--°Van
DOLAR49,63
EURO55,72
GRAM6.482
ÇEYREK10.620

Ali Biçer: Dahhak; yeryüzündeki zalimin ve sömürünün ismi!

Ali Biçer: Dahhak; yeryüzündeki zalimin ve sömürünün ismi!
"(...)Günümüzde diktatörlerin ilk yaptığı iş kendisine karşı çıkan ve çıkabilecek beyin gücünü harcadığı gibi Dahhak da kendisine karşı çıkabilecek ve savaşacak genç insan beyni ile omuzunda çıkan yılanları beslemiştir."

Biz Dahhak’ı omuzlarında iki yılın olan ve çocukların beynini yılanlarına yediren zalim bir hükümdar olarak bildik. Her zalimin ve zulmün sonu olduğu gibi, Kawa’nın başlattığı isyanla saltanatı yerle bir edildiği için göğsümüz kabarırdı.

Gerçekten Dahhak sadece bu mu yoksa onun bir geçmişi, bir mesajı ve felsefesi var mı? Bir de her nedense Dahhak hep Kawa mitolojisi ile beraber anıldı. Onun bir parçası olarak düşünüldü. En azından biz 78 kuşağı öyle düşündük.

Oysa gerçek öyle gözükmüyor. Dahhak hikayesi Kawa hikayesinden hem çok daha eski hem de çok daha kapsamlıdır. Kötülüğün tarihi uzun olur. Ve bu uzun yolda tarihe ait doğruları bulmak hiç de kolay olmaz.

Dahhak’ın hemen hemen bütün hikayeleri yılan ile ilişkilidir. Yılan Dahhak mıdır, Dahhak mı yılandır bu belirsizdir, iç içe geçmiştir.

Sanırım tarih boyunca insanları en çok korkutan hayvan aslan, kaplan, kurt, ayı değil ilginç bir şekilde yılan olmuştur. Nerede çıkacağı belli olmayan hali, hızı, çevikliği, tıslaması, çatal dili, deri değiştirmesi, zehirli oluşu, donuk bakışları, bir akreple kıyaslandığındaki iriliği ve soğuk duruşu biz insanları hep ürkütmüş ve korkutmuştur.

Bütün diğer vahşi hayvanlar avlarını öldürüp etlerini kopararak yedikleri halde yılan avını canlı canlı yutarak yer. Buna rağmen yılan kadar insan kültürüne giren bir başka hayvan yoktur. İnsanları korkutmak için kral ve kraliçeler yanlarında taşımış ya da bunlarla kendilerini sembole etmişlerdir. Bu yüzden yılan derisini değiştirdiği için yeniden doğuşun, gençliğin, ölümsüzlüğün ve sesiz ve sinsi hareketlerinden dolayı da şeytanın, yani kötülüğün sembolü olarak anılmıştır.

Bugün modern kültürde bile yılan eczacılığın sembolüdür. Anadolu ve özellikle Kürt kültüründe başta şahmeran (Geç Akat dönemine ait bulunan silindir mühürler üzerine işlenen vücudunun üst tarafı insan alt tarafı yılan figürler bulunduğu için Şahmaran hikayesini hiçte yeni olmadığı açıktır.) lokman hekim olmak üzere sayısız hikâye mevcuttur. Yezidi inancındaki yılan ya da Şeytan’ın önemi ise apayrı bir konudur.

Tarihe bakacak olursak; Neo Sümer dönemine ait bir silindir mühründen tanrı Ninazu’un oğlu Ningişzida omuzlarında boynuzlu iki yılan ile sembolize edilmiştir. Yine Lagaş’ın hükümdarı Gude’ın silindir mühürlerinde omuzlarında boynuzlu yılanlar çıkan tanrı sembollerine rastlanmıştır. Sadece bu da değil, belden aşağı yılan ya da bacakları yılan ayakları yılan kafası olan tanrı sembollere de rastlanılır. Yine tüm tanrıların kralı olarak ifade edilen Tanrı Marduk hep yılan-ejderhası (muşhuşu) ile beraber gösterilir. Bu bir istisna değil Asur’ tanrı ve kralların çoğu yılanlarla beraber sembole edilmiştir.

Gılgamış’ın Enkudi ile beraber öldürdüğü yedi korkutucu parlaklık katmanı tarafında öldürülen Huwawa ya da Akat dilinde söylenen biçimiyle Humbaba da görünüş özellikleri Dahhak’a benzer. Aynı hikâyede yılan da büyük rol oynar. Gılgamış uzun ve tehlikeli bir yolculuktan sonra ölümsüzlük otunu bulur. Geri dönerken bir göl görür, elbiselerini çıkarır, bulduğu otu da yanına kor ve gölde yüzmeye başlar. İşte o an hayatının en büyük dramını yaşar:

“bitkinin kokusunu aldı bir yılan

deliğinde çıkıp sessizce kaptı bitkiyi

gömlek değiştirdi o anda, geri dönerken “

Avesta’da Kawa adı geçmez ama Dahhak adı; Dahhak, Aji (Ezi Dahak şekilinde geçer. Eğer çeviride hata yoksa Avesta ‘da Dahhak hem geçmiş hem de şimdiki zaman içinde kullanılır. (Ahura Mazda) dünyada iyilik hâkim olsun, dünyaya iyiliği yaysın diye Zerdüşt’ü görevlendirir. Zerdüşt bir nevi peygamberdir. Eh Ehrimen boş durur mu oda dünyada kötülük olsun yayılsın diye üç ağızlı, üç başlı, altı gözlü Dahhak ı yaratır. Avesta’yı yorumlayanların çoğu Dahhak’ın bir Asur kralı olduğunu söylüyor. Hemen hemen bütün Ortadoğu halklarında kötüyü temsil eden ve yılan ile ilişkilendirilen bir Dehak var. O masallarda dinlediğimiz yedi başlı ejderhalar ve devler Dahhak isminde türediği açıktır.

Hürmüz ile Ehriman birbirine karşıt iki güçtür. Bu iki karşıt güç birbirleriyle sürekli savaşır.

Hürmüz (Spabta Manyu –Ahura Mazda) iyiliğin, güzelliğin, bereketin ve barışın tanrısı.

Ehriman (Angra Manyu), Çirkinliğin, kötülüğün, savaşın ve karanlığın tanrısı. Zerdüşt nasıl ki Hürmüz’ün oğlu ise Dehak da Ehriman’in oğludur.

Kimileri Dehak ‘ın Mediya devletinin son kralı olan Astiages olduğunu da söylüyor. Astiages hakkında tarih ve söylenceler çok iyi konuşmuyor. Korkak, Gaddar, zalim ve kibirli biri olarak tasvir ediliyor. Öyle ki vezirine kızdığı için, gizlice vezirin çok sevdiği torununu kesip, pişirip vezirine yedirip ve sonrada etin tadı nasıldı diye soracak kadar… Ama bu hikâyenin içinde yılan olmadığı için Dahhak ile bağlantısının çok az olduğunu düşünüyorum.

Dahhak’ın varlığı İslam kültürüne de züllümün sembolü olarak girmiştir. Biliyoruz Nuh tufanı sırasında, yeryüzünde bütün kötülükler boğulsun, yok olsun diye tanrı su ile insanları cezalandırmıştır. Ve Nuh tufanından sonra, artık kötülüklerin olamayacağını düşünerek, yeni bir mutlu dünya hayali ile karaya ayak basmıştır. Ama oğlu Yasef’in soyunda gelen Dahhak bütün dünyaya hâkim olduktan sonra yeryüzüne kötülükleri tekrar yaymıştır.

Yine yakın tarihte M.S. 8. yüzyılın başlarında da Horasan taraflarında yaşadığı söylenen Dahhak b. Müzahim adındaki şahısın da yılanlarla ilişkisi olmasa da ilginç bir hayatı var. Ana rahminde iki yıl kaldığı, doğar doğmaz gülmeye başladığı belirtilir. Bu yüzden çok gülen anlamında adına Dahhak verildiği söylenir.

Şeytan, yılan ve kral mitolojide genellikle bu üçü iç içe geçmiştir. Başta Firdevsi’nin Şahname’si olmak üzere kaynakların çoğunda Dehak’ın bir Arap Kralı olduğu belirtilir. Firdevs’i Dahhak’ın on bin atın sahibi olduğu için “Biveresp” lakabıyla anıldığını kaydeder. Firdevsi de ki Dahhak hikayesi bir nevi eski İran kültürü ile yeni Arap İslam kültürünün çatışması şeklinde geçer. Örneğin Feridun ile Dehak’ın çatışmasında ineğin önemli bir rol oynaması eski Hint inançlarında İran’daki etkisini de gösterir. Dahhak’ın bin yıl yaşamasını da Medlerden önce Asur- Babil uygarlıklarının İran halkını bin yıl hegemonyası altında tutuğu anlamına gelebilir. (Firdevs’nin Dahhak ve Kawa hikayesi başka bir yazı konusu olduğu için girmiyorum.)

Sanırım İslam öncesine kadar Dehak ismi bir nevi şeytanın ve yılanı yani kötülükleri temsil eden yöneticilerin isim olarak algılanıyordu. Ama Firdevs’i Şahname’sinde Dahhak, yılan ve şeytan birbirinden ayrılır. Firdevsi Şeytan’ı kurandaki haliyle yorumlar. Dahhak’ı insan olarak yani acımasız ve hasta ruhlu bir kral olarak gösterir. Onun Arapların soyunda geldiğini de belirtir. Yılan ise sadece bir yılan değildir. Sadece insan beyni ile beslenen bir yılandır. Günümüzde diktatörlerin ilk yaptığı iş kendisine karşı çıkan ve çıkabilecek beyin gücünü harcadığı gibi Dahhak da kendisine karşı çıkabilecek ve savaşacak genç insan beyni ile omuzunda çıkan yılanları beslemiştir.

Dahhak mitosunun antik çağa kadar gittiğini söyledik. Bizce bu düalist inanç ve felsefenin bir ürünüdür. Eski Yunandaki Zeus-Typhon ya da İndara- vritara arasındaki çekişmede olduğu gibi Dahhak da sisteme karşı mücadele edenlerin karşısındaki güç olarak sembole edilir. İyi kötü çatışması bir Ari geleneğidir. Arilerin yaşama felsefesi düalistti. Büyük bir olasılıkla Dahhak mitosunun çizgilerinin belirginleşmesi daha Hint-İran kabilelerin ayrışmadığı döneme rastlıyor olabilir.

İran halkı ve Firdevsi’ye göre Dahhak on kötülüğün sahibi (Deh ayb) olduğu için Deh-hak olarak anılmıştır. İsmin orada geldiğini söyler.

Pehlevi kaynaklarında hırs, kirlilik, büyü, yalan, laubalilik Dehak’la başlandığı söylenir. Çemşit’in iktidarı sırasında ortada kaldırdığı hırsızlık, kendini beğenmişlik, sarhoşluk Dahhak döneminde tekrar gözükür. Ayrıca Firdevsi Şahname yapıtında bu kötülüklere adaletsizliği ve hayvan etini yemeyi de ekler. Şeytan don değiştirerek Dahhak’ın aşçısı olur. Çeşitli hayvan etleriyle Dahhak’a yeni lezzetler tattırarak gözüne girer, güvenini kazanır.

Bir tane Dahhak’ da değil Dahhaklar’dan söz etmek sanırım daha doğru olur. Her dönemin yöneticileri kendi Dahhak’ını yaratmıştır. Bir nevi Dahhak zalim, eli kanlı diktatörlerin tarihteki adıdır.

Tasavvufta Dahhak ismi "On Günah, On Ayıp” anlamında kullanılır.

Çirkinlik, cücelik, zalimlik, oburluk, kötü söz söyleme, yalancılık, acelecilik, akılsızlık, korkaklık, utanmazlık

Not: Dahhak’in çeşitli telaffuz ve yazılış şekilleri var. Avesta’da; Azi Dahak, Pelevice’de; azdahag, Farça’da; Ejderha ,Kürtçe’de ; Dahhak, Zohak. Ayrıca Azi, Aji de yılan anlamına gelir.

23 Mart 2022 / Ali Biçer

Konu ile ilgili bazı Kaynaklar:

1-TDV İslam Ansiklopedisi

2- Tahri Sümerle Başlar /S.N.Kramer

3- Ülkelerin Yolları /İstahri

4- Zerdüşt Dini / I.J.I. Taraporwala

5-Mezopotamya Mitoloji Sözlüğü / J. Black –A. Green

6-Ortadoğu Mitolojisi / S.H. Hooke

7- Zerdüşt, Avesta / Zerdüştlerin Kutsal Metinleri

8- Farsa Mitoloji Sözlüğü / N. Yıldırım

9- Yılanlar, Gündoğuları ve Shakespeare / G.H. Orıans

10- Mezopotamya Mitolojisi / J. Bottera, S.N. Kramer

11- Yunus Emre / A. Gölpınarlı

12- Gılgamış Destanı / Çeviren; S. Maden

13- Murüc ez Zehep (Altın Bozkırlar) Mesudi

14- Şahname / Firdevsi

 


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Van Çev-Der: Herkesi ormanlarımız için dayanışmaya çağırıyoruzÖnceki Haber

Van Çev-Der: Herkesi ormanlarımız için d...

Türkiye'de 84 kişi hayatını kaybettiSonraki Haber

Türkiye'de 84 kişi hayatını kaybetti

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar