--°Van
DOLAR49,75
EURO55,83
GRAM6.421
ÇEYREK10.619
Adil Harmancı

Adil Harmancı

Mail: adilharmanci30@gmail.com

Suriye’de Kürtlerin adı neden anılmıyor?

Siyaset, tam anlamıyla kitleleri uyutma aracıdır. Çok farklı örnekler üzerinde yoğunlaştım, farklı alternatifleri düşündüm, vardığım sonuç gerçekten siyaset tamı tamına kitleleri uyutma aracıdır. Bu görüşe şöyle itirazlar gelecektir; “siyaset doğru yapıldığında, uyutma değil uyarma aracı olabilir”

Bir bakıma katılıyorum evet “doğru” yapıldığında… Peki, siyaseti doğru yapan var mıdır? Herkesin kendi doğrusu olduğuna göre demek ki herkes siyaseti kendi doğrusuna göre yapıyordur. O zaman herkesin kendi doğrusuna uydurduğu siyaset için “doğru siyaset” denilebilir mi?

Elbette ki hayır!

Suriye’de iç savaşın başladığı 2011 tarihinden bu yana herkes kendi doğrusu doğrultusunda burayla ilgili siyaset yapıyor. Baktığımız zaman ABD’nin kendi doğrusu, İsrail’in yeri geldiğinde ABD’yi yok sayan kendi doğrusu, İran’ın, Türkiye’nin, her bir Arap ülkesinin, Rusya’nın ve Avrupa ülkelerinin kendi doğrusu işliyor burada.

Peki, burada problem yaşayanların kendi doğruları da yok mu?

Var tabii; Alevilerin ve Dürzilerin var. Her biri adıyla anılıyor, ne istedikleri basında uzun uzun işleniyor. Katliama uğruyorlar, isimleri anılarak haber oluyorlar.

Devşirmeler örgütü HTŞ zaten kapağı Şam’a atmış, en doğrusu onlar şimdi, devletleri için de “Suriye Arap Cumhuriyeti” ismini hazır etmişler, geri kalan herkesi köle etme niyetiyle tabii…

Kürtler peki, onların bir doğrusu yok mu?

Hayır yok!

Çünkü burada Kürdün adı yok.

Siz şimdiye kadar Kürtlerin Suriye'deki varlıklarıyla ilgili kimseden “Kürt” lafı duydunuz mu?  Canı sıkılan bazı akademisyenleri geçiyorum, işi kurcalayanları kast ediyorum.

Hayrı yok!

Kimse Kürt demiyor.

Ne diyorlar peki?

“Pekaka-eypici…” (PKK-YPG)

Bu “eypici” lafı da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, her halde Trump anlasın diye söylüyordur bunu.  

Bazen de DSG diyorlar, ha pardon onu da tersinden söylüyorlar; “SDG”

Evet, Kürtlerle ilgili olarak Suriye’de başından beri izlenen siyaset, kitleleri uyutma siyasetidir. Bu özellikle de Türkiye’de yapılıyor.

Türkiye’de basın siyaset ne diyorsa onu doğru kabul ediyor, haber kanalına telefonla bağlanan muhabir bile programlanmış gibi konuşuyor. Televizyon yorumcuları sadece kin kusuyor. Siyaset Kürtlerin kazanımları için “terör devleti” diyor, kanaldaki sözde akademisyen, “uzman” da aynısını tekrarlıyor. Bir tanesi çıkıp “Kürtler” diye bir laf etmiyor.

İşin acı tarafı bir kısım Kürt basını ya da aydınları da bir güzel bu uyutma oyununa geliyor. Onların da haberlerinde, konuşmalarında “Kürt” lafına rastlamak çok nadir. Onlar da hakim siyasete ayak uydurup sadece “DSG” demekle yetiniyorlar  

Oysa nasıl ki Suriye’de Dürzi ve Alevilerin bir varlıkları ve bu varlıklarından dolayı yaşadıkları sorunları var ise Kürtlerin de bir varlıkları ve bu varlıklarından dolayı yaşadıkları çok daha fazla sorunları var.

Her şeyden önce Suriye tarihi boyunca Kürtlerin devlete ait bir kimlikleri dahi olmadı. Sadece tarlada çalıştırıldılar. Ama şimdi bir orduları var. Ve o ordu Kürtlerin çocuklarından müteşekkil… Dün tarlada çalışan ve bir kimliği olmayan Kürtlerin çocukları… Aydan inmemişler. İnsanlık tarihi çok ak u pak değil ama yine de insanlığın yüz karası IŞİD’e karşı muazzam bir direniş sergilediler. Bunlar pekaka-eypici falan değil, Kürt çocukları… Bir örgütünüz, partiniz, stk’nız olur ama orada yer alanlar bir halkın çocuklarıdır. O nedenle orada olsa olsa Kürt devleti olur, “terör devleti” falan olmaz.

Siyaset kitleleri uyutmak içindir evet ama her zaman da tutmaz. Kimse Suriye’deki Kürt nüfusu bir örgütün seviyesine indirgeyemez. Suriye’de her şey ayan beyan ortada. Tüccarlar ülkesinin elçisi, bebek bakıcısı Tom Barrack ya da bir başkası dedi diye Kürtler doğrularından vazgeçecek değil.  

Herkesin doğrusu var ise Kürtlerin de bir doğrusu vardır.  

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar