmak isteyen biri olduğu için, Kürtler adına siyaset yapan bir legal partiyi adres olarak gördüğü için… Ve bu da tamamen "çözüm sürecine" denk geliyor. Şimdi AKP’de olan Orhan Miroğlu da böyle biridir, Mehmet Metiner de… Onlar da bu yolu aşındırmıştır. Başka isimler de var. PKK üyesi ya da sempatizanı değiller ama dillerine, kimliklerine dair içlerinde bir kıpırtı var, bir huzursuzluk var. Ve bu kişilerin bir zamanlar durdukları yerden başka zemine nasıl kaydıklarının öyküleri de biliniyor. Ahmet Özer’in de öyküsü farklı değildir. PKK yandaşlığı orada dursun Ahmet Özer, bir kısım yandaş tarafından CHP’ye adeta itilen bir isimdir. Öcalan’ın onun adını anması, tamamen belediye işiyle ilgili liyakat içerikli bir olaydır, Öcalan, onun belediyeyi yönetme konusundaki tecrübesinden ve bilgisinden yola çıkıyor, keza bu konudaki kitaplarını okuduğunu da söylüyor.

İşin özü şudur; Ahmet Özer, onu CHP’li yapanların üyesi olmaz, olamaz, bu işin doğasına aykırı.

Olayın geldiği noktaya bakacak olursak, PKK kırk yılda Ahmet Özer’i örgüt üyesi yapamadı, ama “yurtsever” bir savcı birkaç gün içinde onu örgüt üyesi yapabildi, kaşla göz arasında tutuklatıp, yerine kayyum atayabildi. Böyle bir savcıyı tebrik etmeyip de ne yapalım, vallaha tebrikler!

Tezgâh hazır; PKK, ülkeyi yönetenler için bal kaymak olmuş, canını sıkan çıkarsa “PKK terör örgütü üyesi” de, gerisine karışma, peygamberi bile yaka paça etmenin en kolay yolu…

Hani PKK cumhuriyet öncesi kurulan bir örgüt olsa Atatürk’e bile bağlantılı bir suç bulabilirlerdi eminim.

Efendim neymiş, Ahmet Özer Van’daki STK’ları sormuş, güya PKK’ye yakın STK’lar bunlar. Ee, ne olmuş! Hani Ahmet Özer PKK üyesiydi, STK’sını biliyordu, adresi telefonu vardı bu STK’ların, her bir bağlantısını biliyordu örgütün! Neden Ahmet’e, Mehmet’e sorma ihtiyacı duysun o zaman adresi, telefonu, bağlantıyı, şuyu, buyu biliyorsa? Sadece Ahmet Özer değil her hangi bir konuda aday olmak için Van’a gelen her bağımsız siyasetçi bu STK’ları arar, sorar, telefon eder, ziyaret eder, çünkü her bir STK ayrı bir seçmen potansiyeline sahip, her bir STK’nın üyeleri üzerinde bir söz hakkı var. Ha bir mahalleyi ziyaret ettiniz, ha bir STK’yı, insanlardan oy alabilmek için STK’yı ziyaret etmek sadece Ahmet Özer için mi suç? Ben bir gazeteci olarak defalarca tanıklık etmiş ve haberini de yapmışımdır, Ahmet Özer, adaylığı söz konusu olduğunda yöneticileri AKP’li olan STK’ları da ticari kurumları da ziyaret etmiştir. Ticaret odası, Ticaret Borsası, Büyük Sanayi, Küçük Sanayi, Hak-İş, Türk-İş, Kamu-Sen ve daha birçok kurum…

Peki, konu bu mu, Ahmet Özer, hakikaten Öcalan onun adını andığı için mi, telefonda başsağlığı üzerine bir iki söz ettiği için mi, akrabası Remzi Kartal ile görüştüğü için mi PKK üyesi oldu ve tutuklandı? Onu gözaltına aldıran ve tutuklatan savcı kadar tutuklayan hâkimin de bundan emin olmadığına eminim.

Sadece senaryosu kötü yazılmış bir televizyon dizisi gibi bir olay var orta yerde, bunu kendileri de biliyor. Ve kötü senaryolu dizilerin nasıl erken final yaptığını da zaman zaman okuyoruz.

Tabii gönül ister ki hakka, adalete ve yaşam hukukuna dayalı iyi senaryolar yazılsın, yazılır mı peki Türkiye’de, bana sorarsanız hiç beklemeyin, ego, rant ve koltuk hırsı bugüne dek yazdırmadı, bundan böyle de yazdırmayacak! Gönlünüzce karamsar olabilirsiniz!

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar