--°Van
DOLAR49,01
EURO55,82
GRAM6.493
ÇEYREK10.729
Nureddin Şimşek

Nureddin Şimşek

Mail: n.simsek@vanmed.net

Saman Adamın Gölgesinde: Zübük Siyasetinin Güncel Yüzü

Saman Adamın Gölgesinde: Zübük Siyasetinin Güncel Yüzü

Siyasetin en eski ve en etkili silahlarından biri, karşındakini gerçek haliyle değil, kendi uydurduğu bir korkulukla dövmektir. Buna “saman adam” (straw man) denir.

Rakibin savını çarpıtırsın, zayıflatırsın, abartırsın; sonra o zayıf kuklayı yere serersin ve “İşte yendim” dersin. Seyirci de çoğu zaman fark etmez; çünkü kukla, gerçek rakibe yeterince benzetilmiştir.

Bu yöntem bugün her zamankinden daha yaygındır. Tartışma platformlarında, televizyonlarda, sosyal medyada ve parti kürsülerinde saman adamlar orman gibi boy atıyor. Birisi “göçmen politikalarını daha kontrollü hale getirelim” dediğinde, hemen “ırkçı, nefret tohumu eken, insanlık düşmanı” ilan edilir. Bir başkası “devletin harcamalarını denetleyelim” dediğinde, “halk düşmanı, sosyal devleti yıkmak isteyen” damgası yemeye hazır olmalıdır. Birileri Bu ülkede Kürt vardır ve Halk olmaktan kaynaklı hakları da verilmelidir deyince birileri hemen bunları bolücü ve vatan hayini ilan ediyor.Bu düzenlemeye  Karşı tarafın gerçek argümanını dinlemek, anlamak ve çürütmek zahmetlidir. Saman adam yapmak ise hem kolay hem de duygusal getiri yüksektir.

Bu noktada Aziz Nesin’in Zübük’ü devreye girer. Zübük, fırsatçı, demagog, her rüzgâra göre yelken açan, halkın öfkesini ve umudunu kendi çıkarlarına çeviren politikacının arketipidir. Saman adam yöntemi, Zübük siyasetinin en sevdiği aletlerden biridir. Çünkü Zübük, gerçek sorunlarla uğraşmak yerine, halkın korkularını ve öfkelerini abartılı düşman figürlerine yedirir. Rakibi “vatan haini”, “dış mihrak ajanı”, “halkın düşmanı” haline getirir; kendi yetersizliğini ve çıkar ilişkilerini de bu gürültünün arkasına saklar. Tartışma, fikirlerin çatışmasından çıkar; kimliklerin, duyguların ve korkuların savaşına dönüşür. Bu ortamda eleştirel düşünce boğulur, sorgulayan herkes “öteki” ilan edilir.

Günümüz Türkiye’sinde ve dünyanın pek çok yerinde bu ikili, el ele dolaşmaktadır. Polarizasyonun yüksek olduğu her toplumda saman adam ve Zübük siyaseti birbirini besler. Medya, algoritmalar ve siyasi teşkilatlar bu yöntemi ödüllendirir. Çünkü sakin, nüanslı, kanıta dayalı bir tartışma “tık” getirmez; abartılı düşman yaratmak ise hem oy hem de dikkat kazandırır. 

Sonuçta toplum, gerçek sorunları (ekonomi, eğitim, adalet, kurumsal çürüme) konuşmak yerine, uydurulmuş korkuluklarla meşgul olur.
Peki buna karşı nasıl bir tutum alınmalı?

Öncelikle, saman adamı fark etmek. Karşımızdakinin söylediğini kendi kelimeleriyle özetleyip “Bunu mu iddia ediyorsun?” diye sormak, çoğu zaman kuklayı düşürmeye yeter. 

İkinci olarak, duygusal tetiklenmeye direnmek. “Beni saldırıyorlar” refleksinin yerine, “Bu iddia gerçekten benim savımı mı temsil ediyor?” diye sormak.

 Üçüncü ve en önemlisi, Zübük siyasetinin temel özelliğini unutmamak: O, sorun çözmez; sorunları yönetir ve büyütür. 

Gerçek çözüm, rakibi şeytanlaştırmaktan değil, kendi konumunu dürüstçe savunmaktan ve karşı tarafın en güçlü haliyle yüzleşmekten geçer.

Saman adam, tembel ve korkak bir yöntemin ürünüdür. Zübük siyaseti ise bu tembelliği ve korkaklığı sistemleştirir. Bir toplumun siyasi kültürü, ne kadar çok saman adam dikerse, o kadar Zübük’leşir. Bunun tersi de mümkündür: 

Ne kadar az kukla diker, ne kadar çok gerçek rakiple yüzleşirsek, siyaset o kadar az demagoji, o kadar çok sorumluluk alanı haline gelir.

Kuklaları yakmanın vakti geldi. Gerçek insanlarla konuşmanın, gerçek sorunlarla boğuşmanın vakti. Aksi halde sahne her zaman Zübük’lere kalır

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar